bosna hersek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bosna hersek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.09.2010

Zvjezdan Misimovic Galatasaray'da!

Diego'nun Wolfsburg'a transfer olması ile 10 numaralı formayı giydiği kulüpten ayrılmasını herkes bekliyordu zaten. Galatasaray devreye girse de Schalke'ye gitme olasılığı çok yüksek görünüyordu. Ama Wolfsburg yıldız oyuncusunu aynı ligde yer alan bir kulübe satmak istemeyince Sarı-Kırmızılı ekip bir anda transferde avantajlı konuma geçti.

UEFA'da gruplara kalamadan elenmesi ve lige 2 maçta 0 puanla başlanması sonucunda yönetim taraftar baskısını azaltmak için daha önce transfer etmek için uğraştığı ama başarılı olamadığı Misimovic'i ve kulübünü transferin son günü ikna ederek İstanbul'a getirdi.

Misimovic şu anda 3 sezon önce yine Bundesliga'nın en iyi orta saha oyuncularından biri olarak gelen Lincoln etkisi yarattı diyebiliriz. Aslında ikisi de yetenek olarak benzer oyuncular. Aralarındaki fark olarak Misimovic'in Lincoln kadar sorunlu bir futbolcu olmamasını gösterebiliriz.

İlk kez Almanya ligi dışına çıkan Misimovic her 2 ayağını iyi kullanabilen, Lincoln gibi asist yapmayı çok seven bir oyuncu. Frikiklerde Elano'dan beklediğini alamayan Galatasaray, Misimovic sayesinde frikiklerden fazla gol bulabilir. Bonservisine 3 taksitle olmak üzere 7 milyon euro ödenen Boşnak futbolcu kısa zamanda uyum sağlar ve asistleri ile lige damgasını vurur mu yoksa Lincoln gibi Elano gibi beklentilerin altında kalır mı bunu zaman gösterecek.

1982 yılında Münih'te dünyaya gelen oyuncu 18 yaşına kadar Münih kentinin amatör takımlarının alt yapısında top koşturdu. 18 yaşına geldiğinde ise Bayern Münih tarafından keşfedildi. Çok yetenekli olmasına rağmen tembelliği ve umursamaz tavırları ile A takıma girmekte zorlandı. 4 sezonda Bayern Münih'in 2. takımında 102 maça çıktı ve 44 gole imza attı. Bundesliga'da ise sadece 3 maçta 16 dakika sahada kalabildi.

2004 yazında Bochum'a gönderilen Misimovic ligde ilk 8 maçında oyuna sonradan dahil olsa da Kasım ayından itibaren ilk 11'in değişilmez ismi olmayı başardı. Bochum ile ilk sezonunda 17'si ilk 11'de olmak üzere 31 maça çıkarken 3 de gol kaydediyordu. Takımı ise 15. M.Gladbach'ın 1 puan gerisinde yer alarak 2. lige düşüyordu.

Takımdan ayrılmayan ve Bochum ile 2. ligde (Kendisinin daha sonra söylediği gibi onu şu anki konumuna getiren şey olmuştu) mücadele eden Misimovic Bochum'un Bundesliga 2'yi lider bitirerek tekrar Bundesliga'ya çıktığı sezonda forma giydiği 31 maçta 11 gole imza atarak başrolde oynadı.

2006-2007 sezonunda Bochum ile birlikte tekrar Bundesliga'da mücadele eden Sırp asıllı Boşnak oyuncu 31 lig maçına çıkarken sezonu 7 gol 11 asist ile tamamladı. Kulübü o sezon ligi 9. sırada tamamlarken Bochum'da misyonunu tamamladığına inanan Misimovic sezon sonunda Nurnberge'e transfer oldu.

Bir önceki sezonu 6. tamamlayan Nürnberg ile ilk kez Avrupa kupalarında da boy göstermeye başladı. 5 Uefa Kupası maçında 449 dakika sahada kalan ve 1 gol atan Misimovic ligde forma giydiği 29 maçta 10 gol 4 asist ile başarılı bir performans sergiledi. Onun bu başarısı Nürnberg'i ligde tutmaya yetmese de sezon sonunda 7 milyon euro bonservis bedeli ile Wolfsburg'un yolun tuttu.


Wolfsburg forması ile çıktığı ilk maçında gol sevinci yaşayan Wolfsburg'un yeni 10 numarası ligde 34 maçın 33'ünde ilk 11'de forma giydi. Bir sezon önce Nurnberg ile küme düşme üzüntüsü yaşayan Boşnak oyuncu 2009 yazında ise hem kendi kariyeri hem de Wolfsburg tarihinde ilk kez Bundesliga şampiyonluğu yaşıyordu.

Ligin ilk yarısını Wolfsburg 9. sırada tamamlasa da son 16 maçın 14'ünden galip ayrılarak adeta tarih yazdılar. Grafite 28, Dzeko ligi 26 gol ile tamamlarken esas başrolde olan yaptığı 18 asist ile Almanya lig rekoru kıran Misimovic oluyordu. 'Sezonun en iyi futbolcusu' seçilen Misimovic 2008-2009 sezonunda çıktığı 42 maçta 10 gol ve 23 asist kaydediyordu.

Felix Magath'ın Schalke'ye gidişi ile yeni hocası Armin Veh ile kimyası pek uyuşmayan Misimovic yine de başarılı bir sezon geçirdi. Grafite'nin bir önceki sezona göre 17 gol daha az attığı sezonda ligi 10 gol 13 asist ile tamamladı. Wolfsburg ligi ancak 8. sırada tamamlarken Misimovic, Mesut Özil'den sonra ligin en çok asist yapan oyuncusu, milli takımdan arkadaşı Dzeko da 22 golle Bundesliga'nın gol kralı oluyordu. Şampiyonlar Ligi'nde 6 maçta forma giyen ve tek golünü Beşiktaş'a atan 2 de asist yapan Misimovic, Uefa Kupasında'da 6 maçta 1 gol kaydediyordu.

Bu sezon ligin ilk haftasında Bayern Münih maçında oyuna 46. dakikada dahil olan Misimovic Dzeko'nun 55. dakikada attığı golün asistini yapsa da Wolfsburg son dakikada yediği gol ile son şampiyona 2-1 mağlup oldu.

18 yaşında Yugoslavya'nın 18 yaş altı takımı formasını giymeye başlayan Misimovic 2001 yılında Vidic ve Lazovic gibi oyuncularla Avrupa Şampiyonası'nda boy gösterdi. Yugoslavya'nın 21 yaş altı takımı ile Kasım 2002'de Fransa'ya karşı forma giyse de B.Münih'te beraber forma giydiği Salihamidzic'in de katkıları ile Bosna Hersek adına oynamaya karar verdi ve 18 Şubat 2004'te Makedonya ile oynanan hazırlık maçında ilk defa Bosna Hersek milli takımı formasını giydi.

6 sezonda 50 kez Bosna Hersek formasını giyen ve 16 gole imza atan Misimovic 10 Eylül 2008'de ülkesinin Estonya'yı yendiği 7-0'lık maçta attığı 4 golle yıldızlaşmıştı. Euro 2008 elemelerinde A Milli Takımız'ın Bosna'ya deplasmanda 3-2 yenildiği maçta attığı gol hala hafızalarda tazeliğini korumakta.

2010 Dünya Kupası elemelerinde Misimovic'in kaptanlığını yaptığı Bosna Hersek milli takımı grupta Türkiye'yi saf dışı bırakarak play-off vizesi alsa da Portekiz'e elenerek tarihinde ilk defa bir Dünya Kupası'na kalmayı kıl payı kaçırmıştır.

Misimovic 2. maçta sakatlığı nedeni ile sahada yer alamazken o zamanki teknik direktör Blaszevic sakat ayağına yattığını ve bu nedenle oynamadığını savunmuştu. Misimovic röntgenlerle sakat olduğunu ispatlayıp 'Blaszevic takımın başında olduğu sürece ben milli takımda yokum' demecini verdikten sonra 75 yaşındaki hoca istifasını verdi ve yerine Saffet Susic geldi.

20.11.2009

Son 6 Bilet Sahibini Buldu!

Dün gece oynanan play-off maçları sonucunda Avrupa Kıtası'ndan 4, Afrika kıtasından ve Güney Amerika kıtasından 1 takım Güney Afrika biletini kaptı.

Gecenin en sürpriz sonucu Slovenya'dan geldi. İlk maçta Rusya deplasmanında 2-0 geriye düşen Slovenya 87. dakikada attığı gol ile rövanş maçına umutlu gelmişti. Ve dün gece oynanan maçı tek golle kazanarak maçı 9 kişi tamamlayan Rusya'yı elediler. Hiddink ise üstüste bir ülkeyi 4. kez (98 Hollanda, 2002 G.Kore, 2006 Avustralya) Dünya Kupası'na taşıma onuruna erişememiş oldu.

4 gün önce kendi sahasında Fransa'ya tek golle yenilen İrlanda Cumhuriyeti'ne Fransa'daki rövanşta pek şans tanınmıyordu. Ancak R.Keane'in 32. dakikada attığı gol Stade de France'de ölüm sessizliği yarattı. Maç boyu turu geçmeyi hak eden İrlanda Cumhuriyeti sayısız gollerden yararlanamazken, uzatmalarda Henry'nin eli ile yaptığı asistte Gallas'ın golü G.Afrika'ya gidenin Fransa olduğunu ilan etti.

Avrupa elemesinin en çekişmeli eşleşmesi ise Yunanistan ile Ukrayna arasındaydı. Yunanistan'da oynanan ilk maç golsüz berabere bitti. Ukrayna'da Shaktar Donetsk'in yeni stadında oynanan maçta 31. dakikada Salpingidis'in attığı gol ile Otto Rehhagel'in öğrencileri Dünya Kupası'na kaldı.

C.Ronaldo'nun yokluğuna rağmen Portekiz, bizim grubumuzdan play-offlara kalan Bosna-Hersek'i çok rahat bir şekilde eledi ve her iki maçı da 1-0 kazandı. Anlaşılan o ki Bosna-Hersek hocasının Blazevic'in rövanş maçında "Aç kurtlart gibi saldıracağız" taktiği pek tutmamış.

4 gün önce Lugano'nun attığı tek gol ile Kosta Rika deplasmanından tek gollü bir galibiyet alan Uruguay, ülkesinde oynadığı maçta da istediğini aldı. 70. dakikada Eguren'in attığı gole K.Rikalı Centeno'nun verdiği cevap Lugano'nun golünü daha da bir anlamlaştırdı ve Uruguay finallere kaldı.

Normalde böyle bir sistem olmamasına rağmen 90+5. dakikada Mısır'ın skoru 2-0'a taşıyan golü ile averajı, attığı goller ve puanları eşit olan Mısır ile Cezayir Sudan'da play-off maçında karşı karşıya geldi. Tarafsız sahada oynanan maçta, 4 gün önce Mısır'da şiddetli olaylara maruz kalan Cezayir tek gol ile geçerek 24 yıl sonra Dünya Kupası'na kaldı.


20.10.2009

Avrupa'da Play-Off Eşleşmeleri Belli Oldu!

Fırat İşbecer'in bugün radyoda söylediği gibi Platini Rusya, Fransa ve Portekiz'i kayırdımı bilinmez ama bugün çekilen kuralar sonrası bu 3 takım Güney Afrika için açık ara favori gözüküyor.

Türkiye'nin yer aldığı 5. grubu 2. sırada bitirerek play-offlara kalan Bosna Hersek, Portekiz ile eşleşirken büyük bir mucize peşinde koşacak. İlk maçın Portekiz'de olduğunu düşünürsek ikinci maçın prestij maçı olacağını düşünüyorum.

Diğer bir eşleşme ise Rusya ile Slovenya arasında. Kendi sahasında Almanya'ya yenilerek grubu 2. bitiren Hiddink'in öğrencileri, Çeklerin önünde play-off vizesi alarak uzun bir aradan sonra uluslararası şampiyonaya katılmaya yaklaşan Slovenya ile tur mücadelesi verecek. Bu turda ilk maç Rusya'da. İlk maçın dondurucu kış atmosferinde geçeceğini de varsayarak Rusya'nın rövanşa rahat çıkabileceğini söyleyebilirim.

İtalya'nın ardından 8. grubu 2. sırada bitiren İrlanda Cumhuriyeti Fransa ile eşleşti. Her ne kadar bu eşleşmede Fransızlar favori gözüksede İtalya'ya 2 maçta da yenilmeyen ve grubu namağlup bitiren İrlanda'nın elemesi sürpriz olmaz bence. Hele ki böyle bir Fransa'yı bulmuşken.

En çok dengede olan eşleşme ise Ukrayna ile Yunanistan arasında olacak görünüyor. İsviçre'nin lider bitirdiği 2. gruptan play-off vizesi alan komşu, 6. grupta İngiltere'nin ikramı ile son anda Hırvatistan'ın önünde grubu 2. bitiren Ukrayna ile Güney Afrika için kapışacak. İlk maçı sahasında oynayacak Yunanistan çok az farkla favori gözüksede turu kim geçerse geçsin sürpriz olmayacak gibi.
Related Posts with Thumbnails