avustralya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
avustralya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.01.2011

Asya Kupası'nın Şampiyonu Asya Kıtası'ndan!

Katar'ın ev sahipliğinde 3 haftadır devam eden Asya Kupası dün akşam oynanan final maçı ile sona erdi.

B grubunu 7 puanla lider bitiren Japonya, çeyrek finalde ev sahibi Katar'ı 89. dakikada attığı golle 3-2 yenmiş, yarı finalde de güçlü Güney Kore'yi penaltılarla eleyerek finale yükselmişti.

Avustralya ise C grubunu Japonya gibi 7 puanla lider bitirdikten sonra çeyrek finalde son Asya şampiyonu Irak'ı uzatmalarda 1-0 yenmiş yarı finalde ise baştan sona üstün olduğu maçta Özbekistan'ı turnuvanın en farklı skoru olan 6-0'la geçerek finale yükselmişti.

4 sene önce Asya Futbol Federasyonu'na geçen Avustralya'nın hedefi 2007 Asya Kupası'nda çeyrek finalde elendiği Japonya'dan rövanşı almaktı. Japonya'nın hedefi ise şampiyonluk sayısını 4'e yükseltip bu kupayı en çok müzesine götüren ülke olmaktı.

Final maçının 90 dakikası 0-0 sona erince maç uzatmalara kaldı. Böylelikle 1972'den itibaren şampiyonun gruplardan sonra eleme usulü belli olduğu Asya Kupası'nda 4. kez bir final maçı uzatmalara kaldı. (3 finalden 2'sinin 90 dakikası 0-0 sona erdi)

Uzatmaların ilk yarısında gol olmazken, 2. uzatma devresinin 4, maçın 109. dakikasında ilk kez bu turnuvada Japonya milli takımı formasını giyen 25 yaşındaki forvet Lee Tadanari'nin attığı golle Japonya maçı 1-0 kazanarak tarihinde 4. kez Asya Şampiyonu oldu.

2015 yılında düzenlenecek Asya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan Avustralya ise 2. kez katıldığı bu turnuvada ilk kez final oynama başarısı gösternesine rağmen 4 sene önce penaltılarla elendiği Japonya'ya bir kez daha yenilerek 2.likle yetindi.

26.01.2011

Asya Kupasında Finalin Adı Belli Oldu!

7 Ocak'ta başlayan Asya Kupası'nın son günlerine yaklaşıyoruz. Katar'ın ev sahipliğini yaptığı şampiyonada dün oynanan yarı final maçlarından sonra finale çıkan 2 takım belli oldu.


2007 Asya Kupası'nda 3.lük maçında karşı karşıya gelen Japonya ile Güney Kore bu sefer yarı finalde karşı karşıya geldi. Maçın normal süresi 1-1 sona ererken uzatmaların 120. dakikasında gelen golle maç 4 sene önce olduğu gibi penaltılara gitti. 2007'de 6-5'lik skorla penaltılarda yenilen Japonya bu sefer 3-0'lık skorla gülerek hem 4 sene öncesinin rövanşını aldı hem de finale yükseldi.

1956 yılından itibaren düzenlenmeye başlayan Asya Kupası'nın Japonya daha önce 3 kez kazandı. (1984, 1988, 1996). Japonya 3 kez de finalde kaybetti. (1992, 2000, 2007)


2007 yılında Okyanusya Futbol Fedrasyon'undan Asya Futbol Federasyonu'na geçen Avustralya o seneki Asya Kupası'na katılmış ve gruplardan çıkmasına rağmen çeyrek finalde penaltılarla Japonya'ya elenmişti.

Tarihinde 2. kez Asya Kupası'na katılan Avustralya Kewell'ın önderliğinde final yürüyüşünü tamamladı. Çeyrek finalde Irak'a karşı 117. dakikada takımını galibiyete taşıyan Kewell, yarı final maçında Özbekistan'a karşı gol perdesini açan isim oldu.

Katar, Çin ve Kuveyt'in olduğu gruptan 7 puanla lider çıkan Özbekistan, çeyrek finalde de Ürdün ile eşleşince kendini bir anda yarı finalde bulmuştu. Avustralya onlar için 2 gömlek büyük gelmiş olacak ki 90 dakika boyunca hiç direnemediler ve 6-0'lık skorla turnuvanın en farklı mağlubiyetini aldılar.

2015 Asya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan Avustralya ile Suudi Arabistan ve İranla beraber bu kupayı en çok kazanan Japonya 29 Ocak Cumartesi TSİ ile saat 18.00'da kıtanın en büyüğü olmak için mücadele edecek.

Benim favorim tabi ki Kewell ve Neill'den dolayı Avustralya. Ama yine de penaltılara kalırsa hepimiz için daha keyifli bir final olur :)

23.01.2011

Kewell Atar, Avustralya Yarı Finale Çıkar!


7 Ocak'ta başlayan ve 29 Ocak'ta oynanacak final maçı ile sona erecek Katar'ın ev sahipliğini yaptığı 'Asya Kupası 2011'de son maçlara doğru gelinirken heyecan artmaya başladı.

Oynanan grup maçları sonucunda Özbekistan ve Katar A grubundan, Japonya ve Ürdün B grubunan, Avustralya ve Güney Kore C grubundan, İran ve Irak da D grubundan çeyrek finale çıkan takımlar olmuştu.

21-22 Ocak tarihlerinde oynanan çeyrek final maçları sonrasında da Ürdün'ü 2-1 yenen Özbekistan, Irak'ı uzatmalarda yenen Avustralya, 90. dakikada gelen golle Katar'ı 3-2 yenen Japonya ve İran'ı uzatmalarda 1-0 yenen Güney Kore yarı finale çıkan takımlar oldu.

Kewell'ın Irak maçının 117. dakikasında attığı gol Avustralya'yı yarı finale taşırken, biz Kewell hayranları için bu golün anlamı onu 1 hafta daha sahada göremeyecek olmamız demek.

Oynadığı her takıma gönülden bağlı olan ve her gittiği takımın taraftarınca en sevilen futbolcu olmayı başaran Kewell ülkesine de gönülden bağlı. O ülkesini şampiyon yapsın da biz onu 1-2 hafta görmemeye razıyız :)

24.06.2010

D Grubu Analizi! Bir Yıldız Doğuyor (Mesut Özil)

Almanya turnuva öncesi Ballack'ın sakatlanması ile şok yaşamıştı. OAma W.Bremen'de Diego'nun yokluğunu eksiksiz dolduran 22 yaşındaki bizim çocuk Mesut Özil, Ballack'ı bile kıskandıracak süper bir performans ile şimdiden turnuvaya damgasını vurmaya başladı.

En kötü zamanlarında bile Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyona'larında birşekilde başarılı olan Almanlar genç ağırlıklı bir kadro ile G.Afrika'ya gelselerde ilk maçta kalitelerini gösterdiler. Güç dengelerinin birbirine en eşit olduğu grupta ilk maçta Avustralya'ya karşı aldıkları 4-0'lık galibiyet her zamanki gibi turnuvada ne kadar iddialı olduklarını gösterdi. Bu skorun oluşmasında Avustralya'nın en önemli oyuncusu Cahill'in skor 2-0 iken kırmızı kart görmesi ve Anzakların herşeyi Kewell'ın forma giyememesi de etkiliydi şüphesiz. Yine de Almanlar ilk 16 maçta en dikkat çeken ekip olmuşlardı.

Turnuva öncesi sürpriz beklenen ekiplerin başında Sırbistan geliyordu. Bireysel olarak bakıldığında defans ve orta sahadaki birçok ismi Avrupa'nın en büyük kulüplerinde oynuyordu. İlk maçta en büyük sürprizi Gana'ya 1-0 yenilerek yaptılar işin doğrusu. SSCB zamanında olduğu gibi müthiş bir yıldızlar topluluğu kadro ama icraat yok. Belki golü 85. dakikada penaltıdan yediler ama yinede maç boyunca bal yapmayan arı gibiydiler.

Almanya'nın Sırbistan maçındaki şanssızlığı İspanyol hakem Undiano oldu. Avustralya maçında olduğu gibi maça hızlı başlayan Panzerler, gençlerden kurulu takımın en tecrübelisi olan Klose'nin çift sarıdan atılmasının şokunu üzerlerinden atamadan 1 dakika sonra kalelerinde gol gördüler. Krasic'in Almanlar'ın 21 yaşındaki sol beki Batstuber'ın kanadını maden bulmuşçasına kullanması neticesinde Zigic ile geldi gol. İlk maçın yıldızlarından olan Mesut'un 2. yarıda verdiği 2 mükemmel asisti harcayan Podolski bunların üstünde bir de penaltı kaçırarak hat-trick yapacağı maçı gol atamadan tamamladı.

Avustralya'da 2. maçta Kewell dönse de Cahill'in cezalı oluşu moralleri bozmuştu haliyle. Yine de Kewell önderliğinde Gana karşısında maça çok istekli başlayarak henüz 11. dakikada golü buldular. Ama Kewell'ın ancak kolunu keserek topun eline çarpmasını engelleyeceği bir pozisyon neticesinde gelen penaltı sonucu beraberlik sayısı geldi. Son D.Kupası'nda sadece 25 dakika sahada kalabilen Kewell'ın da kırmızı görmesi ile Avustralya kazanabileceği bir maçtan sadece 1 puan alabildi.

2 maçta da futbol şansı yanında olan Gana, Almanya'ya yenilmediği takdirde grubu lider bitirme şansına sahipti. Ama kendi kazdıkları kuyuya kendileri düştüler. Ballack'ı sakatlayan Ganalı Boateng maçta forma giymedi ama Ballack'ın yerine Almanya orta sahasının beyni olan Mesut'un ceza sahası dışından attığı mükemmel gol ile az daha pirince giderken evdeki bulgurdan da olabilirlerdi. İlk 2 maçta çok çalışan Mesut bu sefer güzel oyununu golle süsledi ve Almanya'da yine günün manşeti olmayı başardı.

Gruptan çıkması için tek başına alacakları galibiyet yetmiyordu Avustralya'ya. Ya Gana'nın Almanya'yı yenmesi ya da Gana'nın yenilmesi ve onların da aradaki 5 averajlık farkı kapatması gerecekti. Gana'nın yenik olduğu dakikalarda skoru Cahill ve Hollman ile 2-0'a kadar getirdiler ama daha da ileri gidemediler. Almanya'yı yenerek tekrar gruptan çıkma şansına sahip olan Sırbistan 84'te Pantelic ile farkı 1'e indirse de bir türlü beraberlik golünü atamadı. 1 puan bile onları 2. tura taşıyacaktı ama maç boyu çektikleri 23 şutun 17'si kaleyi bile tutmayınca sonuncu olarak turnuvaya veda ettiler.

'Turnuva takımı' Almanya 1990 Dünya Kupası da dahil olmak üzere toplamda üst üste 6. Dünya Kupası'nda gruplardan lider olarak çıkma başarısını gösterdiler. 2. turda karşılarında İngiltere olacak. Şu durumda ABD başlarına daha çok iş açabilirdi. Mesut'un idölü Zidane olma yolunda ilerlediği günlerde çeyrek finalde olası bir Arjantin eşleşmesinde en büyük dezavantajları tecrübesiz olan kalecileri.

Gana üst üste katıldığı 2. Dünya Kupası'nda da gruplardan çıkma başarısı gösterdi. Belki de G.Afrika'da düzenlenen turnuvada gruplardan çıkan tek Afrika takımı olacaklar. 2. turda eşleştikleri ABD ile 2006'da aynı grupta yer almışlar ve 2-1 galip gelmişlerdi. Ama bu sefer karşılarında 4 sene önceye kadar daha güçlü bir ABD olacak.

Avustralya'nın çok şeyler bekleyerek başladığı D.Kupası'nda açılış maçını Almanlar ile yapmaları ve aldıkları ağız hezimet rüyadan çok erken uyanmalarını sağladı. Gana maçında İtalyan hakem Rosetti'nin kurbanı olduklarını söyleyebiliriz. En üzücü nokta ise Hagi'den sonra en sevdiğim yabancı futbolcu olan Kewell'ı sadece 25 dakika izleyebilmemiz oldu.

Uğur Meleke turnuva öncesi Sırbistan'ı sürpriz yapacak ülke olarak belirlemiş ve yarı finale bile çıkmaları olası diye bir yorum yapmıştı. Aslında tek tek futbolcularına baktığımızda pekte haksız olduğu söylenemezdi ama kadrodaki oyuncuların kulüp takımlarında doymuş olması onlara D.Kupası'nda pek iştahlı oynama imkanı vermedi sanırsak.


14.06.2010

Ne de Olsa Onlar 'Turnuva Takımı'

Günün son maçı olan Almanya-Avustralya maçını canlı olarak izleyemediğim için maçın gidişatı hakkında pek fazla birşey yazamayacağım.

Daha önce birçok Dünya Kupası maçı izleyen abilerimiz, amcalarımız ve büyüklerimizden sürekli duyduğumuz bir cümle vardı: "Almanya turnuva takımıdır. Onların Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası'nda alacağı başarılara şaşırmamak lazım"

Bu gece de Avustralya karşısında 'tunruva takımı' Almanya 4-0'lık bir galibiyet ile Dünya Kupası'na çok iyi başladı. Kadrosunda ne kadar tecrübesiz futbolcu olursa olsun (23 kişilik kadronun neredeyse yarısı ilk Dünya Kupası heyecanını yaşıyor) bu kimlikleri hiç değişmiyor.

Ballack'ın sakatlığı sonrası orta sahada Mesut Özil'e çok iş düşeceği biliniyordu. W.Bremen'de Diego'nun gitmesi ile boşalan yeri çok iyi dolduran Mesut Özil, Ballack'ın yokluğunda da Alman'nın turnuvadaki ilk maçına damgasını vurmaya başladı. Turnuva sonrası Mesut'u dünyanın sayılı orta saha oyuncuları ile aynı kefeye koyabileceğiz artık.

Gruptaki diğer maçta Sırbistan'ın Gana'ya 1-0 yenilmesi çok büyük bir sürpriz oldu. Kadrosunda bir çok yıldız oyuncu bulunduran Sırbistan uluslararası birçok yıldızı kadrosunda barındırmasına rağmen Pantelic ve Zigic gibi etkisiz forvetleri olunca gruptan çıkamama tehlikesi ile karşı karşıya geldi.

Ya da Uğur Meleke'nin köşe yazısında söylediği gibi Sırbistan'ın durumu şundan ibaret;

"...Gana’da iki Prince vardı, ama Sırplar’ın 11’i birden prens gibi oynadılar. Hiçbiri formasını kirletmek istemiyor adeta... İngiltere şampiyonu topu İtalya şampiyonuna veriyor, Şampiyonlar Ligi şampiyonu İngiltere 2.si ile paslaşıyor. Ve bu kadar yetenekli adamın paslaşmasının sonunda top Zigiç ve Panteliç gibi iki vasat santrforla buluşuyor!"



9.06.2010

Avustralya Milli Takımı Kadro Analizi ve Forma Numaraları!


Okyanusya kıtasında yer almasına rağmen Asya kıtasından elemelere katılan Avustralya 8 maçta 6 galibiyet 2 beraberlikle Japonya'nın önünde grubunu lider bitirererek üstüste 2. toplamda da 3. kez Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı.

Avustralya'nın yer aldığı D grubu belkide Dünya Kupası'nda güçlerin birbirine en fazla eşit olduğu grup. Turnuvanın sürpriz yapma kapasitesine sahip Sırbistan ile beraber Gana da bu grupta dengeleri değiştirebilecek bir takım.

Avustralya'da kale daha önceden 75 kez olduğu gibi yine Mark Schwarzer'e emanet edilecek. Fulham'la beraber bu sezonu mükemmel geçiren 38 yaşındaki kalecinin bu Dünya Kupası muhtemelen son uluslararası turnuvası olacak Avustralya ile.

Savunmadaki en önemli isim G.Saray'da yarım sezonda taraftarın sevgilisi olan ve Avustralya'nın kaptanlığını yapan Lucas Neill olacak. Dinamo Moskova'da forma giyen Wilkshire, 35 yaşındaki Craig Moore ve Basel forması giyen Chipperfield savunmada diğer öne çıkan isimler.

Orta sahası Avustralya'nın en güçlü olduğu bölgesi. Blackburn'da forma giyen 31 yaşındaki Grella ve 4 sezon PSV'de forma giyen Culina orta sahanın defansif gücünü oluşturuyorlar. Blackburn'un hırçın orta saha oyuncusu Emerton 72 milli maçta çıktığı 17 gol ile orta sahada Avustralya'ya büyük katkı sağlayan oyunculardan. Ama yinede en önemli katkı Everton forması ile harikalar yaratan Tim Cahill ile G.Saray'da 2. baharını yaşayan Harry Kewell'dan geliyor. Bu 3'lü %100 oynadığında Avustralya'nın gruptan çıkması sürpriz olmaz.

Ofansif orta saha oyuncuları nedeni ile forvetlerine pek iş düşmeyen Avustralya'nın 5 kişilik forvet oyuncu listesinde göze batan tek oyuncu Bresciano. Palermo forması giyen oyuncu 55 milli maçta 11 gole imza attı. Geçen sezonu Japon liginde geçiren 28 yaşındaki Kennedy'de forvette ilk alternatif olacak gibi gözüküyor.

Avustralya Milli Takımı'nın 23 kişilik Dünya Kupası kadrosu:



1 Mark SCHWARZER
2 Lucas NEILL
3 Craig MOORE
4 Tim CAHILL
5 Jason CULINA
6 Michael BEAUCHAMP
7 Brett EMERTON
8 Luke WILKSHIRE
9 Joshua KENNEDY
10 Harry KEWELL
11 Scott CHIPPERFIELD
12 Adam FEDERICI
13 Vince GRELLA
14 Brett HOLMAN
15 Mile JEDINAK
16 Carl VALERI
17 Nikita RUKAVYTSYA
18 Brad JONES
19 Richard GARCIA
20 Mark MILLIGAN
21 David CARNEY
22 Dario VIDOSIC
23 Marco BRESCIANO
Related Posts with Thumbnails