Bayern Münih'in ev sahipliğinde Barcelona, Milan ve Internacional takımlarının katıldığı Audi Cup'ta dün gece oynanan ve penaltılarla Bayern Münih'in yendiği maçta Nesta'nın Mario Gomez'i durdurma çabaları...
Mario Gomez'in top sürerken şortunu düzeltmeyi başarabilmesi de takdire şayan tabi :)
"Arap yağı bol bulunca orasına, burasına sürermiş" diye bir söz vardır ya tam da bu söze uygun bir haber olucak az sonra yazacaklarım.
Marca gazetesi, Barcelona'nın başında 3. sezonunu tamamlayan ve bu 3 sezonda tam 10 kupa (2 Şampiyonlar Ligi, 3 La Liga, 1 Kral Kupası, 2 İspanya Süper Kupası, 1 Süper Kupa, 1 Kıtalararası Kupa) kazanan Pep Guardiola için Katar milli takımının teklifte bulunacağını iddia etti.
2006 yılında futbolculuk kariyerini sonlandıran Guardiola 2003-2005 yılları arasında Katar'ın Al Ahli takımında forma giymiş, 2 sezonda 36 maçta 7 gol atarken Katar ülkesi tarafından da çok sevilen bir isim olmuştu.
2022 Dünya Kupası'nda ev sahibi olacak Katar'ın futbol federasyonu başkanı Hamad Bin Khalifa Bin Ahmed Al Thani, İspanyol teknik adamı 2013 yılında takımın başına geçirmek istiyor ve bunun için Guardiola'ya 1 yıl için 36 milyon euroluk bir teklif yaptı.
Tabi bu iddialar Marca gazetesine ait. Bu iddialar ne kadar doğru, Guardiola bu teklife ne cevap verir bunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Guardiola için dünyanın en iyi teknik direktörü diyemeyiz. En iyi teknik direktörü olsa bile yılda 36 milyon euro çok abartılı bir miktar be :)
5-6 yıl önce Samsun'da yerel bir kanalda yaptığı kamera şakası sırasında dayak yiyerek bir anda tüm Türkiye tarafından ve daha sonra ulusal kanallarda da şaka programı yapan Mustafa Karadeniz'in bu seferki kurbanı Ankaragücü'nün yabancı futbolcuları oldu.
Mesut Bakkal'ın yeni yardımcı hocası olarak idmana gelen ve tüm idmanda tek başına takımı çalıştıran Mustafa Karadeniz antrenmanın ilk bölümünde futbolculara pas çalışması sırasında toplarını mühürletmelerini isteyerek, saha kenarında mühür ile bekleyen görevliye futbolcuları yönlendirdi. Yerli futbolcuların haberdar olduğu şakada, yabancılar Rajnoch, Cerny, Sapara, Gabric, Vittek, Bednar ve Sestak, büyük şaşkınlık yaşadılar.
Kulüpte herkesin kendisine ait bir gol sevinci belirlemesi gerektiğini ifade eden Mustafa Karadeniz, futbolculara yaptırdığı gol vuruşu çalışmasının ardından, tribünlere karşı yapmaları gereken sevinç hareketlerini gösterirken de ilginç görüntüler ortaya çıktı.
Ardından yarı sahada çift kale maçta futbolcuların pas alışverişindeki hitap tarzını eleştiren Mustafa Karadeniz, paslaşmalarda futbolcuların birbirine "Fatih bey lütfen pas atarmısınız?", "Hayatım, canım bir orta yaparmısın?" gibi daha kibar ifadeler kullanmalarını istemesi de yabancı futbolcuları hayretler içerisinde bıraktı.
Antrenmanlarda saha içi ambülansı olarak kullanılan araca binerek maçın yapıldığı sahanın içine girerek, aracı kale önünde bırakıp, futbolculara taktik vermesi de maç sırasında yabancı futbolcuların anlam veremediği davranışlardan birisiydi.
Şakacı Mustafa Karadeniz, antrenman sonrası geçen hafta yapılan İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı analizi için futbolcuları analiz odasında toplayarak, pozisyonları izletti. Maçta hata yapmış olan futbolcuları sert bir dille eleştiren ve salonun dışına çıkartarak dövüyormuş havası verdi. Bir pozisyondaki hatası yüzünden Rajnoch’u yanına çağıran Mustafa Karadeniz, futbolcunun kendi karşısında çok zor anlar yaşaması üzerine şakayı açıklayarak tüm futbolcuları televizyon kamerasına el sallamaya çağırdı.
Yukarıdaki videoda şakanın bir bölümü var. Şaka görüntülerinin tamamına şuradan ulaşabilirsiniz.
Hollanda'nın Venlo takımı dünyada eşi benzeri olmayan bir transfer hamlesi yaparak 18 aylık bir çocuğu kadrosuna kattı ve kendisi ile 10 yıllık sembolik bir sözleşme yaptı.
Baerke Van Der Meij adındaki bu bebek babasının 'Youtube' sitesine yüklediği 3 topu oyuncak kutuya tek atışta soktuğu video görüntüsü ile tüm dünyada 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenmişti.
Dedesi de eski bir futbolcu olan ve dedesinin forma giydiği kulüpte oynayacak olan Van Der Meij, De Koel Stadyumu'ndaki imza töreninden sonra kulübün yıldız futbolcusu Ken Leemans ile birlikte antremana da çıkmış.
Haber 'Zaytung' haberi gibi dursa da tamamen gerçek bir haber. İmza töreninden sonra yapılan açıklama da ilginç:
" Genç oyuncumuzun hangi mevkii de oynayacağı şu an belli değil. Ancak kendisinin çok iyi bir sağ ayağa ve iyi bir vuruş tekniği olduğuna inanıyoruz. Futbol genlerini büyük babasından almış"
Kupa zaferini sabaha kadar kutlayan Real Madrid, üstü açık otobüsle Madrid'teki Cibeles meydanına doğru yol alırken Sergio Ramos 'İki eliyle bir kupayı doğrultamamak' sözünün ana öznesi olmuş ve kupayı otobüsten aşağı düşürmüş.
Kupa otobüsün altında bir süre sürüklenip zarar görse de kupayı yapan firma Sergio Ramos gibi oyuncuların çıkacağını düşünerek önlemini almış ve kupanın yedeğini de yapmış. O yedek kupa şu anda Real Madrid'in müzesinde sergilenmekte.
Kupayı düşürdükten sonra hiçbirşey olmamış gibi eğlenceye devam eden Ramos'un bu olay ile ilgili açıklaması da enteresan: "Kupa, Real Madrid taraftarını görünce heyecanlandı ve kendisini aşağı attı. Kupanın yedeği olduğu için kendimi şanslı hissediyorum."
Balotelli'nin vukuatları bir türlü bitmiyor. Bu sefer ki vukuatı Dinamo Kiev ile oynanan maçta yaşandı.
Maçın başıda sahaya ısınmaya çıkan Balotelli yeleğiyle kavga etti. Yeleği bir türlü giymeyi başaramayan Balotelli sinirlenerek yere attı. Balotelli'nin imdadına ise takımın teknik ekibinden bir çalışan yetişti. Ama o kişinin desteği de pek işe yaramadı.
2-0'lık mağlubiyetin rövanşında kendi sahasında Dinamo Kiev'i ağırlayan Manchester City mücadelen 1-0'lık galibiyetle ayrıldı ve Avrupa Ligi'ne veda etti.
Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta Manchester City'nin uslanmaz golcüsü Balotelli 36. dakikada Popov'un hem karnına hem de bacağına tekme atarak kırmızı kart gördü ve takımını bu önemli maçta 65 dakika 10 kişi bıraktı.
Balotelli'nin bu maça nasıl bir kafa ile çıktığını gerçekten merak ediyorum :)
Cumartesi günü Bundesliga'da oynanan St.Pauli-Hannover maçı dünyada eşi benzeri olmayan bir olaya sahne oldu.
Sakatların fazla olması nedeni ile özellikle defans bölgesinde kadro sıkıntısı çeken St. Pauli teknik direktörü Holger Stanislawski, kulüpte basın sözcülüğü yapan 30 yaşındaki Hauke Brüchner'i Cumartesi günü oynanan Hannover maçının 18 kişilik kadrosuna aldı.
2002-2003 sezonunda St. Pauli'nin 23 yaş altı takımında forma da giyen 30 yaşındaki Brüchner lisansı olduğu için Alman Futbol Federasyo'nundan maç kadrosuna girmekte zorlanmadı. Haftaiçi teknik direktörün "1 saat sonra antramenda ol. Kadrodasın" telefonu ile önce şaşıran Brüchner soyunma odasına girdiği anda ilk olarak futbolcuları buna inandıramamış.
Ligde kalma mücadelesi veren St.Pauli evinde Hannover'e 1-0 yenilirken, yedek kulübesinde defans olarak yer alan tek futbolcu olan Brüchner herhangi bir savunma oyuncusu sakatlanmadığı için maçta forma şansı bulamadı.
Bu arada geçen sezon son maçta aldığı galibiyetle ligde kalan Hannover'in şu anda Bundesliga'da 44 puanla 3. sırada yer alması ve Şampiyonlar Ligi'ne katılma hedefini kovalaması ayrı bir yazı konusu tabi...
Villareal ile Napoli arasında İspanya'da oynanan UEFA Avrupa Ligi 2. tur rövanş karşılaşmasında takımlarının 1-0 öne geçmesine sevinen konuk taraftarlar, tribün bariyerinin yıkılması nedeniyle saha kenarına yığıldı.
Napolili futbolcu Marek Hamsik, attığı golün sevincini paylaşmak için taç çizgisi kenarındaki Napolili seyircilerin yanına gitti. Coşkuyla futbolcuya doğru hareketlenen seyirciler sahayla tribünleri ayıran bariyerin yıkılmasıyla saha kenarına üst üste yığıldı. Olayda tesadüf eseri yaralanan olmadı.
Şampiyonlar Ligi 2. tur maçları bu gece oynanan Valencia-Schalke ve Milan-Tottenham maçları ile başladı.
Mestella Stadı'nda Mehmet Topal'ın 90 dakika oynadığı maçta Valencia ilk yarı Soldado'nun golü ile öne geçse de 63. dakikada sahneye çıkan Raul, Alman ekibine rövanş maçı öncesi avantaj sağladı. İspanyol golcü bu golle toplam 70 gole ulaştı ve 69 gollü Gerd Müller'i geride bırakarak 'Avrupa kupalarında en çok gol atan futbolcu' oldu.
Gecenin diğer maçında ise Gareth Bale'den yoksun Tottenham, Milan'a konuk oldu. 80. dakikada Lennon ile gelişen kontra-atakta Crouch ile golü bulan İngiliz temsilcisi çeyrek finalin kapısını araladı.
Bu maçta gördüğü sarı kartla Şampiyonlar Ligi'ndeki 17. sarı kartını gören ve bu alanda lider durumda bulunan Gattuso'nun maç içerisinde yaşadığı bir olay gecenin en çok konuşulan olayı oldu şüphesiz.
Karşılaşmanın 58. dakikası içerisinde kendisine yapılan bir faulü hakemin vermemesi üzerine çok sinirlenen Gattuso önce Tottenham'ın yardımcı hocası Joe Jordan ile önce tartıştı daha sonra da üstüne yürüyüp tokat attı.
Aşağıdaki videoda da maç sonunda Gattuso'nun sinirinin geçmeyip aynı kişiye attığı kafa var.
Bunu yapan Gattuso'dan başkası olsa olay çok abartılır ama Gattuso yapınca şaşırmıyor insan. Biz onu bu haliyle seviyoruz :)
Spor Toto Süper Ligin 20. haftasında oynanan Beşiktaş-Karabükspor maçında skor 1-1 iken Hugo Almeida'nın attığı ama sayılmayan golü geçtiğimiz haftasonuna damga vurmuştu.
Dünya Kupası'nda Almanya-İngiltere çeyrek finalinde Lampard'ın sayılmayan golüne çok benzer olan Almeida'nın pozisyonunda sakat sakat oyuna devam eden yan hakem geride kalmış, durduğu açı itibarı ile pozisyonu görememiş ve Beşiktaş'ın çok bariz golünü vermemişti.
Maçtan 1 gün sonra Beşiktaş yöneticisi Serdar Adalı basının karşısına geçip özetle; "Rakip takımlar bizim yıldızlarımız karşısında ezilmiyor, hakemler eziliyor. Sezon başından beri hakemler üzerimize oynuyor" açıklamasını yapmıştı.
Aynı gün Kosta Rika Ligi'nde oynanan bir maçta yaşananları görünce insan ister istemez Hugo Almeida ve Lampard'ın pozisyonlarıda neymiş ki diyor.
Ligin 6. haftasında Limon FC-LD Alajuelense maçının 40. dakikasında yaşanan bir pozisyonda hakemin golü görmemesi için stadın dışında olması gerek.
Kale içindeki direğe vuran top daha sonra yan direğe çarpıp kale çizgisinin dışına çıkıyor ve hakem inanılmaz bir şekilde bu golü vermiyor.
Inter, Perşembe akşamı lig sonuncusu Bari'ye konuk olmuş ve zorlanmasına rağmen son 20 dakikada bulduğu 3 golle maçı kazanmasını bilmişti.
Maçı Inter kazandı ama maçtan çok Chivu'nun Barili savunma oyuncusu Marco Rossi'ye attığı yumruk geceye damgasını vurdu.
Maçın 59. dakikasında Inter'in kullandığı bir serbest vuruşta ileri çıkan Romanyalı oyuncu ortada hiçbişey yokken sağ yumruğu ile yere indirmiş. Chivu hakemin onu görmemesi dolayısı ile şanslıydı ve kart bile görmeden maçı tamamladı.
Ama olay televizyon kameralarınca çok net tespit edilince İtalya Futbol Federasyonu Rumen defans oyuncuna tam 4 maç ceza verdi. Her ne kadar Chivu cezanın açıklanmasından sonra "Çok üzgünüm, kendimi bir salak gibi hissediyorum" diyerek pişmanlığını dile getirse de çok geç artık.
Bu arada Chivu'dan yumruğu yiyen Marco Rossi'nin sinirini yatıştırmaya çalışan futbolcunun Materazzi olması da ilginç doğrusu...
Spor Toto Süper Lig'de bu akşam oynanan Bucaspor - Eskişehispor maçında taraftarlar bir tane bile gol seyredemedi ama futbol sahalarında ender rastlanacak bir olaya tanıklık ettiler.
Karşılaşmanın orta hakemi Suat Arslanboğa maçın 62. dakikasında Eskişehirsporlu Sezgin Coşkun'u yaptığu sert müdahele sonrası sarı kartla cezalandırmak üzere elini cebine attı.
Kartını cebinde bulamayan Suat Arslanboğa kısa süreli bir şaşkınlık yaşadı ve imdadına yardımcı hakem Cemal Bingül yetişerek sarı kartını orta hakeme vererek olay kısa sürede çözüldü.
Batı Afrika Futbol Şampiyonası'na hazırlanan Bahreyn, geçen hafta Togo Milli Takımı ile özel bir maç yaptı. Karşılaşma Bahreyn'in 3-0 üstünlüğü ile sona ererken maçta gözler, Togo'nun Avrupa'da forma giyen oyuncularını aradı.
Bahreynliler, rakiplerinin neden bu kadar zayıf olduğunu anlamaya çalışırken, Togo Futbol Federasyonu'ndan şok bir açıklama geldi. Federasyon, milli takımı özel bir maç için hiçbir zaman Bahreyn'e göndermediğini duyurdu. Togolu yetkililere göre, Bahreyn Futbol Federasyonu, muhtemelen maçı organize eden menajer tarafından kandırılmıştı. Sahada yer alan oyuncuların Togo uyruklu oldukları bile şüpheliydi.
Bahreynli yetkililer, maçı organize eden menajer ile yıllardır çalıştıklarını ve tüm resmi prosedürlerin yerine getirildiğinde ısrarlı. Buna karşın Togo Futbol Federasyonu’nun geçici başkanı Seiyi Memene, “FIFA’nın onayı olmadan oyuncularımızı milli maça çıkaramayız. Bahreyn maçında forma giyen oyuncular bir sahtekârlığa alet olmuşlardır. Zira biz Bahreyn'e milli takımımızı göndermedik” diye konuştu.
Tüm bu gelişmeler üzerine, her iki ülkenin federasyonları ve FIFA, olayın üzerindeki sır perdesini aralamak için soruşturma başlattı.
Bizim ülkemizde böyle birşey olsa neler söyleneceğini tahmin bile edemiyorum. Bazılarında biraz abartmış tekrar ettirmese de olurmuş. Hakem resmen işin fantezi boyutuna kaçmış biraz. Belli ki canı sıkılmış :)
Premier Lig'de ilk hafta maçlarında sonucu en çok merak edilen karşılaşma Liverpool ile Arsenal arasındaydı.
Geçen sezonu hayal kırıklığı ile geçiren ve 2010-2011 sezonuna Roy Hodsgon yönetiminde başlayan Liverpool'da sahada yeni transferlerden Jovanovic ve Joe Cole yer alırken Arsenal cephesinde de Bordeuax'dan alınan golcü oyuncu Chamakh ve yine Fransa'nın Lorient takımından alınan Koscielny ilk 11'de yer alıyordu.
Ev sahibi Liverpool'da Torres tam hazır olmadığı için yedeklerde yer alırken, Arsene Wenger de Van Persie ve Fabregas gibi oyunculara ilk 11'de şans vermemişti aynı sebepten ötürü.
Chelsea'den transfer edilen ve büyük umutlar beklenen Joe Cole'un tam devre biterken kırmızı kart görmesi Liverpool'un umutlarını kırsa da 10 kişi 'Kırmızılar' Ngog'un 46. dakikada attığı golle öne geçtiler. Oyuna sonradan giren Torres'in de etkili oyunu Liverpool için avantajdı.
Tam herşey Liverpool için iyi giderken 90+1. dakikada Chamakh ile girdiği hava topu mücadelesinde topu kontrol etmeye çalışan Reina'nın topla yere düştüğü pozisyon sonrası direkten döndükten sonra göğsüne çarpan topu yakalayamaşı takımını 3 puandan etti.
Akıllara hemen Dünya Kupası'nda yaşanan kaleci hataları geldi. Herhangi bir Arsenalli'nin şaka yollu Premier Lig'in resmi topunu, Dünya Kupası topu 'Jabulani'ile değiştirme ihtimali ne kadar bilemiyorum ama 17 Kasım 2009'da 'Balon kurbanı olan' Reina yine İngiltere'de en çok konuşulacak isim olacak bu kesin.
Brezilya'da oynanan bir maçta futbolcuların saldırısına uğrayan maçın orta hakemi, bütün sahayı futbolculara yakalanmadan koşarak, kaçmayı başardı. Hakemin hızına kimse yetişemedi...