porto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
porto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.05.2011

UEFA Avrupa Ligi Finalinin İstatistiksel Analizi!

► 1997-1998 sezonundan itibaren tek maç üzerinden oynanan UEFA Kupası/Avrupa Ligi finalleri tarihinde 2. kez bir final maçında 2'den az gol atıldı. (1999-2000: Galatasaray 0-0 Arsenal)

► 2. kez UEFA Kupası/Avrupa Ligi'ni kazanan Porto, hem Kupa 1, hem de Kupa 2'yi en az 2 kez kazanan 5 takımdan biri oldu. Diğer 4 takım; Real Madrid, Inter, Liverpool ve Juventus.

► Avrupa Kupaları tarihinde 13. kez final maçında aynı ülkenin takımları mücadele etti. Bu alanda rekor 5 kez ile İtalyan takımlarına ait. İspanyol takımları 4 kez finalde eşleşirken, İngiliz takımları 2 kez, Alman takımları da 1 kez finalde karşı karşıya geldi.

► Porto, Avrupa Ligi'nde tam 14 galibiyet elde ederken tek sezonda Kupa-2'de en çok maç kazanma rekorunu da kırmış oldu.

► Bu sezon Avrupa Ligi'nde toplam 37 gol atan Porto, Avrupa kupaları tarihinde 1 sezonda en çok gol atan 2. takım oldu. (Barcelona 1999-2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde toplam 45 gol attı)

► Porto-Braga maçı Avrupa Kupası finallerinde birbirine en yakın 2 şehrin karşılaşması oldu. İki şehir arasındaki mesafe sadece 47 kilometre.

► Porto teknik direktörü Andre Villas-Boas Avrupa kupası kazanan en genç (33 yaş 213 gün) teknik direktör oldu. Bu alanda önceki rekor Gianluca Vialli'ye (33 yaş 303 gün) aitti.

► Braga, UEFA Kupası/Avrupa ligi finalleri tarihinde en düşük gol ortalaması ile finale yükselen takım oldu. Finale gelene kadar 8 maç oynayan Braga toplamda sadece 6 gol attı.

► Braga final maçı da dahil Avrupa Ligi'nde oynadığı 9 maçta kalesinde toplam 5 gol görürken hiçbir maçta 2'den fazla gol yemedi.

► Porto-Braga finali ile birlikte Portekiz takımları Avrupa kupalarında 2. kez birbirlerine rakip oldu. İlk eşleşmeleri ise yine bu sezon ki Benfica-Braga yarı final eşleşmesiydi.

► Bu finalde forma giyen 3 futbolcu 2005 yılında Sporting Lizbon'un CSKA Moskova'ya kaybettiği UEFA finalinde Sporting Lizbon forması ile mücadele etmişti: Joao Moutinho (Porto), Miguel Garcia,Hugo Viana (Braga)

► Her 2 takımın maça çıkan ilk 11'inde toplam 9 Brezilyalı futbolcu yer aldı. Daha önceki rekor (6) Shaktar Donestk ile Werder Bremen'in oynadığı 2009 finalindeydi.

► Final maçında da boş geçmeyen Falcao, bu sezon Avrupa Ligi'nde forma giydiği 14 maçta 17 gol attı. Kolombiyalı golcü bu turnuvada 3 kez de hat-trick yaptı.

► Porto'da 2. sezonunu geçiren Kolombiyalı golcü Falcao, bu sezon Porto forması ile 42 resmi maçta forma giyerken rakip filelere 38 gol attı.

► Falcao, bu sezon Avrupa Ligi'nde attığı 17 golün 9'unu maçların ilk yarısında attı. Kolombiyalı golcü bu 17 golün 7'sini kafayla attı.

► Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası/Avrupa Ligi'nde toplamda 4. kez finalde mücadele eden Porto bu 4 finalin tamamından galibiyetle ayrıldı.

► Porto bu sezon toplam 57 resmi maç oynarken bu maçların 48'inde sahadan galip ayrıldı. 2'si Avrupa Ligi'nde olmak üzere toplamda sadece 4 kez yenilen Porto, 3'ü ligde olmak üzere 5 kez de berabere kaldı.

20.05.2011

21.Yüzyılın En Çok Kupa Kazanan 11 Takımı!

Dublin'de oynanan ve 2 Portekiz takımını karşı karşıya getiren UEFA Avrupa ligi finalinde gülen taraf 1-0'lık skorla Porto oldu. Andre Villas-Boas yönetiminde sezona fırtına gibi bir giriş yapan, haftalar öncesinden ligde şampiyonluğu garantileyen Porto, ligi 27 galibiyet 3 beraberlikle namağlup bitirmişti.

1987 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanarak Avrupa'daki ilk kupasını kazanan Porto, o sene 'Süper Kupa'yı da müzesine götürmüştü. Bir sonraki kupaları için ise tam 16 sene beklediler ve Mourinho'nun gelişi ile UEFA Kupası'nı ertesi sene ise Şampiyonlar Ligi'ni kazandılar.

1893 yılında kurulan Porto, 1900'lü yıllarda sadece 2 Avrupa kupası kazanırken 2000'li yıllarda ise son Avrupa Ligi şampiyonluğu ile birlikte 4. kupasını kazanmış oldu. Avrupa'daki diğer takımlara baktığımızda Porto, 5 kupalı Milan'dan sonra diğer 4 kupalı Barcelona ve Liverpool ile birlikte en çok kupa kazanan takımlar arasında yer alıyor.

Gelecek hafta oynanacak Şampiyonlar Ligi finalinden sonra bu sıra değişecek ama yine de Porto'nun kazandığı kupa sonrasında 21. yüzyılda en çok Avrupa Kupası kazanan takımları şu şekilde sıralayabiliriz;

AC Milan 5: 2 Şampiyonlar Ligi (2003,2007), 2 Süper Kupa (2003,2007), 1 Kıtalararası Kupa (2007)

Barcelona 4: 2 Şampiyonlar Ligi (2006,2009), 1 Süper Kupa (2009), 1 Kıtalararası Kupa (2009)

Porto 4: 1 Şampiyonlar Ligi (2004), 2 UEFA Kupası/Avrupa Ligi (2003,2011), 1 Kıtalararası Kupa(2004)

Liverpool 4: 1 Şampiyonlar Ligi (2005), 1 UEFA Kupası (2001), 2 Süper Kupa (2001,2005)

Real Madrid 3: 1 Şampiyonlar Ligi (2002), 1 Süper Kupa (2002), 1 Kıtalararası Kupa (2002)

Sevilla 3: 2 UEFA Kupası (2006,2007) 1 Süper Kupa (2006)

Bayern Münih 2: 1 Şampiyonlar Ligi (2001), 1 Kıtalararası Kupa (2001)

Manchester United
2: 1 Şampiyonlar Ligi (2008), 1 Kıtalararası Kupa (2008)

Inter Milan
2: 1 Şampiyonlar Ligi (2010), 1 Kıtalararası Kupa (2010)

Valencia 2: 1 UEFA Kupası (2004), 1 Süper Kupa (2004)

Zenit 2:
1 UEFA Kupası (2008), 1 Süper Kupa (2008)

4.04.2011

Bu Bir 'Andre Villas Boas' Yapımıdır!

Geride bıraktığımız haftasonu Portekiz liginde çok önemli bir karşılaşma vardı. Ev sahibi Benfica için bu maç belki şampiyonluk yolunda çok kritik bir maç değildi ama deplasman ekibi Porto için yendiği takdirde şampiyonluğunu ilan edeceği bir maçtı.

24 kez şampiyon olarak 32 şampiyonluğu bulunan Benfica'nın ardından Portekiz liginde en çok şampiyonluk yaşayan takım olan Porto son 8 yılda da 6 şampiyonluk yaşarak büyük bir başarıya imza attı.

Diğer 2 şampiyonluğu da Benfica'ya kapıtran Porto özellikle geçen sezon Braga'nın da gerisine düşerek ligi 3. bitirip Şampiyonlar Ligi'ne bile katılamayınca takımı 2006'dan beri çalıştıran ve Porto'yu 3 kez şampiyon yapan 64 yaşındaki Jesualdo Ferreira ile yollar ayrıldı. Yerine Porto'yu çalıştırdığı dönemde Jose Mourinho'nun yardımcılığını da yapmış Andre Villas Boas göreve getirildi.

Henüz 33 yaşında olan Boas birçok açıdan Mourinho ile benzerlikte gösteriyor. Pek karlak bir futbolculuk geçmişi yok. Mourinho gibi Bobby Robson'un yanında pişmiş bir teknik direktör. Mourinho gibi Robson'un tercümanlığını yapmadı ama başka ülkelere gidip maçları takip ederek sürekli bilgi alışverişinde oldu. 2009 yazına kadar da hem Porto, hem Chelsea, hem de Inter Milan'da Mourinho'nun yardımcı antrenörlerinden biri oldu.

Ekim 2009'da ilk kulüp teknik direktörlük deneyimini Academica ile yaşayan genç teknik adam ligin son sırasındayken aldığı Academica ile sezonu düşme hattının 10 puan üstünde 10. sırada
olarak tamamladı.

2 Haziran 2010'da Porto'nun başına geçen Boas ilk resmi maçında Portekiz Süper Kupası'nda Benfica'yı 2-0 mağlup ederek sezona harika bir giriş yaptı ve devamınıda şu güne kadar getirdi.

Benfica maçına çıkana kadar ligde oynadığı 24 maçta sadece 2 beraberlik aldı ve hiç yenilgi yüzü görmedi. Ezeli rakibi Benfica'yı hem de Benfica'nın sahasında 2-1 yenerek ligin bitimine 5 hafta kala Benfica'nın 16 puan önünde şampiyonluğunu ilan etti. Ligde iç sahada oynadığı 13 maçın tamamından galip ayrıldı.

Her ne kadar uzun yıllar sona Porto ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmese de Avrupa Ligi'nin açık ara favorisi olarak Portekiz ekibi gösteriliyor. Beşiktaş'ın da yer aldığı L grubundan 5 galibiyet 1 beraberlikle çıkan Porto, son 32'de Sevilla'yı son 16'da ise CSKA Moskova'yı eleyerek bu kupada ne kadar favori olduğunu bir kez daha ispatlamıştı.

Geçen sezon kabus gibi bir sezon geçiren Porto, 'Yeni Mourinho' olarak adlandırılan Boas'ın önderliğinde bu sezon başarıdan başarıya koşuyor. Porto'yu şampiyon yapan en genç 3. teknik direktör olarak tarihe geçen Bosa'ya şimdiden Liverpool ve Juventus gibi kulüpler merceğina aldı bile.


Bu arada yukarıdaki resim de Benfica-Porto maçının en ilginç karelerinden biri. Maç sonunda resmen şampiyonluğunu ilan eden Portolu futbolcular maçtan sonra şampiyonluk turu atıyorlar Estadio da Luz Stadyumu'nun çimlerinde.

Portolu futbolcuların şampiyonluğu kutlamak hakları ama Benficalı yöneticiler daha fazla buna dayanamarak stadyumun ışıklarını kapatıyor. Portolu futbolcular ise hiçbişey olmamış gibi onları çeken kameraların ışıkları ve Estadio da Luz Stadyumu'ndaki reklam panolarının ışıkları ile şampiyonluk sevinçlerini kesmiyor.

Aşağıdaki videoda stadyumların ışıklarının kapandığı an gayet komik :)


25.02.2011

Avrupa Ligi'nde Son 16 Eşleşmeleri!


UEFA Avrupa Ligi'nde Beşiktaş'ın da yer aldığı 2.tur maçları sonucunda 16 takım daha 18 Mayıs 2011'de Dublin'de düzenlenecek olan final maçına gitme şansını kaybetti.

15-17 Şubat ve 22-24 Şubat arasında oynanan 2. tur maçlarının hiçbirisi uzatmaya ya da penaltıya kalmazken Rangers ve PSG maç kazanmadan tur atlayan tek takım oldu. Rangers ve PSG dışında Porto da deplasman golü ile tur atlayan takım oldu.

2 maç sonunda en farklı skor 8-1 ile Dynamo Kiev-Beşiktaş arasında gerçekleşti. Leverkusen Metalist Khrakiv'i toplamda 6-0, Ajax da Anderlecht'i 2 maç sonunda 5-0'lık skorla eleyerek 2 maç sonunda en farklı skora ulaşan diğer takımlar oldu.

Gruplarda mücadele eden tek takım olan ve aynı zamanda Avrupa'da Şubat ayını gören tek takım olan Beşiktaş, Türk takımlarının Ukrayna takımlarına karşı kötü performansını devam ettirerek her 2 maçta Dynamo Kiev'e yenildi ve Mart ayını göremeden elendi.

Şampiyonlar Ligi'nden gelen 8 takımdan 6'sı adını son 16'ya yazdırırken elenen diğer 2 takım şansız kura çekip yine Şampiyonlar Ligi'nden gelen takımlarla eşleşen Basel (Spartak Moskova'ya elendi) ve Rubin Kazan (Twente'ye elendi) oldu.

Avrupa Ligi'nde gruplarını lider bitiren 12 takımdan ise 10 tanesini bir üst tura yükselmeyi başardı. Sadece Stuttgart (Şampiyonlar liginden gelen Benfica'ya elendi) ve Sporting Lizbon (Şampiyonlar liginden gelen Rangers'a elendi) bunu başaramadı.

2. tur maçları ile ilgili diğer bir ayrıntı ise ilk maçı deplasmanda oynayan takımların bariz üstünlüğü. 16 eşleşmenin 14'ünde bu takımlar tur atlarken sadece Rangers ve Benfica ilk maçı evlerinde oynamalarına rağmen tur atlayan takım oldular.

Avrupa Ligi'nde 3. tur maçları 10-17 Mart tarihlerinde oynanacak ve Dublin' gitme hayali kuran 8 takım daha çeyrek finali göremeden Avrupa'ya veda edecek.

2. tur maçlarında alınan sonuçlar;

Dinamo Kiev (4) 4-0 (1) Beşiktaş
Manchester City (0) 3-0 (0) Aris
Zenit (1) 3-1 (2) Young Boys
Bayer Leverkusen (4) 2-0 (0) Metalist Kharkiv
Liverpool (0) 1-0 (0) Sparta Prag
PSV Eindhoven (2) 3-1 (2) Lille
Spartak Moskova (3) 1-1 (2) Basel
Sporting Lizbon (1) 2-2 (1) Glasgow Rangers
Ajax (3) 2-0 (0) Anderlecht
Braga (0) 2-0 (1) Lech Poznan
Paris Saint Germain (2) 0-0 (2) BATE Borisov
Stuttgart (1) 0-2 (2) Benfica
Twente (2) 2-2 (0) Rubin Kazan
Villarreal (0) 2-1 (0) Napoli
Porto (2) 0-1 (1) Sevilla
CSKA Moskova (1) 1-1 (0) PAOK

3. tur eşleşmeleri;

Dinamo Kiev - Manchester City
Benfica - Paris Saint Germain
Twente - Zenit
PSV Eindhoven - Glasgow Rangers
Bayer Leverkusen - Villarreal
Ajax - Spartak Moskova
Liverpool - Braga
CSKA Moskova - Porto

10.01.2011

2010 Yılının En İyi Teknik Direktörü!

Bu sene yeni bir statü ile oluşturulan FIFA Ballon D'or ödüllerinde ilk kez yılın teknik direktörü için oylama yapıldı.

Barcelona ile 2 sezondur kazanmadık kupa bırakmayan Pep Guardiola, İspanya Milli takımını tarihinde ilk kez 'Dünya Kupası Şampiyonu' yapan Vicente Del Bosque ve Inter ile geçen sezon yarıştığı tüm kulvarlarda şampiyonluk yaşayan Jose Mourinho 6 Aralık 2010'da bu kategoride yarışacak 3 isim olarak açıklanmıştı.

Bu sezon Real Madrid'in başına geçen ve 27 resmi maçta sadece Barcelona'ya kaybeden Jose Mourinho 'FIFA Yılın Teknik Direktörü' ödülünü de kazanarak teknik direktörlük kariyerindeki 24. ödülün sahibi oldu.

Portekizli teknik adamın daha önce kazandığı ödüller şu şekilde;

Portekiz Ligi Yılın Menajeri: 2002-2003, 2003-2004

İngiltere Premier Ligi Yılın Menajeri: 2004-2005, 2005-2006

İngiltere Premier Ligi Ayın Menajeri: Kasım 2004, Ocak 2005, Mart 2007

İtalya Serie A Yılın Menajeri: 2009

IFFHS Yılın En İyi Kulüp Teknik Direktörü: 2004, 2005, 2010

UEFA Yılın En İyi Menajeri: 2002-2003, 2003-2004

UEFA Yılın Takımında En İyi Teknik Direktör: 2003, 2004, 2005

BBC Sports Yılın En İyi Teknik Direktörü: 2005

La Gazetta Della Sports Yılın Adamı: 2010

Onde D'or (Fransız Onze Mondial dergisi) Yılın Menajeri: 2005

World Soccer Magazine Dünyada Yılın Menajeri: 2004, 2005, 2010

Uluslararası Spor Gazetecileri Yılın En İyi Teknik Direktörü: 2010

19.10.2010

Hafta İçi Futbol!


19 Ekim Salı

19.30 Spartak Moskova – Chelsea (EURO FUTBOL)
21.45 Real Madrid – Milan (EURO FUTBOL)
21.45 Arsenal – Shakhtar Donetsk (HD TV SMART)

20 Ekim Çarşamba

21.45 Manchester United – Bursaspor (STAR TV)
21.45 Glasgow Rangers – Valencia (HD TV SMART)
21.45 Barcelona – Copenhagen (EURO FUTBOL)

21 Ekim Perşembe

20.00 Beşiktaş – Porto (STAR TV)
20.00 Napoli – Liverpool (HD TV SMART)
20.00 Cska Sofya – Rapid Wien (EURO FUTBOL)
22.00 Manchester City – Lech Poznan (STAR TV)
22.00 Salzburg – Juventus (EURO FUTBOL)
22.00 Villarreal – PAOK (HD TV SMART)

27.08.2010

UEFA Avrupa Ligi'nde Gruplar Belli Oldu!

Dün gece UEFA Avrupa Ligi'nde 4 takımımız rövanş maçına çıkmıştı. Temennimiz 4 takımın da gruplara kalmasından yanaydı. Beşiktaş, İnönü'de 2-0 yendiği Helsinki'yi Finlandiya'da 4-0 yenerken, Trabzonspor tarih yazma fırsatını son 10 dakikada yediği gollerle kaçırdı. Liverpool'a karşı Trabzonspor'un 180 dakika gösterdiği mücadelenin 10'da 1'ini göstermeyen Fenerbahçe ve Galatasaray ise hakettikleri gibi elendi.

Kupa 2'deki tek temsilcimiz Beşiktaş özellikle 3. ve 4. torbadan zayıf rakiplerle eşleşerek kağıt üstünde kolay bir gruba düştü. Şampiyonlar Ligi'ne en çok katılan takımlardan olan ve uzun bir aradan sonra ligi ilk kez ilk 2'nin dışında bitiren Porto, ilk torbadan gelen takım oldu. 3. torbadan play-off turunda Galler ekibi TNS'yi eleyen geçen sezonun Bulgaristan Ligi 2.si CSKA Sofya geldi. Son torbadan ise play-off turunda ilk maçta sahasında 1-1 berabere kaldığı Aston Villa'yı deplasmanda süpriz bir şekilde 3-2 yenen Avusturya ekibi Rapid Wien geldi.

12 gruba baktığımız zaman A, G, I, J ve K grupları en zorlu gruplar olarak dikkat çekiyor. Özellikle 3. torbada yer alan Napoli ve B.Dortmund'un düştüğü gruplar ölüm grubu olarak adlandırılabilir. Napoli'nin yer aldığı grupta Liverpool ve Steau Bükreş yer alıyor. Dortmund ise Sevilla ve PSG ile gruptan çıkmak için kıyasıya mücadele edecek.

İşte UEFA Avrupa Ligi'nde yer alan 12 grupta yer alan takımlar;

A GRUBU

Juventus
M.City
Salzburg
Lech Poznan

B GRUBU

Atletico Madrid
Leverkusen
Rosenborg
Aris

C GRUBU

Sporting Lizbon
Lille
Levski Sofya
Gent

D GRUBU

Villarreal
Club Brugge
Dinamo Zagreb
PAOK

E GRUBU

AZ Alkmaar
Dinamo Kiev
BATE Borisov
Sheriff

F GRUBU

CSKA Moskova
Palermo
Sparta Prag
Lozan

G GRUBU

Zenit
Anderlecht
AEK Atina
Hajduk Split

H GRUBU

Stuttgart
Getafe
Odense
Young Boys

I GRUBU

PSV
Sampdoria
Metalist Kharkhiv
Debreceni

J GRUBU

Sevilla
PSG
Borussia Dortmund
Karpaty Lviv

K GRUBU

Liverpool
Steaua Bükreş
Napoli
Utrecht

L GRUBU

Porto
BEŞİKTAŞ
CSKA Sofya
Rapid Wien

9.08.2010

Deco 13 Yıl Sonra Brezilya'ya Geri Döndü!

Brezilya'da doğmasına rağmen 14 senelik futbol hayatının 13'ü Avrupa topraklarında, bu 12 yılın da 7 sezonunu Portekiz'de geçirmiş olan ve Portekiz milli takımı formasını giyen Deco doğduğu topraklara geri döndü.

Geçen sezon Chelsea'de pek fazla forma şansı bulamayan, milli takım forması giydiği Portekiz'in Dünya Kupası kadrosunda iyice alternatif bir futbolcu konumuna düşen 33 yaşındaki Anderson Luiz de Souza (Deco) Roberto Carlos, Ronaldo, Belletti gibi futbol hayatının son demlerini ülkesi Brezilya'da geçirmeye karar verdi ve Brezilya'nın Fluminense takımına transfer oldu.

27 Ağustos 1977 tarihinde dünyaya gelen ve Nacional Atletice Cube kulübünün alt yapısında futbola başlayan Deco 19 yaşında Brezilya'nın Corinthias forması ile ilk profesyonel deneyimini yaşadı. Burada henüz 7 maça çıkmışken Portekiz ligi ekiplerinden Benfica'ya transfer oldu.

Benfica formasını hiç giymeden Portekiz 2. ligi takımlarından Alverca'ya kiralık olarak gönderilen Deco, 32 maçta kaydettiği 13 golle kiralık olarak geldiği Alvarca'nın Portekiz 1. liginde yükselmesinde büyük pay sahibi oldu. Ertesi sezon yine Portekiz 2. ligi takımlarından olan Salgueiros'a kiralık giden Deco sadece 12 maçta forma giyerken 2 de gole imza attı.

1999 yazında Porto'ya transfer olan Deco Porto'daki ilk 2 sezonunda sadece 29 maça çıktı ve 1 gole imza attı. Porto'daki son 4 sezonunda takımın en önemli oyuncusu konumuna gelen Deco 2000-2004 sezonları arasında hiçbir sezon 35 maçın altına düşmedi.

2000-2001 sezonunda 41 maçta 12 gol, 2001-2002 sezonunda 42 maçta 15 gole imza atan Deco, Mourinho'nun yer aldığı 2002-2004 arası kariyerinin en güzel anlarını yaşadı. 2002-2003 sezonunda Porto 3 sezonluk bir aranın ardından ligi şampiyon tamamlarken Deco ligde 30 maçta 10 gol attı. O sezon aynı zamanda Porto'nun tarihinde ilk kez UEFA Kupası'nı kazandığı sezon da oldu.

Ertesi sezon hem Mourinho'nun hem de Deco'nun Porto'daki son senesi oldu. Bunun sebebi Porto'daki misyonlarını tamamlamış olmaları desek yanılmış olmayız. Lig şampiyonluğunun yanı sıra bir mucizeye imza atarak Şampiyonlar Ligi'ni de müzesine götüren Portekiz temsilcisinde Deco 1'i finalde olmak üzere 12 Şampiyonlar Ligi maçında 2 gol atarken aynı zamanda o sezonu Şampiyonlar Ligi'nde asist kralı olarak tamamlıyordu. Ligde de 28 maçta 2 gole imza atan Deco, 2003-2004 sezonunda hem Portekiz'de hem de UEFA tarafından Avrupa'da 'Yılın Futbolcusu' ödülüne sahip oldu.

Euro 2004'ten sonra hocası Mourinho'nun izinden Chelsea'ye gitmesi gündeme gelen Deco'nun Premier Lig'e transferi gerçekleşmezken yeni takımı La Liga ekiplerinden Barcelona oldu. Katalan ekibi Deco ile 4 yıllık sözleşme imzalarken bonservisi için Porto'ya 15 milyon euro ve Quaresma'yı takas olarak verdi.

Barcelona'daki ilk sezonunda La Liga'da 38 maçın 35'inde ilk 11'de forma giyen ve 8 gole imza atan Portekizli oyuncu, Barcelona'nın 2. turda veda ettiği Şampiyonlar Ligi'nde 7 maçta 2 gol kaydetti. Barcelona o sezon ligde 5 yıl aradan sonra şampiyon olurken Deco henüz ilk sezonunda performansı ile beklentileri boşa çıkarmamış oldu.

2005-2006 sezonunda Barcelona hem La Liga'yı hem de Şampiyonlar Ligi'ni kazanma başarısı gösterirken Deco, Ronaldinho ile beraber takıma en çok katkı sağlayan oyuncuların başında geliyordu. Portekizli oyuncu o sezonu toplamda 40 maçta 5 gol 5 asistle tamamlıyordu. Ayrıca o sezon Şampiyonlar Ligi'nin 'En İyi Orta Saha Oyuncusu' ödülünün de sahibi oluyordu.

2006-2007 sezonuna Süper Kupa'da attığı 2 golle Barcelona'ya bu kupayı kazandırarak başlayan Deco o sezon bireysel olarak Katalan ekibindeki en başarılı sezonu geçirse de kulüp olarak La Liga'yı Real Madrid'in ardından 2. tamamladılar. Şampiyonlar Ligi'nde ise 2. turda gol atmasına rağmen Liverpool'a elendiler. Ligde 31 maçta 1 gol 10 asist ile oynayan Portekizli oyuncu sezonu 45 maçta 5 gol 12 asistle tamamladı.

Barcelona'daki son sezonunda ara ara geçirdiği sakatlıklar ile istikrarsız bir performans sergileyen Deco ligde 14'ü ilk 11'de olmak üzere sadece 18 maça çıkarken 1 gol 6 asistlik bir performans sergiledi. Barcelona'nın yarı finalde veda ettiği Şampiyonlar Ligi'nde ise sadece 6 maçta forma giyebildi.

Euro 2008 sonrası Deco'nun rotası bu sefer Premier Lig oldu. Euro 2008'den sonra Chelsea'nin başına geçen Scolari'nin ilk işi 5 yıl boyunca milli takımda en çok güvendiği oyuncu olan Deco'yu yeni takımına transfer etmek oldu. Londra temsilcisi bu transfer için Barcelona'ya 8 milyon poundluk bir bonservis ücreti ödedi.

Premier Lig'deki ilk sezonuna açılış maçında Portsmouth'a 40 metre uzaklıktan attığı gol ile süper bir giriş yapan Deco, ertesi hafta Wigan'a karşı Chelsea'nin galibiyet golünü atıyordu. Buna rağmen sezonu 24 maçta 3 gol 2 asist ile tamamlıyordu. Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea, Deco'nun eski takımı Barcelona'ya elenirken ligi de M.United'ın 7 puan gerisinde 3. sırada tamamlıyordu.

2009-2010 sezonunda Chelsea forması ile ligde 19 toplamda da 30 maça çıkan Portekizli oyuncu toplamda 3 gol 2 asistlik bir performans sergiliyordu. Chelsea sezonu 103 gol atarak şampiyon tamamlarken İngiltere'nin en prestijli kupası olan Federasyon Kupası'nı da müzesine götürüyordu.

Brezilya doğumlu olmasına rağmen Portekiz Milli Takımı formasını giymeyi tercih eden Deco, bu ülkenin formasını ilk olarak 2003 senesinde giymeye başladı. 7 senede Portekiz forması altında 75 maça çıkan oyuncu 5 gole imza attı. 2004, 2008 Avrupa Şampiyonaları ve 2006,2010 Dünya Kupaları'nda boy gösteren Deco'nun Portekiz ile en büyük başarısı Euro 2004'te Portekiz'in ev sahibi olduğu şampiyonada final oynamaları. 2010 Dünya Kupası'nda sadece 61 dakika forma giyen Deco bu turnuvadan sonra milli takımı bıraktığını açıklamıştı.

Deco'nun bir başka özelliği de çok fazla kart görmesi. Her ne kadar Premier Lig'de forma giydiği 2 sezonda toplam 10 sarı kart 1 de kırmızı kart görse de Porto'da forma giydiği 2002-2003 sezonunda toplam 17 sarı kart görmüştü. Barcelona'daki 4 sezonundaki kart istatistikleri ise dikkat çekici. Hiçbir sezon 10 sarı kartın altına düşmeyen Deco toplam 55 sarı 3 de kırmızı kart gördü.

17.07.2009

River Plate'in Golcüsü Falcao Porto'da!


Lyon Benzema'nın yerini Porto'nun golcüsü Lisandro Lopez ile doldururken, Portekiz temsilcisi de transferde boş durmadı ve River Plate'ın 23 yaşındaki Kolombiya'lı golcüsünü transfer etti.

Kendisi aynı zamanda bir FM yıldızı da olan Falcao, River Plate forması ile de Arjantin liginde gayet başarılı bir grafik çiziyor.

River Plate formasını ilk olarak 17 Kasım 2005 tarihinde San Lorenzo'ya karşı giyen Falcao 5-1 biten maçta 2 gol atmış ve kariyerine süper bir başlangıç yapmıştı. O sezon çıktığı 8 maçta rakip fileleri 7 kez havalandıran Kolombiya'lı golcü 1'de asist yapmıştı.

2006-2007 sezonunda Açılış liginde daha çok sonradan oyuna giren Falcaso toplamda 12 maça (4'ü ilk 11) çıkarken golle tanışamamıştı. Kapanış liginde de 7'si ilk 11 olmak üzere 8 maça çıkan Kolombiya'lı golcü 2 golle tamamlamıştı o sezonu.

Falcao'nun esas patlaması ise 2007-2008 sezonunda oldu. Açılış liginde 5, Kapanış liginde de 6 olmak üzere çıktığı 27 lig maçında rakip fileleri 11 kez havalandıran oyuncu, Güney Amerika'nın şampiyonlar ligi olan Libertadores Kupasında'da çıktığı 7 maçta 4 gol attı.

Artık ilk 11'in değişilmezi olan Falcao geride bıraktığımız sezonda da 43 maça çıktı ve 16 golle tamamladı sezonu. Bu 43 maçta toplam 98 şut çeken oyuncu 51'inde kaleyi tutturdu.

Lisandro Lopez'i Lyon'a 24 milyon euroya satan Porto, her zamanki gibi Falcao transferini de ucuza kapadı ve sadece 3.9 milyon euro ödeyerek oyuncunun bonservisini River Plate'den aldı. Yeni yıldız adaylarını keşfederek yüklü ücretlere satan Porto, büyük olasılıkla Falcao'yu da 2-3 sene içinde yüksek bir ücretle Avrupa'nın devlerinden birine satacak.

7.07.2009

Lyon Benzema'nın Yerini Lisandro Lopez İle Doldurdu!

Geçen hafta Karim Benzema'yı 35 milyon euroluk ücretle Real Madrid'e satan Olympik Lyon, Fransız oyuncunun yerini hemen doldurdu.

Porto forması ile geçen sezon F.Bahçe'nin de canını çok yakan (2 maçta 3 gol) 26 yaşındaki Lisandro Lopez, 24 milyon euro karşılığında Lyon'un oyuncusu oldu.

2005 yılından beri Porto forması giyen Arjantin'li golcü Porto forması ile çıktığı 70 maçta rakip fileleri 26 kez havalandırdı. Geçen sezon ligde oynadığı 28 maçta 10 gol kaydeden Lisandro Lopez, şampiyonlar liginde de 6 gol kaydetti.
Related Posts with Thumbnails