9.10.2009

Futbolcuların İlginç Sakatlıkları!

Yeşil sahalarda yaşanan sakatlıklar tüm futbolseverler tarafından normal karşılanırken, saha dışındaki sakatlanmalar ise şaşırtmaya devam ediyor. Ünlü futbolculardan kimi salata sosu kutusunu ayağına düşürerek, kimi televizyon kumandasına uzanırken, kimi de fazla video oyunu oynamaktan dolayı sakatlanarak takımlarını yalnız bırakmak zorunda kaldılar.

İŞTE FUTBOLCULARIN YAŞADIĞI İLGİNÇ SAHA DIŞI SAKATLIKLARI!

Alessandro Nesta

Saatlerce playstation oynadığı için sol elinin başparmağını sakatladı. Nesta ameliyat oldu ve dört hafta sahalardan uzak kaldı.

Gennaro Gattuso

Gattuso ise takımın antrenmanı sırasında görünmez kaza kurbanı oldu. Gattuso, saha kenarındaki yedek kulübesinde yeralan banklardan birine oturmak istedi. Ancak bir anda dengesini kaybeden Gattuso, iki bank arasına düştü. Sol elinin üzerine düşen Milan'ın orta saha oyuncusu Gattuso'nun bilek kemiğinin kırıldığı tespit edildi.

İbrahim Üzülmez

Banyoda kayıp düşmesi sonucu aşil tendonunu kesmişti.

Dave Beasant

2003 yılında jübilesini yapan İngiliz kaleci, Chelsea, Nottingham Forest, Southhampton gibi birçok takımın formasını giymişti. Beasant, 1993 yılında ayağına salata sosu kutusunu düşürerek sakatlanmış ve 3 hafta sahalardan uzak kalmıştı.

Leroy Lita

Uyandıktan sonra yatakta gerinirken sol bacağından sakatlandı.

David Seaman

2004 yılında yeşil sahalara veda eden Arsenal'in efsanevi kalecisi Seaman, evinde televizyon seyrettiği esnada uzaktan kumandaya uzanmak isterken ayağını kırmıştı.

Rio Ferdinand

Leeds United'dan 18 milyon pounda Manchester United'a transfer olarak Premier Lig tarihinin en pahalı defans oyuncusu unvanını alan Ferdinand, televizyon izlerken ayaklarını sehpaya uzun süre koyması nedeniyle tendonunu incitmiş ve sakatlanmıştı.

David Beckham

Üç tekerlekli bisikleti ile babasının ayağını çiğneyen küçük Beckham, babasını sakatlamıştı ve David Beckham bu yüzden önemli bir milli maçı kaçırmıştı.

Kasey Keller

4 kez Dünya Kupasına katılan ABD'li kaleci, arabasından golf sopasını çıkardığı esnada sopaları dişine çarpmış ve ön dişlerinden birkaçını kırmıştı.


Robbie Keane

Tottenham Hotspur'de forvet olarak oynayan İrlandalı futbolcu, seks yaparken diz kapağından sakatlamış ve bir süre yeşil sahalardan uzak kalmıştı.

Rüştü Reçber

Krampon temizlemek için kullandığı falçata ile elini kesmişti.

Darren Barnard

Bir dönem Chelsea'de de forma giyen Alman futbolcu, köpeğine çiş yaptırdıktan sonra yanlışlıkla onun üzerine basarak ayağı kaymış ve dizinden sakatlanarak takımını yalnız bırakmıştı.

Alan Wright

Aston Villa ve Blackburn Rovers'ın eski futbolcusu Alan Wright, bindiği Ferrari arabanın gaz pedalına basmaya çalışırken yine diz kapağından sakatlanmıştı.

Kevin Kyle


Halen Coventry Kulübü'nde forma giyen İskoç Kevin Kyle, küçük oğlunu beslemeye çalışırken kaynayan suyu testislerine dökerek ağır bir sakatlık geçirmişti. İngiltere'nin ünlü gazetesi Mirror, bu olayın ardından Kevin Kyle için ''Kaynamış toplar'' lakabını kullanmaya başlamıştı.

David James

İngiltere Premier Ligi takımlarından Portsmouth'da kalecilik yapan James, bilgisayar oyunu oynadığı sırada joystik kullanırken baş parmağından sakatlanmış ve futbol tarihinin en ilginç sakatlanma olaylarından birine imza atmıştı.

David Batty

Leeds United'ın eski oyuncusu Batty, çocuğunun bindiği üç tekerlekli bisikletin ayağının üzerinden geçmesi sonucu sakatlanmış ve takımını bir süre yalnız bırakmıştı.


Volkan Demirel


Taraftara forma attığı sırada omzu çıkmıştı.


Steven Thompson

Halen Cardiff City'de forma giyen İskoçyalı forvet oyuncusu, bir tatil esnasında denizde bindiği muzdan düşerek kasığından sakatlanmıştı.

Gianluigi Buffon

Euro 2000 öncesinde kamp yaptıkları otelin banyosunda düşerek başparmağını kırdığı için kaleyi Toldo'ya bıraktı.

Santiago Canizares


İspanya La Liga takımlarından Valencia'nın kalesini koruyan İspanyol kaleci, traş sonrası krem kutusunu ayağına düşürdükten sonra sakatlanmış ve 2002 Dünya Kupası'nda İspanya Milli Takımı'nın kalesini koruyamamıştı.

Kaynak ve Resimler:

Tuncay ÖZATA (MYNET)

Ronaldinho Attığı Golü Paris'te Kutladı!

Hem ligde hem Şampiyonlar Ligi'nde kötü günler geçiren Milan geçtiğimiz hafta sonu Atalanta ile deplasmanda karşılaşmmıştı. 50 dakika 10 kişi oynayan rakibine karşı 1 puanı oyuna 2. yarıda giren Ronaldinho'nun 82. dakikada attığı gol ile kurtarabilmişlerdi.

Ligde 7 hafta sonunda 9 puanla 12. sırada bulunan Milan'ın bu kötü gidişinin sebebi birçok otoriteye göre Ancelotti'nin yerinin doldurulamaması ve Kaka'nın gidişi sonrası Ronaldinho'nun ipleri eline alarak takıma liderlik edememesi.

Atalanta deplasmanında attığı golden sonra milli maç arasınıda fırsat bilerek soluğu Paris'te alan Ronaldinho Fransız magazinine yakalanmış. L'Ermitage isimli bir mekanda bir samba konserinde perküsyon çalarken görüntülenen Ronnie'ye bakalım Milan ne ceza verecek.

İŞTE RONALDINHO'NUN O GÖRÜNTÜLERİ

Bafetimbi Gomis Ölümden Döndü!


Fotoğraflar Cumartesi günü sahasında Faroe Adaları'nı ağırlayacak olan Fransa'nın maçın oynanacağı stad olan Roudourou Stadı'nda yaptığı antremandan bir bölüm.

7. grupta 2. sırada yer alan ve büyük olasılıkla play-off'lara kalacak olan Fransa'da sakat Ribery'nin yerine Gomis davet edilmişti.

Lyon'un golcü oyuncusu antreman sırasında fenalık geçirerek olduğu yere yığılmış.
Olayın hemen farkına varan Bordeaux'un kalecisi Carrasso ise hemen durumu sağlık ekibine bağırarak iletmiş. Zamanında müdahele ile Gomis'e neyseki pek bişey olmamış.

İşin ilginç yanı ise Gomis kendine gelir gelmez elini yüzünü yıkayarak antremana devam etmiş.

Elano'nun İkizi mi Varmış?

Bugün Sporx kaynaklı olarak bir çok sitede vardı bu resim. Haliyle bende kullandım bunu spor servisimizde.

Bazı siteler ikizi diye vermiş espri ile karışık ama resimde soldaki oyuncunun 92 doğumlu olduğunu düşünürsek (Elano ile aralarında 11 yaş var) bu mümkün görünmüyor. Aralarında bir kan bağıda yok tabiki.

Elano'ya bu kadar çok benzeyen oyuncunun adı Sidimar. Brezilya 17 Yaş Altı takımında da oynayan oyuncunun mevkisi ise defans. Atletico Mineiro'da oynayan genç futbolcunun takım arkadaşları kendisine "Elano" diye sesleniyormuş.

Jose Mourinho'dan İnciler - 6

Bu sefer 'Özel Adam' ile ilgili vereceğim şey ilginç demeçleri değil gol sevinci olacak.

Malumunuz geçen hafta sonu Inter, Milano'da Udinese'yi ağırlamış ve Wesley Sneijder'in duraklama dakikalarında attığı gol ile sahadan 2-1 galibiyetle ayrılmıştı.

Son dakikalarda atılan gollerin sevinçleri haliyle biraz abartılı olur ama Jose Mourinho gol sonrası öyle bir sevinmişki sanırsınız Şampiyonlar Ligi finalinde son dakikada takımına galibiyet golünü kazandırdı. O şekilde bir coşkuyla kutlamış bu golü.

7.10.2009

İngiltere Liglerinin En Çok Kazanan 10 Teknik Direktörü!

Yine The Sun'un bir araştırması. Bu seferki 'Top 10' listesi İngiltere toprakları içerisinde menajerlik yapan hocalardan en çok kimin kazandığı ile ilgili.

Listenin başında İngiltere Milli takımının hocası var. Beni en çok şaşırtan ise Ipswich'in başındaki Roy Keane'ın toplamda Ferguson'dan, Wenger'den, Benitez'den çok kazanıyor olması. Premier Lig'in 2 alt liginde takım çalıştıran Eriksson'da bu listeye girmiş. Lafı uzatmadan listeye geçelim:

1. Fabio Capello, İngiltere Milli Takımı - £30m

2. Roy Keane, Ipswich Town - £27m

3. Sir Alex Ferguson, Manchester United - £22m

4. Carlo Ancelotti, Chelsea - £17m

5. Arsene Wenger, Arsenal - £15m

6. Sven-Göran Eriksson, Notts County - £15m

7. Harry Redknapp, Tottenham Hotspur - £10m

8. Rafa Benitez, Liverpool - £9m

9. Martin O'Neill, Aston Villa - £9m

10. Mark Hughes £8m

En Çok Kazanan 10 İngiliz Futbolcu!

İngiltere'nin en ünlü tabloid (bu kelimeyi kullanmak bu güne nasipmiş) gazetelerinden The Sun en çok para kazanan 10 İngiliz ve Premier Lig'de oynayan futbolcuyu seçmiş.

Aslında başlığı kısa tutmak için 10 İngiliz (Goal.com'da böyle kullanmış) dedim ama listede 9 İngiliz oyuncu var. Aynı şekilde listedeki 10 isimden 9'u da Premier Lig'de oynuyor. Neresinden tutarsak tutalım tam manası ile bir başlık atamıyorum.

Listede en çok göze çarpan şey ise listedeki 10 oyuncunun 8'ininn Chelsea ve Manchester United formasını giyiyor olması dikkat çekiyor. Son olarak oyuncuların yanlarında yazan rakamların yıllık değil toplam sözleşme bedellerinde primlerle beraber alacakları ücret olduğunu hatırltataral listeye geçelim.

1. David Beckham, Los Angeles Galaxy — £125 milllion

2. Michael Owen, Manchester United — £38 milllion

3. Wayne Rooney, Manchester United — £37million

4. Rio Ferdinand, Manchester United — £30million

5. Ryan Giggs, Manchester United — £24million

6. Michael Ballack, Chelsea — £22million

7. Frank Lampard, Chelsea — £21million

8. Steven Gerrard — Liverpool £20million

9. John Terry, Chelsea — £18million

10. Didier Drogba, Chelsea — £16million

6.10.2009

Donadoni Dönemi Beklenenden Kısa Sürdü!


Sezon başlamadan önce şampiyonluk adayları arasında Inter ile Juventus'tan sonra Napoli'nin dile getirilmesine pek anlam verememiştim. Tamam Milan'ın durumu ortada, Roma'da geçen seneden beri düşüşte de ama Napoli'nin nesi varda bunlardan üstün.

Geçen seneki kadroyu neredeyse korudular. Özellikle Hamsik ve Lavezzi'nin takımda kalması güzel. Kaleye De Sanctis ve forvetede Quagliarella takviyeleride fena değil. Bir de geçen sezon ara transferde Boca Juniors'tan gelen Maradona'nın son göz bebeği Jesus Datolo. Başlarında da Euro 2008'de İtalya'nın başında olan Roberto Donadoni olunca İtalyan medyası Napoli'nin adını şampiyonluk yolunda Inter ve Juventus'tan sonra dile getiriyordu.

Ama o balon 7 haftada patladı ve dün itibarı ile Napoli, kendilerini Serie C'den Serie A'ya çıkaran Edoardo Roja'nın yerine 9 Mart 2009'da takımın başına getirdikleri Donadoni ile yollarını resmen ayırdı. Donadoni yönetiminde çıktığı 18 lig (11'i geçen sezon) maçında sadece 4 kez galip gelen ve 8 kez sahadan mağlubiyet ile ayrılan Napoli bu sezon 7 haftada topladığı 7 puanla 15. sırada yer alıyordu.

Genelde ülkemizde teknik adamlara sabır verilmediğini konuşuruz ama Avrupa'daki diğer üst düzey liglere baktığımızda durumun Süper lig'den farklı olmadığını görüyoruz. Ligler başlayalı henüz 2 ay geçmesine rağmen İtalya ve Almanya liglerinde teknik direktör kıyımları başlamış. İngiltere, İspanya ve Fransa liglerinde ise işine son verilen teknik direktör yok.

İŞTE TÜRKİYE, İTALYA VE ALMANYA'DA
TEKNİK DİREKTÖR DEĞİŞİKLİĞİNE GİDEN TAKIMLAR!


TURKCELL SÜPER LİG

Denizlispor: Erhan Altın - Nurullah Sağlam (3. Hafta)

Kasımpaşa: Besim Durmuş - Yılmaz Vural (4. Hafta)

İTALYA SERİE A

Roma: Luciano Spalletti - Claudio Ranieri (2. Hafta)

Atalanta: Angelo Gregucci - Antonio Conte (4. Hafta)

Napoli: Roberto Donadoni - Walter Mazzarri (7. Hafta)

ALMANYA BUNDESLİGA

Hannover: Dieter Hecking - Eduardo Hohlberg (3. Hafta)

Hertha Berlin: Lucian Favre - Friedhelm Funkel (7. Hafta)

Bochum: Marcel Koller - Frank Heinemann




Messi 6'da 6 İstiyor!

Fotoğraflar El Mundo Deportiva'dan.

Ülkesinin milli takım kampında ünlü İspanyol gazetesine konuşan Messi "Geçen sezon 5 kupa kazandıklarını bu sezon ise 6 kupanın tamamını istediğini" söylemiş.

Şu ana kadar La Liga, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Süper Kupa'sını kazanan Barcelona'nın önünde kazanılacak tek kupa olarak Fifa Kıtalararası Kupa kaldı. Aralık'ta onuda kazanmaları halinde rekor kıracaklar.

Messi'ninde resim çizme kabiliyetide iyiymiş bu arada :)

Alex Ferguson'dan İnciler!

Geçtiğimiz hafta sonu Old Trafford Stadı'nda oynanan Manchester United-Sunderland maçı 2-2 sona ermişti.

Maçtan sonra Kırmızı Şeytanlar'ın teknik direktörü Sir Alex Ferguson maçın hakemi Alan Wiley'e öyle bir eleştiri yapmışki duyduğumda ağzım açık kaldı.

Karşılaşmanın hakeminin Wiley'in fizik kondisyonunu sorgulayan ve maçın hızına yetişemediğini savunan deneyimli teknik adam şu ifadeleri kullanmış:

"Diğer ülkelerdeki hakemler, kasabın köpeği kadar güçlü. Wiley'nin ise bir sarı kartı çıkarması bile 30 saniye sürdü. Çünkü oyunun hızına yetişebilecek fizik gücü yoktu."

Dipnot: İngiltere Futbol Federasyonu bu açıklama üzerine Ferguson'dan yazılı bir savunma istemiş ve fizik kondisyon testlerinden geçemeyen hakemlerin Premier Lig'de maç yönetemeyeceklerini söylemiş.

Maç 4 Dakikada Bitti!


Bulgaristan'da yapılan bir 3. lig maçı, takımlardan birinin oyuncu sayısı 6'ya düşünce, 4 dakikada sona erdi.

Bulgaristan medyasında yer alan habere göre, Pazar günü Chavdar Byala Slatina'yı konuk eden Gigant Belene, sakat ve cezalı oyuncularının fazla olması nedeniyle karşılaşmaya 8 futbolcuyla çıktı.

Maçın ilk 4 dakikasında 2 oyuncusu daha sakatlanan ev sahibi takım, hakeme düdük çalmaktan başka çare bırakmadı. Bunun üzerine, Chavdar Byala Slatina takımı hükmen 3-0 galip ilan edildi.

Bulgaristan Futbol Federasyonu'nun kuralları gereği, bir maçın devam edebilmesi için iki takımın da oyuncu sayısının en az 7 olması gerekiyor.

Söz konusu maç, Bulgaristan'da yapılan en kısa maç olarak da tarihe geçti.

Şampiyonlar Ligi 2. Hafta Değerlendirmesi!

İş yoğunluğu dolayısı ile Şampiyonlar Ligi gruplarındaki 2. maçlarla ilgili değerlendirmeyi 5 günlük bir gecikme ile yazalım.

29 Eylül'de E-F-G ve H grubunda oynanan 8 maç ile gruplardaki ikinci maçlar başladı.

İlk olarak E grubu ile değerlendirmeye başlayalım. Şampiyonlar Ligi'nin en çekişmeli gruplarından biri olan bu grupta Fiorentina Artemio Franchi'de Liverpool'u 2-0 yenerek ilk puanlarını aldı. Karadağlı oyuncusu Jovetic'in attığı 2 gol ile Mor-Menekşeler Lyon yenilgisini telafi ederken grupta işleri karıştırdı. 2 hafta önce Anfield Road'ta Liverpool'a çok iyi direnen grubun zayıf halkası Debrecen ise Macaristan'da Lyon'a direnemedi ve 4-0'lık yenigi aldı. Fransız temsilcisi ise lideriğini devam ettirdi.

F grubunda Salı gününün 19.30'da başlayan tek mücadelesinde Inter, Rusya deplasmanında Rubin Kazan ile 1-1 berabere kalarak Devler Ligi'nde henüz galibiyetle tanışamadı. Barcelona'da Messi ve Pedro'nun golleri ile Shevchenko'lu Dynamo Kiev'i 2-0 yenerek 4 puanla grubun zirvesine oturdu. 3. ve 4. maçlarda Dynamo Kiev ile Inter maçları 2. bitiren takımın kim olacağını netleşirecektir.

G grubunda yer alan İspanyol ekibi Sevilla, Rangers deplasmanında 4-1'lik skorla galibiyet alarak grubun tartışmasız favorisi olduğunu ispatladı. Rangers'ın tek golünü 88'de attığını ve Sevilla'nın çok rahat bir galibiyet aldığını belirtelim. Grubun diğer maçında Stuttgart, Romanya deplasmanında Serdar Taşçı'nın golü ile 1-0 öne geçsede ev sahibi ekip Unirea 2. yarının başında attığı gol ile maçı 1-1 tamamladı. Sevilla dışında grupta maç kazanan takım yok.

H grubunda ilk maçlarını galibiyet ile tamamlayan Arsenal ile Olympiakos, Emirates Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. Zico yönetiminde ilk Devler Ligi maçına çıkan Yunan ekibi son 12 dakikada yediği 2 gol ile sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Arsenal'in Arshavin ile 86. dakikada bulduğu 2. gol ofsyat olsada jeneriklik olduğu kesin. Grubun 2 mağlup takımını Hollanda'da getiren maçta ise karşılıklı goller vardı ve Alkmaar ile Standart Liege birer puanları paylaştı. Belçika ekibi 1 puanı 90. dakikada attığı gol ile kurtardı.

Çarşamba günü oynanan maçlarda ise gözler en çok A grubunda oynanan Bayern Münih - Juventus maçı üzerindeydi. Maçla ilgileri beklenti büyüktü ama maalesef skor kimseyi tatmin etmedi ve maçta gol sesi çıkmadı. Bu sonuçla Juve grupta galibiyetle tanışamadı henüz. Sahasında Maccabi Haifa'yı Bordeuax sahadan tek golle galip ayrılırken bu gol için 83 dakika beklemek zorunda kaldı.

Beşiktaş'ın da yer aldığı B grubunda temsilcimiz yine beklentileri karşılayamadı. Rusya'da CSKA Moskova ile karşı karşıya gelen Beşiktaş, Rüştü'nün yediği hatalı goller ile sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Grubun diğer maçında da aynı skor ile Manchester United, Wolfsburg'u geçti. Alman ekibi Wolfsburg Dzeko ile 55'te öne geçsede yıllanmış şarap gibi olan Giggs önce frikik golü ile skora dengeyi getirdi sonra da Carrick 78'te galibiyet golünü attı ve ManU 6 puanla zirveye oturdu.

C grubunda şu ana kadar Şampiyonlar Ligi'nde oynanan 32 maçın en büyük sürpriz sonucu alındı Çarşamba günü. Sezona istikrarsız bir başlangıç yapan Milan kendi sahasında Zürih'i ağırlarken İsviçre temsilcisi 10. dakikada attığı gol ile maçı 1-0 kazandı. 45 dakika Ronaldinho'yu yedekte oturtan Leonardo'nun ise iyice suyu ısınmaya başladı. Grubun diğer maçında ise Real Madrid, Ronaldo'nun 2 ve Kaka'nın penaltı golleri Marsilya'yı 3-0 yenerek yoluna dolu dizgin devam etti. Marsilya ise 2 maçta da puanla tanışamadı.

Son değerlendirmemizi yapacağımız D grubunda ise Chelsea 2'de 2 yapan takımlar arasına girdi. Kıbrıs Rum Kesimi takımı APOEL'e konuk olan Maviler, Anelka'nın attığı tek gol ile sahadan 1-0 galip ayrıldı. İlk maçta APOEL'i Vicento Calderon'da geçemeyen Atletico Madrid, Porto deplasmanında da hüsrana uğradı. Estadio do Dragao stadında oynanan maçta Portekiz temsilcisi son 15 dakikada bulduğu gollerle sahadan 2-0 galip ayrılarak ilk 2 için büyük avantaj sağladı. 3 ve 4. maçlarını APOEL ile oynayacaklarını düşünürsek 4. maçlar sonunda ilk 2'yi garantileme şansları da var.

5.10.2009

İki Kurtarış Arasındaki Benzerlik!

Dün akşam oynanan Sevilla - Real Madrid maçını her ne kadar ev sahibi ekip kazansada Iker Casillias'ın maç içinde öyle bir kurtarışı vardı ki aklıma Uefa Kupası finalinde Taffarel'in Henry'nin kafa vuruşunu kurtardığı an geldi.

İşte arka arkaya o 2 kurtarış. Önce Tafferel'in "Tanrı'nın Eli vol.2" kurtarışı. Diğeri ise Casillias'ın inanılmaz kurtarışı.



3 Takımında Ortak Özelliği...

Avrupa Ligleri'nde ve Turkcell Süper Lig'de sürprizlerle dolu bir haftasonunu geride bıraktık.

Bayern Münih kendi sahasında Köln ile 0-0 berabere kalırken, Barcelona Almeria'yı 1-0 ile geçti. Aslında bu skorda sürpriz sayılabilir. Barca'nın Nou Camp'ta berabere kalmasını zaten beklemiyorum. Kendi sahasında farklı galibiyetlerine geçen seneden bizi alıştıran Katalan ekibi için maçlara 3-0 önde başlıyor desek yalan olmaz. O nedenle 1-0'lık galibiyet benim açımdan sürpriz :)

Inter Udinese'yi 90+3'te Wesley Sneijder'in golü ile 2-1 geçerken, Manchester United son dakikada kardeş Anton Ferdinand'ın 90. dakika da kendi kalesine attığı gol ile Sunderland'a karşı Old Trafford'ta 1 puanı zor kurtardı.

Esas yazımızın konusu bu takımların sürpriz puan kayıpları yada son dakikalarda aldıları galibiyet değil elbet.

Türkiye ligine fırtına gibi giren ve 7 lig maçında kalelere 20 gol bırakan G.Saray Ankaragücü deplasmanındaydı. Oynadığı 15 resmi maçta namağlup olan Sarı-Kırmızılar sadece 4 kere berabere kaldı. Pazar gününün ilk sürprizi bu maçta gerçekleşti. Son 10 dakikada gelen 3 gol ile G.Saray ligdeki namağlup unvanını kaybetmesini sağlıyordu. 16. resmi maçında ilk kez gol atamıyordu aynı zamanda Galatasaray.

Pazar gecesi saatler 21:45'i gösterdiğinde ise Palermo'nun konuğu Juventus'tu. Diego ve Melo transferleri ile sezona fırtına gibi başlayan Juventus 6 maç sonunda 14 puanla 2. sırada yer alıyordu. Devler Ligi'nde oynadığı 2 maçtada beraber kalan Juve, sahadan 2-0'lık yenilgiyle ayrılarak bu sezonki ilk resmi mağlubiyetini alıyordu.

Gecenin son maçı ise Ramon Sanchez Pizjuan stadında Sevilla ile Real Madrid arasındaydı saatlerimiz 22.00'ı gösterince. Hafta içinde Cristiano Ronaldo'nun sakatlanması ile sarsılan Real Madrid, Portekizli yıldızının olmadığı maçı kaybederek, Barca'nın kayıpsız geçtiği haftada en büyük darbeyi alıyordu. 7'si resmi olmak üzere bu sezon çıktığı 13 maçın tamamını kazanan ve rakip filelere 43 gol bırakan Başkent ekibi de artık mağlubiyet alan takımlar arasına girdi.

45 Metreden Kafa Golü!


Arjantin Açılış Ligi'nde Boca Juniors'un Velez Sarsfield'i 3-2 yendiği 7. hafta maçında Martin Palermo öyle bir gol attı ki..

Geçen sezon Arjantin Kapanış ligini şampiyon bitiren Velez Sarsfield, dün gece La Bombenaro stadyumunda Boca Juniors'a konuk oldu. Arjantin'in en güçlü 2 takımını karşı karşıya getiren maçın ilk yarısı 1-1 sona erdi.

2. yarıda konuk ekip Velez Sarsfield, maçtaki 2. golüne imzasını atan Leandro Carusa'nın attığı gol ile 46. dakikada 2-1 öne geçti. Maçtan kopmayan Boca Juniors yıldız oyuncusu Juan Romar Riquelme'nin 65. dakikada attığı gol ile skora eşitlik getirdi.

Maçın kalan bölümünde taraftar desteği ile rakip kaleye iyice yüklenmeye başlayan Boca Juniors 73. dakika da galibiyet golünüde buldu. Velez kalecisi German Montoya'nın hatalı çıkışınu affetmeyen Martin Palermo, yaklaşık 45 metreden attığı kafa golü ile takımını galibiyete taşıdı.

Bu gol aynı zamanda Palermo'nun Arjantin ligi tarihinde attığı 200. gol olarak kayıtlara geçti.

İŞTE O MÜTHİŞ GOL!


Related Posts with Thumbnails