28.05.2009

Avrupa'nın En Büyüğü Barcelona


27.05.2009

Dev Final Öncesinde Bilinmesi Gerekenler


Sonunda beklenen gün geldi çattı. Devler Ligi finali maçına tam tamına 19 saat kaldı. 2. tur eşleşmelerinden bu yana herkesin gönlünden geçen final olan ve kuralarda da finale kadar karşı karşıya gelmeyen Manchester United ve Barcelona takımları Roma Olimpiyat Stadı'nda karşı karşıya gelecek.

Bu maç öncesinde Manchester United'da cezalı olan Fletcher finalde oynamayacak şanssız isim olurken, Barcelona'nın her iki beki Dani Alves ve Eric Abidal cezaları yüzünden finalde olamayacaklar.

Lafı çok uzatmadan 2 takımın maça çıkması beklenen kadrosu ve Devler Ligi notları ile sözümüzü bitirelim...

MUHTEMEL 11'LER

BARCELONA
Victor Valdes
Caceres
Puyol
Pique
Sylvinho
Yaya Toure
Xavi
Iniesta
Messi
Henry
Eto'o

MANCHESTER UNITED
Van der Sar
Brown
Ferdinand
Vidic
Evra
Scholes
Carrick
Park
Ronaldo
Tevez
Rooney

STAT: Roma Olimpiyat Stadı
HAKEM: Massimo Busacca (İsviçre Futbol Federasyonu)
SAAT: 21.45
YAYIN: Star TV

DEVLER LİGİ TARİHİNDEN NOTLAR

Finalistlerden Manchester United'ın daha önce bu organizasyonda 3 kupası bulunurken, Barcelona ise 2 kez mutlu sona ulaştı.

EN ÇOK KAZANAN REAL MADRİD

İspanya'nın Real Madrid takımı, 1956, 1957, 1958, 1959, 1960, 1966, 1998, 2000 ve 2002 yıllarında olmak üzere toplam 9 kez mutlu sona ulaşarak, Avrupa'nın en büyük kupasını en çok kazanan takım oldu.

Mor-beyazlılar, 1962, 1964 ve 1981 yıllarında yaptıkları final maçlarında ise sahadan yenik ayrılarak kupaya uzanamamışlardı.

39 FARKLI TAKIM FİNAL OYNADI, 21'İ KUPA KAZANDI

Avrupa'nın kulüpler bazında en büyük kupasında şimdiye dek 39 farklı takım final oynarken, bunlardan 21'i kupayı müzesine götürme başarısı gösterdi.

Kupayı Real Madrid 9, Milan 7, Liverpool 5, Ajax ve Bayern Münih 4'er, Manchester United 3, Benfica, Inter, Juventus, Nottingham Forest, Porto ve Barcelona 2'şer, Aston Villa, Borussia Dortmund, Celtic, Kızılyıldız, Feyenoord, Hamburg, Olympique Marsilya, PSV Eindhoven ve Steaua Bükreş de 1'er kez kazandı.

REKOR İTALYAN, İSPANYOL ve İNGİLİZLERDE

Eski adıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, 1992-1993 sezonundan bu yana Avrupa Şampiyonlar Ligi'ni şimdiye dek en çok İtalyan, İspanyol ve İngiliz takımları kazandı.

Her üç ülke takımları da 11 kez kupayı kazanırken, Alman ve Hollanda takımları 6'şar, Portekiz takımları 4, Fransız, Rumen, İskoç ve eski Yugoslav takımları da 1'er kez mutlu sona ulaştı.

Manchester United ile Barcelona arasındaki final sonrası İngiliz veya İspanyol takımları kupayı en çok kazanan ülke olacak.

BARCELONA VE MANU 10.KEZ KARŞILAŞIYOR

İspanya'nın Barcelona ile İngiltere'nin Manchester United takımları yarın İtalya'nın başkenti Roma'da oynayacakları Şampiyonlar Ligi finaliyle birlikte Avrupa kupalarında 10. kez karşı karşıya gelecek.

İlk olarak 1983-84 sezonunda Kupa Galipleri Kupası'nda karşılaşan iki ekibin bugüne dek yaptığı 9 karşılaşmada Manchester United 3, Barcelona ise 2 kez kazanırken, 4 karşılaşma ise berabere sonuçlandı. Bu eşleşmelerde İspanyol takımı 15 gol atarken, İngiliz ekibi ise rakibine 14 golle yanıt verdi.

18 YIL SONRA FİNALDE KARŞILAŞIYORLAR

Manchester United ile Barcelona, tarihlerinde ikinci kez bir Avrupa kupası finalinde karşı karşıya gelecek.

İki takım daha önce 1990-91 sezonunda 15 Mayıs 1991'de Hollanda'nın Rotterdam kentinde Kupa Galipleri Kupası finalinde karşı karşıya gelmiş, İngiliz ekibi Hughes'ın attığı 2 golle rakibini 2-1 yenerek kupayı müzesine götürmüştü.

Avrupa'nın önde gelen kulüplerinden Barcelona ve Manchester United, yarın oynayacakları Avrupa Şampiyonlar Ligi finaliyle, tam 18 yıl sonra bir Avrupa kupası finalinde karşı karşıya gelmiş olacak.

İKİ TAKIMIN MAÇLARI

Barcelona ve Manchester United'ın Avrupa kupalarında birbirleriyle oynadığı maçlar ve sonuçları şöyle:

1983-84 - Kupa Galipleri Kupası çeyrek final:

Barcelona-Manchester United: 2-0, 0-3

1990-91 - Kupa Galipleri Kupası final:

Barcelona-Manchester United: 1-2

1994-95 - Şampiyonlar Ligi grup maçları:

Barcelona-Manchester United: 2-2, 4-0

1998-99 - Şampiyonlar Ligi grup maçları:

Barcelona-Manchester United: 3-3, 3-3

2007-08 - Şampiyonlar Ligi yarı final:

Barcelona-Manchester United: 0-0, 0-1

9 FİNAL; 5 İNGİLİZ, 4 İSPANYOL...

İspanyol ve İngiliz takımları, Avrupa kupaları tarihinde 9 kez karşı karşıya gelirken İngilizler 5, İspanyollar ise 4 kez mutlu sona ulaştı.

İngiliz takımlarından Tottenham Hotspur, Chelsea, Liverpool (2) ve Manchester United, İspanyol takımları ile oynadıkları finalleri kazanırken, İspanyol takımlarından Valencia, Real Zaragoza, Sevilla ve Barcelona da finallerde İngiliz ekiplerine üstünlük kurmayı başardı.

EN KÖTÜ SKORU BEŞİKTAŞ ALDI

Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde 2008-09 sezonu şampiyonu yarın oynanacak Barcelona-Manchester United maçıyla sahibini bulurken, bu kupanın en kötü rekoru Beşiktaş'a ait.

Siyah-beyazlılar, 2007-08 sezonunda mücadele ettikleri Şampiyonlar Ligi'nde, 6 Kasım 2007'de deplasmanda karşılaştıkları İngiltere'nin Liverpool takımına 8-0 yenilirken, bu skor Şampiyonlar Ligi'nin en farklı galibiyeti olarak da tarihe geçti.

Beşiktaş, ilk yarısını 2-0 geride kapadığı maçın ikinci yarısında 6 gole engel olamayınca sahadan 8-0 yenik ayrıldı ve bu sonuç Şampiyonlar Ligi'nin en farklı yenilgisi oldu.

''Kara kartallar'' ayrıca 2000 yılında yine bu ligde yine bir İngiliz takımı olan Leeds United karşısında da 6-0 yenilirken, bu mağlubiyet de Şampiyonlar Ligi'nin en farklı mağlubiyetleri arasında yer aldı.

İngiltere'nin Arsenal takımının Çek Cumhuriyeti'nden Slavia Prag'ı 7-0, İtalya'nın Juventus takımının da Yunanistan'ın Olympiakos ekibini yine 7-0 yendiği karşılaşmalar da Şampiyonlar Ligi'nin Liverpool-Beşiktaş maçından sonraki en farklı galibiyetleri oldu.

EN ÇOK OYNAYAN OYUNCU RAUL

Şampiyonlar Ligi'nde en çok forma giyen oyuncu Real Madrid'in kaptanı Raul Gonzales oldu.

Raul, 123 maçla ilk sırada yer alırken, Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Roberto Carlos, 120 maçla ikinci sırada yer aldı.

Barcelona ile oynanacak finalde forma giymesi beklenen Manchester United'ın İskoç futbolcusu Ryann Giggs ise 114 maçla üçüncü sırada bulunuyor.

EN ÇOK GOL ATAN DA RAUL

1992-93 sezonundan itibaren Şampiyonlar Ligi adı altında oynanmaya başlayan organizasyonda en çok gol atan futbolcu da Real Madridli Raul Gonzales.

Raul, oynadığı 123 maçta 64 gol atarken, PSV Eindhoven, Manchester United ve Real Madrid'de forma giyen Hollandalı futbolcu Ruud Van Nistelrooy, 56 golle ikinci sırada yer aldı.

Barcelona'da oynayan Fransız futbolcu Thierry Henry ise Monaco, Arsenal ve Barcelona formalarıyla 50 gol atarak, 3. sıraya yarleşti.

EN HIZLI GOL MAKAAY'DAN

Şampiyonlar Ligi'nin en hızlı golünü Hollandalı futbolcu Roy Makaay attı.

Makaay, Alman takımı Bayern Münih'in 7 Mart 2006'da İspanya'nın Real Madrid takımını 2-1 yendiği maçın henüz 10.03'üncü saniyesinde gol atarak, bu turnuvanın en hızlı golüne imza atmış oldu.

BİR SEZONDA EN ÇOK GOL ATAN NİSTELROOY

Şampiyonlar Ligi'nde bir sezonda en çok gol atan futbolcu Hollandalı Ruud van Nistelrooy oldu.

Nistelrooy, Manchester United'da forma giyerken 2002-03 sezonunda 12 gol atarak, bir sezonda en çok gol kaydeden futbolcu olarak tarihe geçti.

BİR MAÇTA 4 GOL BİRDEN ATANLAR

Şampiyonlar Ligi'nde bir maçta 4 gol birden atan 5 futbolcu bulunuyor.

Marco Van Basten, Simone Inzaghi, Dado Prso, Ruud Van Nistelrooy ve Andriy Shevchenko bir maçta 4 gol atan futbolcular olarak dikkati çekti.

EN HIZLI ''HAT TRICK''

Ligde en hızlı ''Hat Trick''i Blackburn Rovers forması giyen Mike Newell yaptı.

Newell, 6 Aralık 1995'te oynanan Rosenborg maçında 9 dakikada 3 gol birden atarak, en hızlı ''Hat Trick'' yapan futbolcu oldu.

En genç gol atan futbolcu, 1 Ekim 1997'de Rosenborg-Olympiacos maçında, fileleri havalandıran Peter Ofiriquaye olurken, bu futbolcu gol attığında 17 yaş 195 günlüktü.

Barcelona'nın genç yıldızı Bojan Krkic de geçen sezon Schalke 04'ü 1-0 yendikleri maçta 17 yaş, 217 günlükken gol attı ve bu kategoride 2. sırayı elde etti.

SEEDORF, 3 FARKLI KULÜPTE 4 KUPA KAZANDI

Şampiyonlar Ligi'nde rekorlara genelde Hollandalı futbolcular sahip olurken, yine bir Hollandalı olan Clarence Seedorf, 3 farklı kulüpte 4 kupa kazanan tek futbolcu olarak tarihe geçti.

Seedorf, 1995'te Ajax, 1998'de Real Madrid, 2003 ve 2007 yıllarında ise Milan formalarıyla Şampiyonlar Ligi kupalarını kaldırmayı başardı.

KUPA 1'İ KAZANAN EN YAŞLI VE EN GENÇ TEKNİK DİREKTÖR

Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi'ni kazanan en genç teknik adam Jose Villalonga olurken, en yaşlısı ise Raymond Goethals.

Real Madrid, 1956 yılında kupayı kazanırken teknik direktörü Villalonga henüz 36 yaşından 185 gün almıştı. Olympique Marsilya'nın 1993 yılında kazandığı kupada takımın başında olan Belçikalı Raymond Goethals ise 71 yaş 232 gün ile kupayı kaldıran en yaşlı teknik direktör oldu.

14 FİNAL UZATMALARA GİTTİ

Kupa 1'de bugüne dek oynanan 53 finalin 14'ü uzatmalara gitti.

Bu finallerin 4'ünde uzatmalarda sonuç alınırken, 1'inde tekrar maçında şampiyon belirlendi. Sonuncusu geçen yıl olmak üzere 9 finalde ise kazanan penaltı atışları sonunda belli oldu.


FERGUSON BAŞLADIĞINDA, GUARDIOLA 3 YAŞINDAYDI


Alex Ferguson, 1974 yılında East Stirlingshire takımında teknik direktörlük kariyerine başladığında, Barcelona Teknik Direktörü Josep Guardiola henüz 3 yaşındaydı.

1941 doğumlu İskoç teknik adam, East Stirlingshire'dan sonra St. Mirren, Aberdeen ve İskoçya Milli Takımı'nı çalıştırdı. 6 Kasım 1986'da Manchester United'da göreve başlayan Ferguson, bugüne dek İngiliz takımının başında yer alarak, adeta bir istikrar abidesi oldu.

"SIR" TARİHE GEÇMEYE HAZIRLANIYOR

1986 yılından bu yana tam 23 yıldır Manchester United'ın başında yer alan ve başarıdan başarıya koşan Ferguson, Roma'daki finale kazanmaları halinde, bu kupayı 3 kezle en çok kazanan Bob Paisley'in rakoruna ortak olacak.

Kupa 1'i daha önce Manchester United'ın başında iki kez kazanan İskoç teknik adam, yarınki finalde 3. kez bu kupada mutlu sona ulaşmaya çalışacak.

Şampiyon Kulüpler Kupası, daha sonra da Şampiyonlar Ligi olarak oynanmaya başlayan Kupa 1'de Bob Paisley, İngiltere'nin Liverpool takımının başında 1977, 1978 ve 1981'de takımına kazandırdığı 3 şampiyonlukla, bu kupada en çok şampiyonluk yaşayan teknik adam oldu. Ferguson, takımının Barcelona karşısında kazanması durumunda Paisley'in rekoruna ortak olacak.

ÜST ÜSTE KAZANAN 10. TEKNİK ADAM OLACAK

İskoç teknik adam, kazanmaları durumunda Kupa 1'i üst üste kazanan 10'uncu, Şampiyonlar Ligi olarak oynanmaya başladıktan sonra da ilk teknik adam olacak.

Kupa 1'de daha önce teknik direktörler Jose Villalonga (1956-1957), Luis Antonio Carniglia (1958-1959), Bela Guttman (1961-1962), Helenio Herrera (1964-1965), Stefan Kovacs (1972-1973), Dettmar Cramer (1975-1976), Bob Paisley (1977-1978), Brian Clough (1979-1980) ve Arriggo Sacchi (1989-1990) iki kez üst üste kazanma başarısı göstermişti.

Ferguson, Manchester'ın başında 2 Şampiyonlar Ligi kupasının yanı sıra 1 Kupa Galipleri Kupası (1991), 1 UEFA Süper Kupa (1991), 1 Avrupa-Amerika Kupası, 1 FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası başarıları da yaşadı. Deneyimli teknik adam, İskoçya'nın Aberdeen takımını çalıştırırken de 1983'te Kupa Galipleri Kupası ile UEFA Süper Kupası'nın sahibi oldu.

PREMIER LİG BAŞARILARI

Premier Lig'de takımını 11 kez şampiyonluğa ulaştıran Ferguson, 5 kez FA Kupası, 3 kez de Lig Kupası şampiyonlukları yaşadı.

İngiltere'de 8 kez yılın menajeri seçilen ve ''Sir'' unvanı alan Ferguson, 1999'da da UEFA tarafından yılın teknik direktörü seçildi.

GUARDIOLA, İLK AVRUPA KUPASINA UZANMAK İSTİYOR

Avrupa'nın 1 numaralı kupasını daha önce futbolcu olarak kazanan Barcelona Teknik Direktörü Josep Guardiola, ilk teknik direktörlük deneyiminde bu kez teknik adam olarak kupaya uzanmaya çalışacak.

1992'de finalde İtalya'nın Udinese takımını 1-0 yenen Barcelona'nın kadrosunda yer alan Guardiola, 17 yıl aradan sonra bu kez teknik direktör olarak ikinci kez kupayı kaldırmaya çalışacak.

Futbolculuk yaşamında birer Şampiyon Kulüpler Kupası, Kupa Galipleri Kupası, UEFA Süper Kupa ve Olimpiyat altın madalyası bulunan Guardiola'nın, teknik adam olarak henüz Avrupa başarısı bulunmuyor.

FUTBOLCU VE TEKNİK ADAM OLARAK ŞAMPİYON OLANLAR

İspanyol teknik adam, Barcelona'nın şampiyon olması halinde bu kupayı hem futbolcu, hem de teknik adam olarak kazanan 6. kişi olacak.

Kupa 1'i hem futbolcu hem de teknik adama olarak kazananlar şunlar:

Miguel Munoz: Real Madrid 1956,1957 (Futbolcu), Real Madrid 1960,1966 (Teknik direktör)

Giovanni Trapattoni: Milan 1963, 1969 (Futbolcu), Juventus 1985 (Teknik direktör)

Johan Cruyff: Ajax, 1971, 1972, 1973 (Futbolcu), Barcelona 1992 (Teknik direktör)

Carlo Ancelotti: Milan 1989, 1990 (Futbolcu), Milan 2003 (Teknik direktör)

Frank Rijkaard: Milan 1989, 1990, Ajax 1995 (Futbolcu), Barcelona 2006 (Teknik direktör)


MANCHESTER UNITED CEPHESİ

İtalya'nın başkenti Roma'da oynanacak Şampiyonlar Ligi finalinde İspanya'nın Barcelona takımıyla karşılaşacak olan İngiltere'nin Manchester United takımının kadrosunda 20 yabancı futbolcu bulunuyor.

İngiliz ekibinde 4 futbolcuyla Brezilyalılar başı çekerken, 2'şer Portekizli, İtalyan ve İrlandalı, birer de Hollandalı, Polonyalı, Fransız, Sırp, Kuzey İrlandalı, Galli, Güney Koreli, İskoç, Bulgar ve Arjantinli oyuncu forma giyiyor.

EN GOLCÜLERİ

Manchester United'ın bu sezon Şampiyonlar Ligi'ndeki en golcü futbolcuları Cristiano Ronaldo, Dimitar Berbatov ve Wayne Rooney oldu.

3 futbolcu da takımlarına ''Kupa 1''de 4'er gol kazandırırken, Manchester United'ın finale kadar yükselmesinde büyük pay sahibi oldular.

İngiliz ekibinin bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde attığı 18 golün 12'si bu üçlüden gelirken, diğer golleri ise Carlos Tevez (2), Ji-Sung Park, Ryan Giggs, John O'Shea ve Nemanja Vidic kaydetti.

YAŞ ORTALAMASI 24.93

Barcelona ile Roma'da dev finalde karşılaşacak olan Manchester United'ın kadrosunun yaş ortalaması 24.93.

Manchester United takımının en yaşlı oyuncusu Hollandalı kaleci Edwin van der Sar.

38 yaşı ile takımın en yaşlı futbolcusu unvanını elinde bulunduran van der Sar, Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde 82. maçına çıkacak.

35 yaşında olan İskoç futbolcu Ryan Giggs ise Şampiyonlar Ligi'nde bugüne dek oynadığı 114 maçta 24 gol attı.

34 yaşındaki Paul Scholes ile Gary Neville de takımın tecrübeli futbolcuları olarak dikkat çekiyor.

İngiliz takımının en genç futbolcuları ise 17 yaşındaki Federico Macheda ve Davide Petrucci ile 18 yaşında olan Rafael, Fabio ve Welbeck.

KUPA DELİSİ MANCHESTER UNITED

Dünyanın önde gelen kulüplerinden biri olan Manchester United, bugüne dek 1 kez Şampiyon Kulüpler Kupası, 2 kez Şampiyonlar Ligi, 1'er kez de Kupa Galipleri, UEFA Süper, Avrupa-Güney Amerika, FIFA Dünya Kulüpler kupalarını kazandı.

1878 yılında kurulan Manchester United, ilk önemli başarısına 1967-68 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nı müzesine götürerek ulaştı. 1990-91 sezonunda Kupa Galipleri Kupası, 1991'de UEFA Süper Kupası'nı kazanan İngiliz ekibi, 1999'da Avrupa-Güney Amerika Kupası, 1998-99 ve 2007-08 sezonlarında da Şampiyonlar Ligi kupalarına uzandı.

Bu yıl da başarılı bir sezon geçiren Manchester United, FIFA Dünya Kulüpler ve İngiltere Premier Ligi şampiyonluğunu da elde etti.

LİGDE 18. ŞAMPİYONLUĞUNU KUTLADI

Manchester United, bu sezonu da şampiyonlukla kapatarak, Premier Lig'deki 18. şampiyonluğunu kutladı.

Lig şampiyonluklarının yanı sıra 11 Ulusal Kupa, 1 Ulusal Lig Kupası kazanan İngiliz ekibinin, 17 de Ulusal Süper Kupa başarısı bulunuyor.

263. AVRUPA MAÇINA ÇIKACAK

Manchester United, Barcelona ile oynayacağı Şampiyonlar Ligi finali ile Avrupa kupalarındaki 263. maçına çıkacak.

''Kırmızı Şeytanlar'', daha önce oynadıkları 262 maçta 138 galibiyet, 71 beraberlik, 53 de yenilgi alırken, 468 gol atıp, 249 gol yedi.

İngiliz ekibi, Şampiyonlar Ligi'nde ise 152 maç yapıp, 80 galibiyet, 41 beraberlik, 31 de yenilgi elde etti. Şampiyonlar Ligi'nde 264 gol atan Manchester United, kalesinde ise 140 gol gördü.

MANU DEVLER LİGİ'NDE 25 MAÇTIR YENİLMİYOR

Şampiyonlar Ligi finalinde yarın İtalya'nın başkenti Roma'da yarın İspanya'nın Barcelona takımıyla karşılaşacak Manchester United, bu ligde 25 maçtır yenilgi yüzü görmüyor.

Şampiyonlar Ligi'ndeki son yenilgisini 2006-07 sezonun yarı finalinde 3-0'lık sonuçla İtalya'nın Milan takımı karşısında alan Manchester United, 2007-08 ve bu sezonda oynadığı karşılaşmalarda yenilgi yüzü görmedi.

Geçen sezon Şampiyonlar Ligi'ni kazanan İngiliz ekibi 13 maçta 9 galibiyet, 4 beraberlik alırken, bu sezon da 12 maçta 6 galibiyet, 6 da beraberlik elde etti.

Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde 18 gol atan Manchester United, kalesinde ise 6 gol gördü.

Villarreal, Aalborg ve Celtic'in bulunduğu gruptan 10 puanla lider çıkan Manchester United, daha sonra sırasıyla İnter, Porto ve Arsenal'i eleyerek finale yükseldi.

BARCELONA CEPHESİ

Şampiyonlar Ligi finalinde İngiltere'nin Manchester United takımıyla karşılaşacak İspanyol takımı Barcelona'nın kadrosunda 13 yabancı futbolcu bulunuyor.

Katalan ekibinde 2'şer Brezilyalı, Arjantinli, Fransız, birer de Uruguaylı, Meksikalı, Malili, Belarus, Fildişi Sahilleri, İzlandalı ve Kamerunlu oyuncu forma giyiyor.

EN GOLCÜSÜ MESSI

Barcelona'nın bu sezon Şampiyonlar Ligi'ndeki en golcü futbolcusu Arjantinli Lionel Messi oldu.

Messi, takımı adına 8 gol kaydederken, Fransız Thierry Henry 5, Kamerunlu Samuel Eto'o ve genç futbolcu Bojan Krkic de 3'er gol atarak, takımlarının finale kadar gelmesinde pay sahibi oldular.

YAŞ ORTALAMASI 25.34

Roma'daki finalde kupayı kazanmak için mücadele edecek Barcelona'nın kadrosunun yaş ortalaması 25.34.

''Barça''da bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde 9 maçta görev alıp 3 gol atan 18 yaşındaki Bojan Krkic, en genç futbolcu olurken, Brezilyalı Sylvinho ise 35 yaşı ile takımının en yaşlı futbolcusu unvanına sahip.

370. AVRUPA MAÇINA ÇIKACAK

Barcelona, Manchester United ile oynayacağı Avrupa Şampiyonlar Ligi finaliyle Avrupa kupalarındaki 371. maçına çıkacak.

İspanyol ekibi, Avrupa kupalarında bugüne dek oynadığı 370 maçta 203 galibiyet, 85 beraberlik, 82 de yenilgi alırken, 709 gol attı, kalesinde de 374 gol gördü.

''Barca'', Şampiyonlar Ligi'nde ise yaptığı 133 maçta 73 galibiyet, 35 beraberlik, 25 de yenilgi elde etti. Katalan ekibi, Kupa 1'de 254 gol atıp, 140 gol yedi.

MÜZESİ KUPALARLA DOLU

Dünyanın en iyi kulüpleri arasında yer alan Barcelona'nın müzesinde çok sayıda kupa bulunuyor.

1991-92 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanan Barcelona, 2005-06 sezonunda Şampiyonlar Ligi, 1978-79, 1981-82, 1988-89 ve 1996-97 sezonlarında Kupa Galipleri Kupası, 1992 ve 1997'de UEFA Süper Kupası, 1958, 1960 ve 1966'da da Fuar Şehirleri kupalarını müzesine götürdü.

LİGİNDE ŞAMPİYON OLDU

Barcelona, İspanya'da bu sezon lig şampiyonluğu ve Kral Kupası'nı kazanırken, 3. kupayı da müzesine götürmek için Şampiyonlar Ligi finaline çıkacak.

Barcelona, İspanya'da 19 lig, 25 ulusal kupa, 2 ulusal lig kupası, 7 de ulusal süper kupa elde etti.

BARCELONA AVRUPA'DA 1 KEZ YENİLDİ

Barcelona ise bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı 12 maçta sadece 1 kez yenilirken, 6 galibiyet, 5 de beraberlik aldı.

Tek yenilgisini UEFA Kupası'nı kazanan Mircea Lucescu'nun takımı Shakhtar Donetsk karşısında 3-2'lik skorla alan Barça, 30 gol atıp, 13 gol yedi.

İspanyol ekibi, Sporting, Shakhtar Donetsk ve Basel'in bulunduğu gruptan 13 puanla lider çıkarken, daha sonra sırasıyla Olympique Lyon, Bayern Münih ve Chelsea'yi eleyip adını finale yazdırdı.



26.05.2009

27 Maçta Kalelerinde 508 Gol Gördüler!

Şahan'ın "10 maçta 107 gol yiyen takımın hocası" videosu zamanında çok fazla izlenmişti. O videoyu izlerken çok fazla gülmüştük ve gerçekte böyle bir takım olurmu diye kafa patlatmıştık.

Almanya bölgesel amatör liginde öyle bir takım var ki Şahan'ın bu takımı ile karşılaşsa mağlubiyetle ayrılacağı kesin.

Forchheim Kreisklasse 2 Ligi'nde mücadele eden Germania Forchheim takımı, amatör lig tarihinde "bol gollü" bir rekora imza attı.

Bu sezon çıktığı 27 maçta kalesinden tam 508 kez meşin yuvarlağı çıkaran Germania, onuncu maçında rakip kaleye attığı ilk golü büyük bir coşku ile kutladı. Kalesinde maç başı ortalama 18,81 gol yiyen "0" puanlı ekibin sporcu ve yöneticileri, "Zevkimizi aldık, ilk golümüzü attık, ilk puanlarımızı da yeni sezona sakladık" diyerek hiçbir zaman pes etmeyi düşünmediklerini de ifade ettiler.

Alman medyasının da büyük ilgi odağı olan Germania Forchheim, bu sezon sırasıyla şu sonuçlarla mağlup oldu:

0-15, 0-34, 0-20, 0-27, 0-23, 0-22, 0-25, 0-15, 0-11, 1-25, 0-19, 2-7, 0-26, 0-16, 1-17, 0-10, 0- 22, 0-22, 0-18, 0-16, 0-23, 1-12, 0-19, 0-21, 0-10, 0-20 ve 0-13.

Şahan'ın takımının maç başına 10.7 gol yediğini düşünürsek onların 27 maçta yiyeceği gol sayısı 290 oluyor.

Ligi -503 averajla bitiren Germania Forchheim Guiness rekorlar kitabına başvururlarmı bilinmez ama gelecek sezonki performanslarını ve eğer olursa alacakları puanı dört gözle bekliyoruz.



Maradona'ya Özenenler - 2




Hepimiz hatırlarız 1986 Dünya Kupası Finali'nde Maradona'nın İngiltere'ya attığı 2. golü.

Yaş itibarı ile doğduğum seneye denk gelse de internette, televizyonda heryerde dolaştığı için Maradona'nın tüm İngiltere takımını çalımlaya çalımlaya attığı gol belki de dünya tarihinde gelmiş geçmiş en güzel gollerden birisi. Yıllar geçti türlü türlü isimlere Maradona'nın varisi denildi ama ne Saviola, ne Riquelme, ne Aimar ne de Ortega, Maradona'nın İngiltere'ye attığı golü atma becerisini gösteremedi.

Esas veliaht Messi 2005-2006 sezonun sonlarında futbol piyasasına teşrif ettikten 2 yıl sonra Getafe ağlarına tıpkısının aynısını bırakmıştı. O sezon şampiyonluk maçında Espanyol filelerine Maradona'nın elle attığı bir golün benzerini de atsa da, adalet tecelli ederek şampiyonluğa ulaşamamıştı Barcelona.


Neyse lafı fazla uzatmayalım Maradona'nın o golünü Messi'den sonra atan bir oyuncu daha çıktı. Brezilya liginde International forması giyen bir zamanlar Lyon'da da forma giymiş olan 25 yaşındaki golcü Nilmar, Corinthians filelerine öyle bir gol bıraktı ki izleyenlerin ağzı açık kaldı.

NİLMAR'IN MARADONA'VARİ GOLÜ

Kaleden kaleye İnanılmaz gol !


İspanya 2. Ligi'nde Rayo Vallecano - Elche karşılaşmasında Rayo Vallecano kalecisi David Cobeno attığı golle ülkede gündeme oturdu.

Karşılaşmanın ikinci yarısınıda kaleci Cobeno inanılmaz bir degaj yaptı, seken top rakip takım kalecisini de aşarak ağlarla buluştu.


İŞTE O GOL!

Geçen sezon da ligimizde Sivasspor kalecisi Petkovic, 2007-2008 sezonunun 17. haftasında Ankaragücü'ne atmıştı böyle bir gol. Hafta yanlış olabilir ama rakip ve golü atan takım hafızam beni yanıltmaz.

Buna benzer bir gol de ülkemize gelen Martinez, 2006 Dünya Kupası öncesinde yapılan bir hazırlık maçında Polonya'ya karşı atmıştı. Golü yiyen kalecinin şu anda Manchester United'ın yedek kalecisi olan Kusckzak olduğunu da hatırlatalım.

25.05.2009

Barcelona'da Şampiyonluk Kupasını Aldı


Yukarıdaki resimleri 2 hafta önceden de görme ihtimalimiz yüksekti aslında.

10 Mayıs günü Nou camp'ta Villareal ile karşılaşan Barcelona ilk yarıyı 3-1'lik skorla galip kapatmıştı ve bu skor Katalan'ların şampiyonluğunu resmen ilan etmesi anlamına geliyordu. 64'te Rossi'nin yerine oyuna giren milli oyuncumuz Nihat'ın yaptırdığı penaltı ile 78'de fark 1'e inmişti. Herkes şampiyonluk kutlamalarına hazırlanırken Llorente 90+4'te ağları havalandırarak şampiyonluk kutlamalarını erteletiyordu.

Kaderin cilvesi bu ya aynı Villareal ertesi hafta El Madrigal'de Real Madrid'i konuk ediyordu. Cumartesi günü oynanan maçı 3-2 ev sahibi ekip kazanırken, Barcelona Pazar günkü maçını oynamadan resmen şampiyondu. Ertesi gün Barcelona, Mallorca'ya yenilse de değişen birşey olmuyordu.

Bu hafta sonu sahasında Osasuna ile karşılaşan Barcelona, Devler Ligi final maçını düşünürek sahaya 9 as oyuncusunu dinlendirerek çıktı. Saha sonucunun önemsiz olduğu bu maçı Barcelona 1-0 kaybetse de maç sonunda ki şampiyonluk kutlamaları görülmeye değerdi.

Osasuna maçında ağları havalandıramayan Barcelona'nın 35 maç sonra bir maçı gol atamadan tamamladığını ve bu sezon ilk defa 2 maç üstüste kaybettiğini de hatırlatalım.

37. hafta itibarı ile ligde toplam 104 golü bulunan Barcelona'da Eto'o (29), Messi (23). Henry (19) 3'lüsü bu gollerin 71'ine imza attı ve bu sezon La Liga'da yer alan 17 takımı gol sayısında geride bıraktı. 19 asistle ligin açık ara asist kralı olan Xavi'de bu şampiyonlukta en çok pay sahibi oyunculardan biri kesinlikle.

Takımın başına Barcelona'nın altyapı hocası olan ve aynı zamanda Barcelona'nın efsane oyuncularından olan Guardiola'yı getiren Barcelona bunun meyvelerini hem şu anda Avrupa'nın en iyi oynayan takımı olarak hem de lig ile İspanya Kral Kupası'nı kazanarak elde etti. Ronaldinho'nun da sezon başında takımdan ayrılması ile Barcelona özlediğimiz 90'ların başındaki Barcelona halini aldı.

24.05.2009

Almanya'da Wolfsburg Tarih Yazdı!

Bu öğlen 16:30'ta başlayan Almanya ligi maçları sonunda Bundesliga şampiyonu belli oldu. Aslında şampiyon geçen hafta belliydi. Bayern'in Hoffenheim deplasmanında çok önemli bir 2 puan bırakması ile Wolfsburg son haftaya Stuttgart ve Bayern Münih'in 2 puan önünde giriyordu. Bayern Münih'lilerin kendileri bile Wolfsburg'un sahasında Werder Bremen'e yenileceğine ihtimal vermiyordur eminin.

Bu maça kadar çıktığı 16 iç saha maçında 15 galibiyet almış bir takımın Uefa kupası finalinde 120 dakika zorlu bir mücadeleden çıkmış ve kupayı alamamanın moralsizliği ile sahaya çıkmış Werder'in bu deplasmandan 3 puan alma ihtimali yok denecek kadar azdı.
Maçta beklenildiği gibi geçti ve ilk 25 dakika da 3-0 öne geçen Wolfsburg sahadan da 5-1'lik bir galibiyet alarak kendi seyircisi önünde şampiyonluğu doyasıya kutladı. Son 6 iç saha maçında 2'den az gol atmayan Wolfsburg bu sezonki üçüncü 5 gollü galibiyetini elde ederken ligi de 80 golle en golcü takım olarak tamamladılar.

Felix Magath çok güzel bir takım oturtmuş eyvallah da Grafite-Dzeko-Misimovic 3'lüsü şampiyonluğun baş mimarlarından kesinlikle. Grafite(28)-Dzeko(26) ikilisinin ligde attığı toplam gol sayısı 54 ki Almanya liginde yer alan 10 takım tüm sezon bu kadar gol atamadı. Özellikle Dzeko son 5 maçta 10 gol atarak formunun zirvesine ulaştı. Misimovic'te yaptığı 20 asist ile açık ara ligin asist kralı. Gol krallığı listesinin ilk 2'sini söylemeye gerek yok sanırım.


Sonuç olarak ligin en çok galibiyet(21) alan takımı olan, ligin en çok gol(80) atan takımı olan, ligin en iyi averajına(+39) sahip olan ve ligin iç sahada en çok puan(49) toplayan, son 16 haftada 14 galibiyet alan takımı Wolfsburg hakederek şampiyon oldu. Seneye Felix Magath Schalke'de olacak. Dzeko ve Grafite'nin de takımda kalması düşük bir ihtimal ama Wolfsburg tarihinde bir ilke imza atarak kulübe ilk şampiyonluğu getirdikleri için alkışlamak gerekiyor.

Dipnot: Bayern Münih 2. olarak, hayal kırıklığı yaşanan bu sezonda en azından Devler Ligi'ne direk katılmayı garantiledi. Sezonu 3. sırada kapatan Stuttgart'da Markus Babbel'in gelişi ile yakaladığı çıkışta en azından Devler Ligi ön elemesi oynamaya hak kazanarak sezonu mutlu tamamladı. 4. Hertha, 5. Hamburg ve Almanya Kupası'nı kazanan Werder Bremen gelecek sezon Almanya'yı Avrupa kupalarında temsil edecek diğer takımlar.

21.05.2009

Uefa Kupası Shaktar Donetsk'in

Maçla ilgili değerlendirmeyi yarına bırakarak Shaktar Donetsk'in kupa töreninden resimlerle sizleri başbaşa bırakalım...

20.05.2009

En İyi 6 Uefa Finali


Yaklaşık 3 saat sonra Şükrü Saraçoğlu stadında son Uefa Kupası karşılaşması'na tanıklık edeceğiz. 1955 yılında "Fuar Şehirleri Kupası" adı ile başlayan ve 1971 yılında "Uefa Kupası" adını alan Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en büyük 2. kupası 2010 yılından itibaren "Uefa Avrupa Ligi" adını alacak.

Uefa.com'da 1971 yılından itibaren oynanan final maçlarını ele alarak en iyi 6 final karşılaşmasını seçmiş. Tabi bize göre en heyecanlı final karşılaşması 17 Mayıs 2000'de Kopenhag'da oynanan Galatasaray-Arsenal maçı ama Uefa'nın listesinde maalesef bizim maç yer almıyor.

İşte Uefa.com'un belirlediği en iyi 6 final:

21 Mayıs 2003: Celtic 2-3 Porto



Sevilla'nın Estadio Olimpico stadında oynanan bu mücadele de Porto'nun başında Jose Mourinho vardı. Portekiz temsilcisi 45+1. dakika da Derlei ile bulduğu golle soyunma odasına 1-0 önde girdi. Şu anda kariyerine Helsingborg'ta devam eden Celtic'in efsane golcüsü Henrik Larsson 47. dakika da beraberlik golünü kaydetti. 54. dakika da Deco'nun müthiş asistinde Alenichev Porto'yu tekrar 2-1 öne geçirse de bu golden 3 dakika sonra Larsson skora tekrar denge getirdi ve maç uzatmalara gitti. Uzatmalarda da uzun bir süre gol gelmezken uzatmaların bitimine 5 dakika kala Derleri Porto'yu 3-2 öne geçirdi ve kupa Porto'nun oldu.

16 Mayıs 2001: Liverpool 5-4 Alaves


Şu anki adı Signal Iduna Park stadı olan Westfallen stadında İspanya'nın Alaves ekibi ile İngiltere'nin Liverpool takımı karşı karşıya geldi. Şu anda İspanya 2.liginde yer alan Alaves o sezon temsilcimiz Gaziantepsporu'da kupadan saf dışı etmişti. Maçın 4. dakikasında şu anda Stuttgart'ın başında yer alan Markus Babbel'in kafa golü ile Kırmızılar 1-0 öne geçti. 16. dakika da Hamann'ın asistinde 21 yaşındaki Steven Gerrard skoru 2-0'a getirdi. 15 dakika da yenen 2 golden sonra Alaves baskısını arttırdı ve 27. dakika da Cosmin Contra'nın ortasında Ivan Alonso ile farkı 1'e indirdi. 40. dakika da kontra-atak ile hızlı çıkan Liverpool'da Owen'ın ceza sahasında düşürülmesi ile kazanılan penaltıyı McAllister ağlara gönderdi ve devre 3-1 sonuçlandı.

İkinci yarıya hızlı başlayan Alaves, daha sonra Milan'a transfer olacak Javi Moreno'nun 48 ve 50. dakika da attığı gollerle beraberliği yakaladı ve maça yeniden heyecan getirdi. 65. dakika da Heskey'in yerine oyuna dahil olan Robbie Fowler, 73'te Liverpool'u tekrar öne geçirdi. Liverpool maçı kazandı derken efsanevi futbolculardan Johan Cruyff'un oğlu olan Jordi Cruyff 89. dakika da Alaves adına 3. kez beraberlik golünü attı ve maç uzatmalara gitti.

Uzatmalarda da heyecan doruktaydı. 93'te Alaves'in attığı gol ofsayt nedeni ile sayılmadı. 98. dakika da Babbel'e çift dalan Magno kırmızı kart gördü. 10 kişi kalan rakibi karşısında baskısını arttıran Gerard Houllier'in öğrencileri 105'te Fowler ile golü bulsa da ofsayt gerekçesi ile sayılmadı. Dakikalar 116'yı gösterirken Alaves kaptanı Karmona, Smicer'i ceza sahası önünde düşürünce 2. sarıdan kırmızı kartı gördü. Kazanılan serbest vuruşun başına Mc Allister geçti ve ortasında Geli'nin ters vuruşu altın gol ile kupayı Liverpool'a getirdi.

1997 - Schalke - Inter Milan (1-0) (0-1) Penaltılarla Schalke 4-1

1988 - Espanyol - Leverkusen (3-0) (0-3) Penaltılarla Espanyol 3-1

1985: Videoton FC Fehérvár - Real Madrid CF (0-3) (1-0)

1981: Ipswich Town - AZ Alkmaar (3-0)
(2-4)

Sakat Taraftar Gol Olunca İyileşti!


İnanılmaz ama gerçek! Burnley-Reading maçı için yeşil sahaya koltuk değnekleriyle gelen taraftar, tuttuğu takım gol atınca koltuk değneklerini atıp, saha kenarında dans etmeye başladı.

İngiltere Premier Ligi'ne yükselecek son takımı belirlemek için Coca Cola Championship'te Play-off heyecanı kıyasıya devam ediyor.

Burnley ile Reading arasında oynanan yarı final ilk maçını saha kenarında koltuk değnekleriyle izleyen bedensel engelli bir Burnley taraftarı, 84.dakikada gelen galibiyet golüyle bir anda kalkıp dans etmeye başladı.

Ancak ilk bakışta bu dans şaşkınlıkla karşılansa da işin içyüzü çok geçmeden anlaşıldı.

Görüntülerde koltuk değnekleriyle dans etmeye başlayan taraftarın, aslında bilet bulamayıp içeriye giren bir Burnley taraftarı olduğu farkedildi.

Burnley kulübünün stat görevlisi derhal bu taraftarı stattan çıkartırken, bedensel engelli taraftarlara ayrılan bölüme bu şekilde girilmesinden utanç duyduğunu belirtti.

Burnley ilk maçı kendi sahasında 1-0 kazanmış, play-off rövanş maçı için avantaj elde etmişti.

İŞTE GOLDEN SONRA TARAFTARIN SEVİNÇ GÖSTERİSİ

Son Uefa Kupası Sahibini Buluyor!

Seneye isim ve format değişikliğine gidecek Uefa Kupası bu akşam 21:45'te son sahibini bulacak. Bu tarihi organizasyona İstanbul şehri olarak bizim ülkemizin ev sahibi olması ve Uefa finalinin ilk ve son kez Asya kıtasında yer alacak bir statta oynanacak olması maçın anlamını daha da arttırıyor.

Benim gönlüm tabi ki Galatasaray'ın son 10 yıldaki en kötü kadrosuna sahip olmasına rağmen 2001 yılında bize çeyrek final başarısı tattıran Lucescu'nun takımı Shaktar Donetsk olacak.

Mesut Özil'in milli takım tercihine bişey diyemeyiz tabi ama dün kü basın toplantısında "eminimki tüm Türkler beni destekleyecektir" açıklaması ne kadar yerini bulur bilemem. Ülke olarak çok duygusal bir millet olduğumuz için ve Mesut'un Türk Milli takımını seçmemesi de ülkemizde kamuoyunu günlerce meşgul ettiği için Mesut'un dediğinin tam tersi bir durum olmazı söz konusu.

Maç öncesi Shaktar'da sadece Hubschmann cezası nedeni ile oynamayacakken, Alman ekibinde daha ciddi sakatlıklar var. Takımın en önemli oyuncusu olan ve Uefa Kupası'nda 7 gol atan Brezilya'lı yıldız Diego cezası nedeni ile yer alamayacak. Bir diğer cezalı isim ise şu sıralar adı sık sık Galatasaray ile anılar Peru'lu golcü David Pizarro.

Lafı çok fazla uzatmayayım ve Uefa Kupaları tarihindeki ilginç bilgileri vererek maç saatini bekleyelim...

AVRUPA KITASI DIŞINDAKİ İLK FİNAL

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nın Asya Kıtası'nda bulunması nedeniyle Werder-Bremen-Shakhtar Donetsk maçı Avrupa Kıtası dışında oynanan ilk UEFA Kupası finali olacak. UEFA Kupası'nın finali, kupa tarihinde ilk kez kıta dışına taşınacak ve Asya kıtasında oynanacak.

2 TAKIMIN DA İLK FİNALİ

İstanbul'daki karşılaşma hem Werder Bremen, hem de Shakhtar Donetsk takımları için de ayrı bir önem taşıyacak. İki takım da, UEFA Kupası'nda ilk finallerine İstanbul'da "UEFA Kupası" adı altında yapılacak son finalle çıkacak.

Werder Bremen, daha önce birer kez Kupa Galipleri Kupası ve UEFA İntertoto Kupası'nda mutlu sona ulaşırken, Shakhtar Donetsk'in ise Avrupa kupalarında bir başarısı bulunmuyor.

UKRAYNA TAKIMI İLK KEZ FİNALDE

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yaşanacak bir başka ilk ise Ukrayna takımının finalde mücadele edecek olması. Shakhtar Donetsk, UEFA Kupası tarihinde ilk kez finale çıkan bir Ukrayna takımı olarak Werder Bremen karşısına çıkacak. Almanlar ise daha önce bu kupada 13 final oynamış ve bunların 6'sını kazanmıştı.

LUCESCU VE MESUT ÖZİL'İN İLK UEFA KUPASI FİNALİ

Türkiye'de Galatasaray ve Beşiktaş'ta görev yapan Rumen teknik direktör Mircea Lucescu, ilk UEFA Kupası finaline Shakhtar Donetsk'in başında, çalıştırdığı takımların ezeli rakibi Fenerbahçe'nin stadında çıkacak. Lucescu'nun yanı sıra Werder Bremen de forma giyen gurbetçi futbolcu Mesut Özil de ilk UEFA Kupası finaline Türkiye'de çıkmış olacak.

İLK GOL GÜNEY AFRİKALI FUTBOLCUDAN

Uluslararası Fuar Şehirleri Kupası adı altında 1955'te başlayan organizasyonun ilk maçı 4 Haziran 1955'te İsviçre'de Charlton ile Basel arasında oynandı. Charlton'ın 5-0 kazandığı bu maçta kupanın ilk golünü de İngiliz takımının Güney Afrikalı oyuncusu Eddie Firmani attı. Turnuvanın ilk "hat-trick"ini yapmayı ise Arsenal'in forveti Cliff Holton başarırken, 1971'de UEFA Kupası adı altında düzenlenen ilk kupayı İngiliz takımı Tottenham müzesine götürdü.

Başlangıçta iki ayaklı finallerle oynanan kupada, 1998'den itibaren tarafsız sahada oynanan tek maçlı finallere dönüldü. Paris'teki Parc des Princes Stadı'nda Inter ve Lazio arasında oynanan bu finali İnter takımı 3-0 kazandı.

EN GOLCÜSÜ LARSSON

UEFA Kupası tarihinin en çok gol atan oyuncusu ise İsveçli Henrik Larsson oldu. Feyenoord, Celtic ve Helsingborg takımlarıyla çıktığı maçlarda attığı toplam 37 golle turnuvanın gelmiş geçmiş en golcü futbolcusu olan İsveçli santrforu, 29 golle Alman Dieter Müller izliyor. İki golcünün ortak özellikleri ise kupayı kazanmayı başaramamış olmaları.

Bu arada eski Trabzonsporlu Şota Arvaladze de Dinamo Tiflis, Trabzonspor, Ajax, Glasgow Rangers ve AZ Alkmar formalarıyla UEFA Kupası'nda toplam 25 gol atarak en golcüler listesinde 3. sırada yer aldı.

KLINSMANN'IN REKORU

Bir sezon içinde en fazla gol atan oyuncular listesinde ise Alman Jürgen Klinsmann ilk sırada yer alıyor. 1995-96 sezonu finalinde Fransa'nın Bordeaux takımını toplamda 5-1'lik averajla yenerek şampiyon olan Bayern Münih'in, o sezon attığı 32 golün 15'ini Klinsmann kaydetti. 1980-81 sezonunda kupayı kazanan Ipswich Town'ın santrforu John Wark ise 14 gol atarak bir sezonda en çok gol atan ikinci oyuncu olarak dikkat çekti.

LUCESCU, 6. TEKNİK DİREKTÖR OLACAK MI?

UEFA Kupası'nı bugüne dek yabancı bir takımın başında kazanan 5 teknik direktör bulunuyor. Ukrayna'nın Shakhtar Donetsk takımının Rumen teknik adamı Mircea Lucescu, ekibinin kupayı kazanması halinde, UEFA Kupası'nda yabancı bir takımın başında şampiyonluğa ulaşmış 6. teknik adam olacak.

Daha önce 1962 ve 1963 yıllarında Valencia'nın başında iki kupa kazanan Arjantinli Alejandro Scopelli'nin açtığı yolu, İskoç Bill Shankly (Liverpool-1973), Hollandalı Huub Stevens (Schalke 04--997), Fransız Gerard Houllier (Liverpool-2001) ve geçen yıl da Hollandalı Dick Advocaat (Zenit St. Petersburg) izlemişti.

EN ÇOK KAZANAN TEKNİK DİREKTÖR TRAPATTONI

UEFA Kupası'nı en çok kazanan teknik direktör 3 kezle İtalyan Giovanni Trapattoni oldu. Trapattoni, Juventus'un başında 1976-77, 1990-91 ve 1992-93 sezonlarında kupayı kazanma başarısı gösterdi. Real Madrid'i çalıştıran İspanyol Juande Ramos ise Sevilla'nın başındayken 2 yıl üst üste (2005-06 ve 2006-07) takımını UEFA Kupası şampiyonu yaptı.

3 KEZ KAZANMIŞ 3 OYUNCU VAR

UEFA Kupası'nı 3 kez kazanmış 3 futbolcu bulunuyor. İngiliz Ray Clemence, İtalyan Giuseppe Bergomi ve Nicola Berti, UEFA Kupası sevincini 3'er kez yaşadılar. Bergomi ve Berti, kupayı 1991, 1994 ve 1998 yıllarında Inter formasıyla kaldırırken, Clemence ise 2 ayrı takımda kupayı kazanma başarısı gösterdi. 1973 ve 1976 yıllarında Liverpool formasıyla şampiyonluğa ulaşan Clemence, 1984 yılında da Tottenham takımıyla kupaya uzandı.

EN ÇOK FORMA GİYEN OYUNCU BERGOMI

UEFA Kupası'nda en çok forma giyen oyuncu ise İtalyanların unutulmaz ismi Giusseppe Bergomi oldu. Bergomi, Inter formasıyla toplam 96 UEFA Kupası maçına çıkarken, Frank Rost, Werder Bremen, Schalke 04 ve Hamburg formalarıyla 76 maçla ikinci, İtalyan kaleci Walter Zenga da 69 maçla üçüncü sırada yer aldı.

5 GOL BİRDEN ATAN FUTBOLCULAR

UEFA Kupası'nda bir maçta 5 gol birden atan 4 futbolcu yer alıyor. 1971-72 sezonunda Eintracht Braunschweig, Glentoran'ı 6-1 yenerken, Ludwig Bründl 5 gol birden atarak tarihe geçti. Bu rekoru daha sonra 15 Eylül 1976'da 12-0 biten Derby County-Finn Harps maçında yine 5 gol atan Derby County takımından Kevin Hector, 1984-85 sezonunda Ajax formasıyla Lüksemburg'un Red Boys Differdange takımına 5 gol atan Marco Van Basten, 1992'de de Napoli'nin Uruguaylı oyuncusu Daniel Fonseca, Valencia'ya 5 gol atarak rekora ortak oldu.

14-0'LIK REKOR

UEFA Kupası'nın en farklı galibiyetini Hollanda'nın Ajax takımı, Lüksemburg'un Red Boys Differdange ekibini 14-0 yenerek elde etti. 1984-85 sezonundaki eşleşmenin Lüksemburg'da oynanan ilk karşılaşması ise 0-0 berabere sona ermişti.

İKİ MAÇTA TOPLAM 21 GOL

Bir başka Hollanda takımı Feyenoord ise kupada bir eşleşmede en çok gol atan ekip olarak rekor kırdı. Feyenoord, 1972-73 sezonunda Lüksemburg takımı olan Rumelange ile yaptığı iki maçta toplam 21 gol atarak kırılması zor bir rekora imza attı. Hollanda ekibi, ilk maçı 9-0, rövanşı da 12-0 kazanarak bir üst tura çıkmayı başardı.

15 KİLOLUK KUPA

Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda kupayı kazanan takımın kaptanı, UEFA'nın ödülleri arasındaki en ağır kupayı kaldıran son kişi olacak. Tam 15 kilogram ağırlığındaki kupanın yüksekliği 65 cm., genişliği 33 cm., derinliği ise 23 cm.

İsviçreli sanatçı Alex W. Diggelman tarafından tasarlanan UEFA Kupası, sarı renkli, mermer bir sütun tabanın üzerine yerleştirilmiş gümüş kaplamalı bir kupa ve ünlü sanatçı Bertoni tarafından Milano'daki atölyelerde yapıldı.

2010 yılında UEFA Kupası'nın adı "UEFA Avrupa Ligi" olarak değiştirileceği için yeni bir kupa tasarlanacak ve UEFA Kupası Şampiyonu olan takımın kaptanı, yeni tasarlanmış olan bu kupayı Hamburg'da kaldıracak.

Turnuva yönetmeliğine göre şampiyon olan her kulüp UEFA Kupası'na sadece bir sene süresince sahip olabildi. Bir yıllık süreç tamamlandıktan sonra ise kazanan takıma, yaklaşık 23 bin Avro değerindeki gerçek kupanın beşte dördü büyüklüğünde, aslına çok benzeyen ve maliyeti 2 bin Avro civarında olan taklit bir kupa verildi.

UEFA Kupası'nı arka arkaya üç kez ya da toplamda beş kez kazanan kulüp, kupanın orijinalini alabilecekti. Ancak bu durum bugüne kadar hiç yaşanmadı. Bu nedenle geçen sezon yönetmelikte yapılan değişikliklerin ardından UEFA Kupası'nın bundan böyle UEFA'da kalmasına ve asıl kupa yerine onunla tamamen aynı büyüklüğe sahip bir kopyasının kulüplere teslim edilmesine karar verildi. Ayrıca gelecek dönemlerde herhangi bir takımın kupayı 3 kez arka arkaya veya toplamda 5 defa kazanması durumunda, bu başarının UEFA tarafından ödüllendirilmesi konusunda uzlaşmaya varıldı.

Muhtelem 11'ler:

Shaktar Donetsk:

Pyatov
Srna
Kucher
Chigrinskiy
Rat
Gai
Duljaj
Ilsinho
Jadson
Fernandinho
Luiz Adriano

Werder Bremen:

Wiese
Fritz
Prodl
Naldo
Boenisch
Frings
Baumann
Niemeyer
Mesut Ozil
Pizarro
Rosenberg

STAT: Şükrü Saracoğlu
HAKEM: Luis Medina Cantalejo
SAAT: 21.45
YAYIN: Show TV

Yedek Kulubesinde Uyuyakaldı!


Daha öncede izinli olduğunu sanarak antrenmana gitmeyen Real Madrid'in Fransız orta saha oyuncusu Julien Faubert bu kez de yedek kulübesinde uyuyakaldı. Real Madrid'in Villarreal'e 3-2 yenildiği maçta forma şansı bulamayan Faubert'in kulübede uyuyakalması Real taraftarlarını çileden çıkarttı.

Maç boyunca Drenthe ile şakalaşan Faubert, Drenthe'nin oyuna girmesiyle beraber meşgul olacağı birşey kalmayınca gözlerini kapayarak hayaller alemine işte böyle daldı...

16.05.2009

Şampiyon Manchester United

Bu öğlen Old Trafford stadında Manchester United, Arsenal'i konuk etti. Hafta içinde oynadığı maçta Wigan'a karşı son dakika golü ile galibiyet alan Kırmızı - Şeytanlar hem maç eksiğini tamamlamış oldu, hemde Liverpool ile puan farkını son 2 haftaya girilirken 6'ya yükseltti.

1 puan bile alması durumunda şampiyonluğu garantileyecek olan Manu, maçta da çok fazla yüklenmedi ve aradığı 1 puanı alarak üstüste 3. kez şampiyon oldu. Toplam da 18. kez lig şampiyonluğunu kazanan Manu, Liverpool'u bu alanda yakalamış oldu.

Ferguson'un bir kaç ay önce yaptığı, "Şampiyonluk sayısında Liverpool'u geçersek, emekliye ayrılacağım" sözü gelecek sezon olası bir şampiyonlukta görevinden ayrılmasını sağlarmı bilinmez ama görünen o ki 23. senesini geçirdiği Manu'da hala ilk günkü heyecanı ile görev yapıyor.

Bu arada geçtiğimiz günlerde Manchester'a gelen dünya rekortmeni atlet Usain Bolt, maçı da tribünden izleyenler arasındaydı. Koyu bir Manu taraftarı olan (benim gibi), Bolt, sahaya inerek futbolcularla kupa gösterisinde yer almasa da bir önceki gün kupayı havaya kaldırma onuruna erişmiş.

Bu arada Cristino Ronaldo'nun annesi de maç sonu kutlamalarda yer almış. İnsan bir an düşünüyor. Ronaldo'nun annesi 2 sene önce oğlum Real Madrid'e transfer olmadan ölürsem gözüm açık gider diye. Resmen Manu'da koparcaktı 2008'in en iyi futbolcusunu...
Related Posts with Thumbnails