28.11.2009

Hafta Sonu Futbol


28 Kasım Cumartesi

14:45 Aberdeen-Rangers / Futbol Smart
16:30 W.Bremen-Wolfsburg / TRT 3
17:00 Celtic-St.Mirren / Futbol Smart
17:00 Portsmouth-M.United / Spormax
19:30 Aston Villa-Tottenham / Spormax
20:00 Fenerbahçe-Kasımpaşa / Lig TV
20:00 Paris SG-Auxerre / Kanal A
21:00 Genoa-Sampdoria / NTV Spor
22:00 Lens-Marsilya / Kanal A
23:00 Sevilla-Malaga / NTV

29 Kasım Pazar

13:30 Vitesse-Ajax / Futbol Smart
13:30 Ç.Rizespor-Karşıyaka / D Spor
15:30 Everton-Liverpool / Spormax
16:00 İnter-Fiorentina / NTV Spor

16:00 Trabzonspor-Eskişehirspor / Lig TV
16:30 Leverkusen-Stuttgart / TRT 3
18:00 Nancy-Bordeaux / Kanal A
18:00 Arsenal-Chelsea / Spormax

18:30 Hannover-Bayern Münih / TRT 3
20:00 Barcelona-Real Madrid / NTV
20:00 Sivasspor-Beşiktaş / Lig TV
21:00 Corinthians-Flamengo / Spormax
21:45 Catania-Milan / NTV Spor
22:00 Lyon-Rennes / Kanal A

26.11.2009

Kurban Bayram'ı da 'Futbol Bayramı' Olacak!

Bu seneki Ramazan Bayramı hafta sonuna denk gelmiş ve o hafta sonunda Avrupa'nın çeşitli liglerinden birbirinden güzel 4 maç oynanmış ve bayram adeta bir futbol bayramı olmuştu.

19 Eylül'de de 'Bu Maçları Kaçırmayın' uyarısı ile blogumda yazmıştım bu 4 maçı;

Barcelona-Atletico Madrid, Manchester United-Manchester City, Chelsea-Tottenham ve Roma-Fiorentina. Bu 4 maçta toplam 21 gol olmuş ve hepsini izlediğimizde futbola doymuştuk.

Bu sefer Kurban Bayramı geldi çattı ve bu 4 günlük bayramın 2 günü hafta sonuna denk geldi. Ve ne tesadüftür ki bu bayramıda 'futbol bayramı' olarak geçireceğiz. Birbirinden zevkli ve heyecanlı yine 4 maç Kurban Bayramı'nda bizleri bekliyor. Maçların tamamının derbi olması ise olaya farklı bir heyecan katıyor.

Hafta sonu tüm gözler tabiki öncelikli olarak El Classico'da olucak. Geçen sezon Bernabeu'daki 6-2'lik sonuçla derbinin ismi 'El Hezimeto' olarak değişmişti. Bu sefer maç Nou Camp'ta. Uzun süren sakatlığından sonra C.Ronaldo sahalara döndü. İspanya'nın en önemli maçı öncesi Real Madrid, Katalan ekibinin 1 puan önünde.

Haftanın bir diğer önemli mücadelesi ise Merseyside derbisi olan Everton - Liverpool maçı olacak. Her ne kadar bu sezon iki takım da hayal kırıklığı yaratsa da, Liverpool bu maç öncesinde Devler Ligi'nden elenmenin şokunu yaşasa da geçmişi itibarı ile Ada'nın en önemli derbi maçlarından biri. Bu maç öncesinde Everton 15, Liverpool da 20 puanla zirvenin epey uzağında yer alıyor.

Arsenal ile Chelsea arasında oynanacak Londra derbisi ise zirveyi çok yakından ilgilendirecek bir maç olucak. Son yıllarda şampiyonluk yarışına erkan havlu aran Arsenal bu sezona çok iyi bir giriş yaptı. 13 maçta 36 gol atarak ligin en golcü takımı olan Wenger'in öğrencileri 33 puanlı Chelsea'nin 8 puan gerisinde yer alsa da ligde 1 maçı eksik.

İtalya'nın en önemli derbilerinden biri olan "Derby Della Lanterna" diğer bir deyişle Cenova derbisi de Kurban Bayramı'nda oynanacak. Futbolundan ziyade şiddeti ile ön plana çıkan bu derbi her iki takımında ortak kullandığı Luigi Ferrais stadında oynanacak. İki takımın arasındaki en son maçı Genoa 3-1 kazanmış ve maçta 3 kırmızı kart çıkmıştı.

28 Kasım Cumartesi:

21.45: Genoa - Sampdoria (NTV SPOR)

29 Kasım Pazar:


15.30:
Everton - Liverpool (SPORMAX)

18.00:
Arsenal - Chelsea (SPORMAX)

21.45: Barcelona - Real Madrid (NTV)

Old Trafford'ta Yeniden Tarih Yazıldı!

Tello'nun 20. dakikada attığı golden zaten bu maçın farkı olacağı belliydi.

1993'te, İngilizlerin tarihi fark beklediği ancak 3-3 biten Manchester United - Galatasaray maçında Arif'in bu statta attığı gol ve 1996 yılında da Bolic'in Kırmızı-Şeytanların iç sahadaki 40 yıllık yenilmezliğine son veren golün bir benzeri gibi geldi Şilili yıldızın attığı gol bana.

Maçtan önce CSKA Moskova'nın 1-0 geriden gelerek Wolfsburg'u Rusya'da 2-1 yenmesi Beşiktaş'ın grubu 3. sıraa bitirme umutlarını da neredeyse bitirmişti. CSKA'nın 6 puan gerisine düşen Kara-Kartal bir mucizeyi gerçekleştirip deplasmanda Manchester United'ı yenemezse grubu sonuncu bitirmeyi garantileyecekti.

Yazının başında da belirttiğim gibi Tello'nun attığı inanılmaz gol, ve maçın uzatma dakikalarında Rüştü'nün kalesinde panterleşmesi ve birbirinden kritik 3 kurtarış yapması bu mucizenin gerçekleşmesini sağladı.

Maçtan önce yapılan basın toplantısında Mustafa Denizli, "M.United'ı deplasmanda yenmek istiyoruz ve böyle bir zaferin ülke tarihinde yer alması beni mutlu eder" demişti.

Beşiktaş'ın 1-0'lık zaferi ile Manchester United'ın Şampiyonlar Ligi maçlarında 23 maçlık Old Trafford'ta yenilmezlik serisi de sona ermiş oldu.

Belki Manchester United maça genç ağırlıklı bir kadro ile çıktı. Rooney, Nani, Valencia, Ferindand, Giggs, Scholes, Berbatov, Van Der Sar kadroda yoktu. Ama şunu unutmamak gerekir ki tarih hangi takımın hangi kadro ile çıktığını değil maçın sonucunu yazar.

Galatasaray'ın Manchester'da 2-0 geriden gelip 3-2 öne geçtiği ve sonunda 3-3 berabere kalmasın, Fenerbahçe'nin M.United'ı Old Trafford'ta 1-0 yenmesini ya da Beşiktaş'ın 2003'te Londra'da Chelsea'yi 2-0 yenmesini yazdığı gibi.

24.11.2009

Premier Lig Tarihinin En Farklı Skorlu 10 Maçı!

İngiltere'de Pazar günü herkes Tottenham'ın Wigan'ı 9-1 yendiği tarihi maçı konuşurken 'Skysports' sitesi de Premier Lig tarihinde alınan en farklı skorlu 10 maçı derlemiş.

Manchester United, birer kez 9,8 ve 7 gollü galibiyetler alarak bu listede 3 maçla yer alırken, Arsenal 2005 yılında aldığı 7 gollü galibiyetler ile listeye 2 maçını sokmuş.

S.Wednesday takımı da bu 10 maçlık listeye 2 kez yenilen taraf olarak girmiş. N.Forrest 2 kez yenilen ve 1 kez yenen taraf olarak listede yer alırken, M.Boro'da 1 kez yenilen 1 kez de yenen taraf olarak listeye adını yazdırmış.

İŞTE PREMIER LİG TARİHİNİN EN FARKLI SKORLU MAÇLARI!

1 - Manchester United 9-0 Ipswich Town (1995)

2- Tottenham Hotspur 9-1 Wigan Athletic (2009)

3 - Newcastle United 8-0 Sheffield Wednesday (1999)

4 - Nottingham Forrest 1-8 Manchester United (1999)

5 - Middlesbrough 8-1 Manchester City (2008)

6 - Arsenal 7-0 Middlesbrough (2005)

7 - Manchester United 7-0 Barnsley (1997)

8 - Arsenal 7-0 Everton (2005)

9 - Sheffield Wednesday 1-7 Nottingham Forrest (1995)

10 - Blackbrun Rovers 7-0 Nottingham Forrest (1995)



Maç İçinde Hayvan Sevgisinin Cezası: Sarı Kart

Hırvatistan 1. liginde Sibenik ile Medjimurje Cakovec arasında oynanan ve ev sahibi ekibin 1-0 kazandığı maçta rakip takımın kalecisin başına gelenler maçın önüne geçmiş.

Medjimurje Cakovec kalecisi Ivan Banovic, maçın 20. dakikasında sahaya giren kediyi yakalayarak, skorbordun yakınlarında güvenli bir yere taşımış. Sahaya geri döndüğünde ise kötü bir sürprizle karşılaşmış.

Tek amacı oyunun devamını sağlamak ve kediye yardımcı olmak olan Banovic, kendisinden izin almadan oyun alanını terk ettiği gerekçesiyle hakem Mark Matoc tarafından sarı kartla cezalandırılmış. Hakemin kartı Banovic oyuna döner dönmez değil de ancak Sibenikli oyuncuların protestoları sonucunda çıkarması ise Medjimurje'li teknik kadro ve yöneticilerin tepkisini çekmiş.

Rakip kalecinin haksız yere kart gördüğünü ve hakemin anlayış göstermediğini düşünen Sibenikli taraftarlar bile bu karara sert tepki gösterip, hakeme hakaretlerde bulunmuş.







Böyle Gol Yenir Mi?

Belçika Ligi'nde hafta sonu oynanan maçlarda lider Anderlecht, ligin son sırasında yer alan Roeselare'yi konuk ediyor.

Ev sahibi ekip beklenildiği gibi maçı çok rahat bir şekilde kazanıyor. İlk 45 dakika da 3 gol bulan Anderlecht maçı da 3-1 kazanarak Club Brugge'in yenildiği haftada puan farkını 5'e yükselterek liderliğini sürdürüyor.

Ligde 15 hafta sonunda toplam 34 gol yiyerek açık ara Belçika Jupiler Ligi'nin en çok gol yiyen takımı olan Roeselare'nin kalecisi Sierens'in bu maçta yediği 2. gol ise muhtemelen kariyerinde yediği en kötü gol.

Biz futbolseverler için ise dünyanın en komik gollerinden biri :))

İŞTE O GOL!

Tottenham 9-1 Wigan (Tamamen Gerçek!)


Haftasonu derbi yoğunluğu, Cumartesi iş çıkışında Sky Türk'te canlı yayına gitme ve sonrasında Haydarpaşa'da sabahlayarak arkadaşlarla Kocaeli'ye gitmenin ardından Pazar akşamı 22.00'da kendimi eve zar zor attım. Haliyle de hafta sonu özellikle de Pazar günü futbolda ne oldu ne bitti bilmiyordum.

Pazartesi sabahı işe gelince ise yukarıda resimde görülen skor ile karşı karşıya kaldım. İlk başta inanamadım, bir Premier Lig maçında böyle skor olur mu dedim. İşin ilginci maçın ilk yarısı da 1-0 Tottenham lehine bitmiş.

Yani ikinci 45 dakika da Tottenham tam 8 gol atmış. Aslında bu gollerin dakikalarını daha da daraltırsak; (gollerin atıldığı dakikalara bakarak hesap yapalım) Tottenham 25 dakikaya sığdırmış 8 golü.

51 ile 69. dakikalar arasında ev sahibi ekip 5 gol kaydetmiş. 87. dakika dahil olmak üzere maçın sonuna kadar 3 gol daha sıkıştırmışlar. Bir dönem Liverpool'un kalesini de koruyan Kirkland ise yediği 9 golü ömrünün sonuna kadar unutamayacak belli ki. Burdan skor 6-1 olduktan sonra Kirkland-Pollit değişikliği yapmayan Robert Martinez'i de kınadığımı belirtmek isterim.

Bu maçta 5 gol kaydeden ve Premier Lig tarihinde bunu başaran 3. oyuncu (Diğer ikisi Andrew Cole ve Alen Shearer) olan Defoe, 11 gole ulaşarak 10 gollü Torres'in önünde gol krallığında zirveye yükseldi.

21.11.2009

Premier Lig Tarihi'ne Damga Vuran 10 Genç Oyuncu!

Dailymail'in futbol uzmanları, Premier Lig tarihine damga vurmuş genç oyuncuları belirlemiş.

50 kişilik listede Liverpool ve Manchester United damgası vursa da Alex Ferguson'un elinin altından geçen oyuncuların birçoğu ilk geldiklerinde yıldız adayı iken şu anda dünyanın sayılı oyuncularından oldu.

Arsene Wenger'in de hakkını yemeyelim. Onun da hiç kimsenin bilmediği oyuncuları bulup, yıldız adayı olarak kamuoyuna sunduğunu ve şu anda bu gençlerle yoluna mükemmel bir şekilde devam etmesi de göz ardı edilemez.

Resimlerin tamamen gerçek olduğunu dipnot olarak vererek bu listenin ilk 10'unu verelim:

1. Wayne Rooney / Everton - 2002 (16 yaşındayken)

2. Michael Owen / Liverpool - 1998 (18 yaşındayken)

3. Ryan Giggs / Manchester United - 1992 (18 yaşındayken)

4. Robbie Fowler / Liverpool - 1993 (18 yaşındayken)

5. Cesc Fabregas / Arsenal - 2003 (17 yaşındayken)

6. Cristiano Ronaldo / Manchester United - 2003 (18 yaşındayken)

7. Rio Ferdinand / West Ham United - 1997 (19 yaşındayken)

8. Joe Cole / West Ham United - 1998 (17 yaşındayken)

9. Nicolas Anelka - Arsenal - 1996 (17 yaşındayken)

10. Alan Smith / Leeds United - 1998 (18 yaşındayken)

20.11.2009

Slovenya Başbakanı Sözünü Tuttu!

"Eğer milli takım Dünya Kupası'na katılırsa, tüm futbolcuların kramponlarını temizleyeceğim" demişti Slovenya Başbakanı Borut Pahor. Muhtemelen ülkesinin Rusya karşısında otoriteler gibi pek şansının olmadığını düşünmüş ve espri ile karışık böyle bir açıklama yapmıştı.

Play-off eşleşmelerinde en büyük sürprizi gerçekleştiren Slovenya, Hiddink'in çalıştırdığı Rusya'yı deplasman golü ile geçereken herkesin aklına Pahor'un verdiği söz gelmişti.

İşin espri boyutunu bir kenara bırakınca bu olayın olacağını pek sanmıyordum. Olsa bile temsili olarak bir temizleme olacağını düşünüyordum. Ancak Slovenya Başbakanı'nın yaptığı şu açıklama ile ne kadar sözünün eri olduğunu gördük.

"Bu gerçekten ilginç bir durum. Verdiğim sözü yerime getirmeyeceğimi düşünenleri yanılttım ve oyuncuların kramponlarını temizledim. Ancak itiraf etmeliyim ki bu doğru dürüst bir temizlik olmadı"


Fransa'dan Nefret Ediyoruz Ama Henry'den Asla...


Önceki gece oynanan play-off rövanş maçında Fransa'nın İrlanda Cumhuriyeti'ni tartışmalı bir golle elediğini 'Tanrının değil Henry'nin eli' postunda vermiştik.

Maçtan sonra açıklama yapan Fransız yıldız Gallas'a verdiği asisti eli ile yaptığını itiraf etmiş ama hakem olmadığım için yapacağım birşey yok demişti.

Bugün ise yabancı basında görüğüm resimler ile Henry'e olan hayranlığım bir kat daha arttı.

Nou Camp Stadı'nın önüne 'Özür Diliyorum' başlığı ile bir pankart yaptıran Henry tüm İrlanda halkından özür dilemiş. Bu şekilde İrlanda'yı eleyerek Dünya Kupası finallerine gittiğikleri için üzgün olduğunu belirtmiş.

Ayrıca bugün ajanslara geçen açıklamasında Barcelona'nın Fransız golcüsü şu ifadeleri kullanarak Fransa'dan nefret etmeye başlayan İrlandalıların muhtemelen gönlünü de aldı;

"Bu durumdan oldukça utanıyorum. Tabi ki en adaletli çözüm bu maçın tekrar oynanmasıdır. Ancak durumun kontrolü bende değil. Biz kazandık ama İrlanda için gerçekten çok üzgünüm. Onlar, fazlasıyla Güney Afrika'da olmayı hak ettiler"


En Pahalı 10 Genç Futbolcu!

'Futbolfinans' isimli bir site Avrupa'da oynayan 21 yaş ve altındaki genç futbolcuların tahmini bonservis bedellerini değerlendirerek ve en pahalı 10 futbolcuyu belirlemiş.

İŞTE AVRUPA'NIN EN PAHALI 10 GENÇ YILDIZI!

1- Sergio Agüero / Atletico Madrid - 50 milyon euro

2 - Karim Benzema / Real Madrid - 40 milyon euro


3 - Gonzalo Higuain / Real Madrid - 30 milyon euro


4 - Alexandre Pato / Milan - 30 milyon euro

5 - Mario Balotelli / Inter Milan - 30 milyon euro


6 - Theo Walcott / Arsenal - 25 milyon euro

7 - Stevan Jovetic / Fiorentina - 25 milyon euro

8 - Juan Mata / Valencia - 25 milyon euro

9 - Angel Di Maria / Benfica - 20 milyon euro

10 - Miralem Sulejmani / Ajax - 15 milyon euro

Hafta Sonu Futbol

20 Kasım Cuma

22:00 Marsilya-Paris Saint Germain / Kanal A

21 Kasım Cumartesi

12:00 Rubin Kazan-Zenit / Spormax
12:00 Spartak Moskova-CSKA Moskova /
13:00 Orduspor-Kocaelispor / D Spor
14:45 Liverpool-Manchester City / Spormax
16:00 Gaziantepspor-Bursaspor / Lig TV
16:30 Friburg-Werder Bremen / TRT 3
17:00 Rangers-Kilmarnock / Euro Futbol
17:00 Chelsea-Wolves / Spormax
19:00 Bologna-İnter / NTV Spor
19:20 İpswich-Sheffield Wed. / Futbol Smart
19:30 Manchester United-Everton / Spormax
20:00 Grenoble-Lyon / Kanal A
20:00 Beşiktaş-Fenerbahçe / Lig TV
21:00 Real Madrid-Santander / NTV
21:45 Twente-Vitesse / Futbol Smart
22:00 Auxerre-Monaco / Kanal A
23:00 At.Bilbao-Barcelona / NTV Spor

22 Kasım Pazar

13:30 Konyaspor-Boluspor / D Spor
14:30 Dundee United-Celtic / Euro Futbol
15:30 Bolton-Blackburn / Spormax
15:30 Ajax-Heerenveen / Futbol Smart
16:00 Milan AC-Cagliari / NTV Spor
16:00 Kasımpaşa-Trabzonspor / Lig TV
16:30 Bayern Münih-Leverkusen / TRT 3
18:00 Saint Etienne-Lorient / Kanal A
18:00 Stoke-Portsmouth / Spormax
18:30 Hamburg-Bochum / TRT 3
20:00 Galatasaray-Manisaspor / Lig TV
21:00 Botafogo-Sao Paulo / Spormax
21:45 Juventus-Udinese / NTV Spor
22:00 Montpellier-Lille / Kanal A

Maracana Meydan Muharebesi!

Libertadores Kupası, Güney Amerika kıtasının nasıl Şampiyonlar Ligi ise, Copa Sudamericana da o kıtanın Uefa Kupası statüsünde.

Önceki akşam bu kupada oynanan yarı final maçında Brezilya temsilcisi Fluminense, Paraguay temsilcisi Cerro Porteno ile karşılaşıyor. İlk maçı deplasmanda 1-0 kazanan Brezilya ekibi, kendi sahasındaki rövanş maçını da 2-1 kazanarak adını finale yazdırıyor.

Maçın bitiş düdüğü ile 1. Maracana Meydan Muharebesi başlıyor...




Tanrının Değil, Henry'nin Eli!

Dün gece oynanan play-off maçlarında Fransa, İrlanda Cumhuriyeti karşısında soğuk terler dökerken, Gallas'ın 102. dakika da Henry'nin yaptığı asistle bulduğu gol Domenech'in öğrencilerini Dünya Kupası'na taşıdı.

Ama Henry'nin eli ile yaptığı asist başta İrlanda Cumhuriyeti almak üzere tüm futbol kamuoyunu karıştırdı.

İrlanda Cumhuriyeti, FIFA'ya maçın tekrarının oynanması için başvursada FIFA, "Maç içindeki kararları hakem verir ve tek yetkili o dur" gereçkesi ile reddetti.

Videodan da görüldüğü üzere topu bariz şekilde eli ile alan Henry'de yaptığı hareketi inkar etmedi. Tüm futbolseverlerin sevdiği Henry'ye bu hareketi yakışmazken umarız üzerine yapışmaz. Fransız oyuncunun bu olay ile ilgili yaptığı açıklama ise şöyle olmuş;

"Dürüst olmak gerekirse, topu elle kontrol ettim. Ben hakem değilim ve bundan sonra yapabileceğim bir şey yok"


Related Posts with Thumbnails