1.10.2009

Ten Cate Kameramana Saldırdı!


Uefa Avrupa Ligi'nde Galatasaray'ında bulunduğu F grubunda mücadele eden Panathinaikos, gruptaki 2. maçını oynamak için dün akşam Bükreş'e geldi.

2 hafta önce Yunanistan'da oynanan Panathinaikos - G.Saray maçı öncesindeki basın toplantısında şaka yoluyla eski hocası Rijkaard'a "Bizi yenerseniz seni öldürürüm" diyerek dikkatleri üzerine çıkan Yoncaların hocası Bükreş deplasmanında da gündeme gelmeyi başardı.

Bükreş Henri Coanda havaalanında sigara içerken kendisini çeken Romen PRO TV kameramanın üzerine yürüyerek çekimi durdurmasını söyledi. Hollandalı hoca kameramanın kendisini çekmeye devam etmesi üzerine sert bir hareketle kameya vururken, kamera basın mensubunun yüzüne çarptı.

Akşam maç öncesinde düzenlenen basın toplantısında bu konuya da değinen Ten Cate,
herkesin işine saygı duyduğunu hatırlatarak şu açıklamayı yapmış:

"Sigara gibi kötü bir alışkanlığım var; bu nedenle dışarı çıktım. Ancak bu arkadaşınız ısrarla beni çekmek istedi. Ben ekranda insanlara ve çocuklara kötü örnek olmamak için tepki gösterdim. O çekmeye devam edince elimle kamerasını ittim."

Dipnot: Düzenlenen basın toplantısına kameraman boksör kaskıyla girmek istemiş ancak Uefa yetkilileri izin vermeyince içeri girememiş.

Futbol Teröristleri Hakemi Hastanelik Etti!

Guetemala'da oynanan maç hakemler için adeta bir kabusa döndü.

Universidad San Carlos ve Heredia arasında oynanan karşılaşmada maç 1-0 devam ederken hakem Universidad San Carlos adına penaltı atışı kararı verdi. Bu karardan sonra homurdanan taraftarlar, maç 1-1 bittikten sonra adeta çileden çıktı.

Yüzü maskeli ve ellerinde bıçak ve sopalar olan holiganlar hakemlere saldırmaya başladı. Güvenlik güçleri ve futbolcular araya girene kadar hakemler feci şekilde darp edildi. Olaydan sonra ağır yaralı hakemler hastaneye kaldırıldı.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER!

25 Metreden Röveşata Golü!


Futbol içinde belkide izlenilesi en güzel gollerden biridir röveşata golleri. Hatta 1.si bile diyebiliriz bu tarz goller için.

Canlı olarak bu tarzda golü en son 2 gün önce gittiğim "Devler Ligi" maçında Tanju'nun ayağından izlemiştim. Ama bu gol alıştığımız gibi ceza sahası içinden gerçekleşmişti.

Arjantin Ligi'nde ise atılan bir röveşata golü benzerlerine rastlanmayacak derecede güzel bir röveşata golüymüş.

Arjantin Apertura Ligi 6. hafta maçında (Açılış ligi bu oluyordu sanırım. Hala açılış ligi hangisi, kapanış ligi hangisi karıştıyorum) 2. sıradaki Velez Sarsfield, 1 puan ile ligin son sırasında yer alan Huracan'ı konuk etti. Maçı ev sahibi ekip 2-0 kazanırken gollerin ikisinde de imzası olan Jonathan Cristaldo özellikle attığı 2. gol ile maça damgasını vurdu.

75. dakika da gelişen bir Velez atağında, ceza sahası dışında top önünde seken Cristaldo harika bir rövoşata golü ile skoru 2-0'a getirdi.

İŞTE O MÜTHİŞ GOL!


30.09.2009

"Devler Ligi" İlk Gün İzlenimlerim!

Dün gece yazdığım postta bu organizasyonun tanıtımını ve kurallarını belirtmiştim. Bugünde izin günüm olması nedeni ile maçları gideyimde yerinde takip edeyim dedim ve Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu'na doğru yol aldım.

Keita-Youla şeklinde bir ilişkimiz olan arkadaşım Gökhan ile beraber saat 6.15'te 4.Levent'te buluştuk. O yöne giden ilk otobüse bindik binmesine ama tam mesai saati çıkışı olması sebebi ile balık istifi şeklinde gittik Darüşşafaka'ya.

Ücret ile ilgili herhangi bir bilgi daha önceden belirtilmediği için girişte ne kadar ücret verileceğini bilmiyorduk. Neyse ki girişler ücretsizmiş. Salona girer girmez gördüğüm manzara beni şaşırttı. Geçen sene basketbol maçları izlediğim salonun ortası tamamen çim saha ile kaplanmıştı.

Daha önceden duyurulan ilk maç Hakan Ünsal'ın takımı ile Boliç'in takımı oynayacağı yönündeydi ama gittiğimizde baktık ki fikstürde bir değişiklik olmuş ve Hooijdonk'un takımı ile Sergen'in takımı karş karşıya geliyormuş. İlk maçın başlama saati de 7 yerine 8'e alınmış.

Saat 7.15 gibi 2 takımda ısınmak için salon ortasına geldi. Salonda Beşiktaş taraftarlarının fazlalığı dikkat çekiyordu. Takımlar ısınırkende normal olarak en büyük ilgi Sergen'e gösterildi. Kaan Dobra ve Mustafa Doğan'da dikkat çekiyordu. (Maçtan 1 gün önceki kadroda isimleri olmasına rağmen Recep ile Gökhan yoktu). Diğer taraftada gözler Hooijdonk'un üzerindeydi.

Maça Sergen'in takımı hızlı başladı. Daha önceki listede olmayan Oktay'ın maçın başında attığı gol takımını 1-0 öne geçirdi. Sergen'in 2. dakika da sağ ayağına geldiği için kaçırdığı vuruş ise klasına yakışmadı. İlk 15 dakikayı Sergen'in takımı 1-0 önde kapattı.

2. yarı da ise sahneye Van Hooijdonk ile Hakan Tecimer çıktı. Hooijdonk'un 2 gol 2 asist ile oynadığı bu devrede Hakan Tecimer'de 3 gol kaydetti. Bu ismi yaşım yetmediği için ilk defa duyuyordum. Özellikla 2. yarıda sağ kanattan yaptırdığı bindirmeler ile Sergen'in takımının defansını adeta dağıttı. Eve gelince internetten araştırdığımda bu abimizin Fenerbahçe'nin 103 golle şampiyon olan takımında kadroda olduğunu ve 1988-1995 arasında Sarı-lacivertli formayı giydiğini öğrenmiş oldum.

Skor 6-2 olduktan sonra Sergen'in takımı 2 gol bularak taraftarlarını ümitlendirse de maç 7-4 sona erdi ve maça iyi başlayan ve ilk yarıdada daha iyi bir oyun sergileyen Sergen'in takımı turnuvaya kötü başlangıç yaptı.

Turnuvanın 2. maçında ise Tanju Çolak'ın takımı, Pascal Nouma'nın takımı ile karşı karşıya geldi. Nouma'nın ısınmak için sahaya indiği zaman tribünlerde olan coşkuyu anlatmama gerek yok sanırım. Onun da Beşiktaş taraftarının verdiği tezahüratlara karşılık vermesi ile Ayhan Şahenk Spor Salonu, İsmet İnönü Stadından farksız bir atmosfere büründü.

Henüz maçın ilk 5 dakikasında 2 gol birden kaydeden Tanju Çolak'ın kafayla attığı 2. gol muazzamdı. Ergün'ün yaptığı ortada harikaydı tabi. Tanju 2 gol ile maçın başında coşsada 10 dakika dolmadan oyundan çıktı. Oyuncu değişiklikleri basketboldaki gibi olduğu için biraz dinlenmek istemişte olabilir. Soner ve Taner'in attığı goller ile Tanju'nun takımı devreyi de 4-0 önde kapattı.

2. yarının başında Nouma attığı gol ile takımın maça hızlı başlamasını sağladı. Skor 4-1'e gelsede maçın yaklaşık 10 dakikalık kısmında 2 takımda gol atamyı başaramadı. Maçın sonlarına gelindiğinde ise Tanju'nun takımı önce Tayfun ile skoru 5-1'e getirdi. Maçım son saniyelerinde ise orta sahanın sağ kanadından yapılan ortada (Mert Korkmaz'dı sanırım ortayı yapan) Tanju'nun muhteşem rövoşata golü maçın skorunu belirledi: 6-1

Tanju'nun takımında kalede yer alan Hayrettin ile Nouma'nın takımında yer alan Ali Eren, eski günlerinden kalmayacak bir performans sergiledi. Ali Eren'i canlı izlemesi ayrı bir keyifmiş gerçekten. Ama beni maçta en çok güldüren Hayrettin'in maç boyu hareketleri oldu. Diğer takımdaki futbolculara çalım atarken kaptırdığı goller, kaleden kaleye şut çekmesi ve diğer komik hareketler. Bir serbest vuruşta da maçları yöneten Erman hocaya şöyle bir bağırışı vardıki tüm salon koptu. "Erman hocam tek vuruş mu?" :))

Ergün Penbe'nin oyunu ise beni gerçekten büyüledi bu akşam. Şu anda al G.Saray'a koy hatasız oynar. Yıllar önce G.Saray'da nasıl oynadıysa bugünde öyle oynadı. Her zaman topu garanti yere verdi riske girmedi gösteri maçı gibi bir maç olsada. Her zamanki gibi uzaktan çektiği muazzam şutlardan bizi mahrum bırakmadı. Nouma'nın takımında da Bayram etkiliydi baya. Ama diğerleri pek ayak uyduramadı.

29.09.2009

Efsane Futbolcular "Devler Ligi"nde Buluşuyor!

Geçtiğimiz Cuma günü şirkete gönderilen Basın Bülteni'nde detaylı olarak anlatılmamıştı bu konu.

Yanlış olmasın ama katılımcılar arasında Acun Ilıcalı da yoktu bültende. Rıdvan Dilmen, Tanju ve Sergen'in katılacağını görmüştüm ama hem klasik bir seminerdir diye hem de benim yerime bakacak biri bulamamdan ötürü Beşiktaş'taki Four Seasons Otelindeki tanıtım toplantısına gidemedim.

Öğlene doğru işe gelirken Lig Radyo'da duymaya başladım tanıtımı. Başını kaçırdığım için anlamaya çalışsam ne olduğunu da işe gidip televizyonda Lig Tv'yi açana kadar sadece Türkiye'de futbol oynamış ve efsaneleşmiş futbolcuların 6 tane takım kurarak bir lig oluşturduğunu anlayabildim.

Gün içerisinde konuya daha detaylı hakim olduk tabi. Sergen Yalçın, Pascal Nouma, Tanju Çolak, Pierre Van Hooijdonk, Elvir Boliç ve Hakan Ünsal'ın kaptanlığını yapacağı 6 takım, Acun Ilıcalı'nın projesi ile gerçekleşen "Devler Ligi" organizasyonda 13 hafta sürecek ve sonunda 1 Milyon TL ödülün olduğu bir ligde buluşuyorlar.

Turnuvanın formatıda biraz ilginç olmuş. İlk olarak 6 takım birbirleri ile lig mücadelesi yapıyor 5 haftalık süreçte. Puan durumunda son 2 sırada bulan takım play-off maçı yapıyor ve bir takım eleniyor. Sonra kalan 5 takım yine lig usülü ile 4 maç yapıyor ve yine son 2 takımdan biri gidiyor play-off maçı ile. Bu şekilde devam ede ede şampiyon belirleniyor.

Rıdvan Dilmen'in müzmin sakatlığı ile yorumcu olarak katılacağı turnuvada hakem ise Erman Toroğlu.

Turnuvada yer alacak takımların kadrosu ise şu şekilde:

Sergen Yalçın'ın takımı:
Gökhan Keskin, Recep Çetin, Ömer Gülen, Kaan Dobra, Sait Cemre Özbalkan, Hakan Yurtvermez, Erkan Avseren, Çetin Kahraman.

Pascal Nouma'nın takımı: Zafer Öğer, Rahim Zafer, Fikret Demirer, Zeki Önatlı, Bayram Bektaş, Tayfur Havutçu, Yusuf Tokaç, Metin Uzun.

Tanju Çolak'ın takımı: Hayrettin Demirbaş, Ergün Penbe, Osman Akyol, Mert Korkmaz, Tayfun Hut, Soner Tolungüç, Hamza Hamzaoğlu, Taner Alpak.

Hakan Ünsal'ın takımı: Ahmet Bulut, Bekir Gür, Ümit Davala, Vedat İnceefe, Ahmet Yıldırım, Uğur Tütüneker, Saffet Akyüz, Mehmet Gönülaçar.

Pierre Van Hooijdonk'un takımı: Nurettin Yıldız, Taygun Erdem, Semih Yuvakuran, Hakan Tecimer, İlker Yağcıoğlu, Sercan Görgülü, Elvir Baliç, Şenol Ustaömer.

Elvir Boliç'in takımı: Yaşar Duran, Saffet Akbaş, Cem Pamiroğlu, Saffet Sancaklı, Atilla Güneş, Kemalettin Şentürk, Zafer Tüzün, Tarık Daşgün.

İlk maçlar 29 Eylül Salı günü saat 19.00'da oynanacak. Darüşşafaka Ayhan Şahenk Spor Salonu'ndaki çim sahalarda oynanacak ilk hafta maçlarında fiksür şu şekilde olmuş.

Hakan Ünsal'ın takımı - Elvir Boliç'in takımı

Tanju'nun takımı - Nouma'nın takımı

Van Hooijdonk'un takımı - Sergen'in takımı

İlk hafta maçlarına izin günümde olması dolayısı ile katılmayı düşünüyorum. Vaktim olursa akşam maçlarla ilgili yorumlarımıda girerim. Diğer maçlarada eğer denk gelirsem iştirak etmeyi düşünüyorum.

Bu akşam orda maça gelecek olursa eğer görüşmek dileğiyle...

Futbolcular Halemi Öyle Bir Dövdü Ki...

Azerbaycan 2. Lig'inde ABN Bedre ve Revan takımları arasında oynanan maçta futbolcular hakemi dövdü.

Kırmızı kart gösterilmesine sinirlenen ev sahibi ABN-Berde takımı oyuncuları hakemin kafasına top fırlattı ve yumruk attı. Bedre ilinde yapılan karşılaşmada, ABN-Berde takımı konuk ekip Revan karşısında 1:2 yenik durumdayken, hakem Emil İskenderov ev sahibi takımın oyuncusu Ramin Mehtiyev'i yaptığı faul nedeniyle kırmızı kartla cezalandırmak istedi. Ancak karara sinirlenen ev sahibi ekibin oyuncuları dakikalarca Emil İskenderov'u engellemeye çalıştı. Hakem itirazlara rağmen kartı çıkartırken, bu sırada oyunculardan Behruz Celalov elindeki futbol topunu İskenderov'un kafasına fırlattı. Bir başka oyuncu Rahip Necefov da arkadan hakemin suratına yumruk darbesi indirdi. Taraftarların da küfürleri üzerine olaya polis müdahale etti.

Polisin müdahalesi ile olaylar sakinleşirken, ilk kırmızı kartı gören ve hakemin kafasına topu atan futbolcular kırmızı kartla cezalandırılarak soyunma odasına gönderildi. Fakat maçın bitiminde olaylar yeniden alevlendi. Kırmızı kart alan oyuncular maçtan sonra soyunma odasında hakeme saldırdı. Saldırganlara müdahale eden polis, hakemi sahadan çıkardı.

Olaylar sırasında oyuncularını sakinleştirmesi beklenen ABN-Berde teknik direktörü Ali Guliyev'in de hakemle tartışması dikkat çekti. Azerbaycan spor camiası, Futbol Federasyonu Disiplin Komitesi'nin ABN-Berde takımına ve oyuncularına vereceği cezayı merak ediyor. Komiteden yapılan açıklamada, kararın pazartesi veya salı günü açıklanacağı bildirildi.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER

26.09.2009

Böyle Uyanık Bir Kaleci Daha Önce Gördünüz Mü?

Gün geçmiyorki yeşil sahalarda ilginç bir olay yaşanmasın.

Bu seferki tuhaf görüntüler İsveç Ligi'nde yaşandı. İskandinav ülkerinde hepinizin bildiği üzere ligler kış başlamadan bitiyor. 30 hafta süren İsveç Liginde'de geçen hafta 24. hafta maçları oynandı.

Haftaya 2. sırada giren Göteborg'un Orebro'ya konuk olduğu maçta yaşanan olaylar ise tüm ülkede gündem konusu oldu.

Göteborg'un kalecisi Christensen, akıllara durgunluk verecek bir uyanıklıkla kale direklerini yerinden çıkardı ve kaleyi 20 santim daralttı.

Bu şaşkınlık veren olayı maçı canlı yayınlayan yayınc kuruluş saniye saniye görüntülesede hakemler olaydan 20 dakika sonra uyanabilmişler ve kale direklerini eski yerlerine yerleştirmişler.

İsveç liginin kale direkleri de nasıl dayanaksızsa kaleci ayakları ile direkleri 20 cm kaydırarak kale boyunu 7.32'den 7.12'ye çekebilmiş. Orasıda tuhaf doğrusu.

İŞTE BU İLGİNÇ OLAYIN SANİYE SANİYE GÖRÜNTÜSÜ!

25.09.2009

Hafta Sonu Futbol!


25 EYLÜL CUMA

20:00 Gençlerbirliği - Trabzonspor / Türkcell Süper Lig / LİG TV

26 EYLÜL CUMARTESİ

13:00 Zenit - CSKA Moscova / Rusya / SporMax
14:45 Portsmouth - Everton / İngiltere Premier Lig / SporMax
16:30 Wolfsburg - Hannover 96 / Almanya Bundesliga / TRT 3
17:00 Stoke City - Manchester Utd. / İngiltere Premier Lig / SporMax
19:00 Sampdoria - Inter / İtalya Serie A / NTV SPOR
19:00 Real Madrid - Tenerife / İspanya La Liga / NTV
19:00 Çaykur Rizespor - Altay / Bank Asya 1. Lig / D Spor
19:30 Fulham - Arsenal / İngiltere Premier Lig / SporMax
20:00 Antalyaspor - Fenerbahçe / Turkcell Süper Lig / LİG TV
20:00 Valenciennes - Marseille / Fransa Ligue 1 / Kanal A
21:00 Malaga - Barcelona / İspanya La Liga / NTV SPOR
22:00 Lyon - Toulouse / Fransa Ligue 1 / Kanal A
23:00 Valencia-A.Madrid / İspanya La Liga / NTV SPOR
02:30 Estudiantes - Boca Juniors / Arjantin / NTV SPOR (Bant)

27 EYLÜL PAZAR

00:30 Palmeiras - Atletico Paranaense / Brezilya / SporMax
16:00 Juventus-Bologna / İtalya Serie A / NTV SPOR
16:00 Orduspor - Konyaspor / Bank Asya 1. Lig / D Spor
16:30 Freiburg - Mönchengladbach / Almanya Bundesliga / TRT 3
18:00 Lille - Nice / Fransa Ligue 1 / Kanal A
18:00 Sunderland - Wolverhampton / İngiltere Premier Lig / SporMax
18:30 Hoffenheim - Hertha Berlin / Almanya Bundesliga / TRT 3
20:00 Denizlispor - Manisaspor / Turkcell Süper Lig / SporMax
20:00 Galatasaray - Eskişehirspor / Turkcell Süper Lig / LİG TV
21:45 AC Milan - Bari / İtalya Serie A / NTV SPOR
22:00 Bordeaux - Rennes / Fransa Ligue 1 / Kanal A
22:00 São Paulo - Corinthians / Brezilya / SporMax
00:10 River Plate - Gimnasia Plata / Arjantin / NTV SPOR

28 EYLÜL PAZARTESİ

20:00 Kardemir Karabük - Dardanelspor / Bank Asya 1. Lig / D Spor
22:00 Manchester City - West Ham / İngiltere Premier Lig / SporMax

23.09.2009

Ben Demiştim Bu Maçlar Kaçmaz Diye!


Cumartesi günü yazdığım 'Bayramda 4 Porsiyon Baklava Niyetine 4 Müthiş Maç' postumda kesin izlenmedi gereken maçları belirtmiştim. Hoş futbolla az çok ilgilenen kişi zaten bu maçların heyecan dolu olacağını tahmin edebilirdi ama olsun. Ben oturdum izledim hepsini ve süper bir hafta sonu geçirdim bayramda. Tüm izleyenlerde aynı düşüncededir buna eminim.

O postta yazdığım maçlardan Londra derbisi beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da (Tottenham çok dirençsizdi. Chelsea neredeyse tek kale oynadı maçı), sezona kötü başlayan Roma, Fiorentina'yı çok rahat yensede diğer 2 maç beklentilerimin çok üstünde bitti.

Arefe gününden heyecan başladı. O gece Süper Lig maçı olduğu için işyerindeydim doğal olarak. Beşiktaş - Kayserispor maçının bitmesi ile Barcelona - Atletico Madrid maçı başladı. Ama ne başlangıç. İlk yarım saatte skor 3-0 olmuştu bile. Böylesine önemli bir maça bundan daha kötü bir başkangıç yapılamazdı derdim ama geçen seneki maçı düşününce vazgeçtim. 4 Ekim'de Nou Camp'ta oynanan lig maçında Barca, 8. dakika sonunda 3-0 öndeydi. İlk yarım saatte skor 5-1, maç sonunda da 6-1'di.

Bu maçında 41. dakikasında Keita'nın golü ile skor 4-0 olunca bir tarihi fark daha geliyormu diye düşünmedim değil. Devre 4-1 bitse de yolda olduğum için 80 küsürüncü dakikalarda geldiğim evde skorun değişmediğini görünce çok şaşırdım. Barcelona geçen seneler gibi farkı açtıktan sonra rakibini daha aşağılamamak için çok fazla üzerine gitmemiş belliki. 84'te Forlan'ın attığı gole 90+3'te Messi'nin verdiği cevap ile 2 takım arasında oynanan son 3 maçın tamamı İddaa deyimi ile 7+ bitiyordu. İddaa'nın Messi'nin attığı o son dakika golü yüzünden zararı ne kadardır çok merak ediyorum doğrusu.

Bayramın 1. günü 15.30'ta oynanan Manchester derbiside adına yakışır bir maç oldu. Özellikle bu sene yaptığı flaş transferler ile (geçen senelerin aksine sadece hücuma değil tüm mevkilere süper adam aldılar) şampiyonluğun olmasada ilk 4 sıra için iddialı konuma gelen Manchester City sonunda şehrinin diğer takımından kadro kalitesi bakımında aşağı kalır bir yanı olmayarak derbiye çıktı.

Maçı anlatan spiker abimizinde deyimi ile ManU maça adeta gol ile başladı. Ronaldo ve Tevez'in gidişi ile hücumda üzerine daha fazla yük binen Rooney 3. dakikada takımı öne geçirirken 6. lig maçında 6. golüne imza attı. City oyuna dengeyi kurdu ve kaleci Foster'in büyük hatasında Tevez'in kaptığı topu Barry'e asist yapması ile beraberliği sağladı. Devre de bu sonuçla tamamlandı.

Esas keyfi ise 2. yarıda aldık. 49. dakikada sol kanattan gelen ortaya Fletcher'in kafa vuruşu ile ev sahibi 2-1 öne geçti. 3 dakika sonra Adebayor ve Robinho'nun yokluğunda maça ilk 11'de başlayan Bellamy'den mükemmel bir gol ve skor 2-2. Bu dakikadan sonra 2 takımda sürekli ataklar geliştirsede golü bulan yine ManU oldu. 80. dakikada Giggs'in kullandığı serbest vuruşa iyi yükselen Fletcher skoru 3-2'ye getirdi.

Ama bu maçta heyecan bitermi bitmez tabiki. 89. dakikanın son saniyelerinde Ferdinand önce orta sahada topu çıkarayım derken kaptırdı, sonra da yanından geçen Bellemay'i durdruamadı. Bu kadar tecrübeli böyle bir hata yapınca Bellamy'de affetmedi ve skoru 3-3'e taşıdı.

Herşey bittimi peki ? Tabiki hayır. Henüz son sözünü söyleyemen biri vardı saha içinde: 79'ta Berbatov'un yerine oyuna giren Owen.

90+6. dakika da Giggs'in müthiş ara pası ile hareketlenen golcü oyuncu ceza sahasının sol tarafından düzgün bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu ve bu müthiş maçı ManU'nun kazanmasını sağladı. Üstten 3. resimde zaten Owen'in son saniyelerde yaptığı gol vuruşu. Bu çocuk atıyor kardeşim dediriyor :))

Jose Mourinho'dan İnciler - 5

Jose Mourinho'nun bu seferki olay yaratan sözleri Barcelona maçının sonrasına ait. Aslında maç sonu basın toplantısında verdiği demeçte anormal bir durum yok. Maçın hakkı beraberlikti. Skor 0-0 olsa da iki takımda iyi pozisyonlar buldu. Çok zevkli bir maçtı gibisinden açıklamalar yaparak Barcelona'yı da övmüştü.

Mourinho'nun esas bomba açıklamaları Alberto Zaccheroni ile ilgili. Maçla ilgili görüşler sorulan İtalyan teknik direktör, Inter'i sahasında Barcelona'yı yenemediği için eleştirmişti. Bunun üzerine "Özel Adam Jose"nin açıklamaları ise tam anlamıyla onun yapacağı bir açıklamaydı:

"Şampiyonlar Ligi'nde Arsenal'e 5-1 yenilen bir teknik adamdan ders alacak değilim"

Hakem Resmen Sahanın İçine Etti!

Maçlardan sonra taraftarlar arasında bir argo cümlesi vardır. Hakem maçı kötü yönetmiştir ve hakem hakkında "Maçın içine etti" cümlesi kullanılır.

Katar liginde yaşanan olayda ise bu cümlenin gerçek anlamda kullanılması gerektiğine şahit oluyoruz ki böyle bir sahne ne şimdiye kadar yaşanmıştır ne de bundan sonra yaşanır.

Al Gharrafa-Al Khor arasında oynanan lig maçında maçın orta hakemi bir korner pozisyonu sırasında sahaya 'küçük tuvaletini' yaptı.

Tuvaletini yaparken kameralar tarafından saniye saniye görüntülenen hakem, daha sonra maçı kaldığı yerden yönetmeye devam etti.

İŞTE HAKEMİN SAHANIN ORTASINA KÜÇÜK TUVALETİNİ YAPARKENKİ GÖRÜNTÜLERİ!

Sana Yakışmadı Massimo Busacca!

İsviçrenin ünlü hakemlerinden olan ve kariyerinde birçok dev organizasyonun finalinde maç yönetmişliği bulunan Massimo Busacca hafta sonu oynanan İsviçre Kupası maçında kendisine yakışmayacak bir davranışta bulundu.

İsviçre 1. lig takımlarından Young Boys'un bir alt ligde oynayan Baden'e konuk olduğu kupa maçında ev sahibi taraftarların kendisine ettiği küfürlere daha fazla dayanamayınca maçın içinde yukarıdaki hareketi yaptı.

Yaşanan tüm olayları özetlersek eğer; ev sahibi ekip 1-0 öne geçiyor ve gol sevinçlerinde aşırıya kaçıyorlar ve reklam panolarını yırtıyorlar. Bunun üzerine Busacca anons yapılmasını istiyor. Maçın kalan dakiklarında ise taraftarlar maç boyu hakem ile dalga geçmeye başlıyorlar. Maçın ilerleyen dakikalarında Young Boys 3-1 öne geçiyor ve maçı kazanıyor. Bu seferde konuk ekibin taraftarları Busacca'ya küfür etmeye (Busacca, Busacca G......S....) başlıyorlar. Bu olaylarda bardağı taşıran son damla oluyor ve Massimo Busacca seyircilere orta parmağını gösteriyor.

Maç sonunda ünlü hakem ilk başta "Öyle bir hareket yaptığımı hatırlamıyorum'' desede kendisine gösterilen bu resim sonrasında ''Böyle bir hareket yaptımsa anlık insanı bir tepkidir. Özürdilerim duygularıma hakim olamadım. Müsabakanın başından sonuna kadar seyircilerin küfürlerine ve provakasyonlarına maruz kaldım'' şeklinde açıklama yapıyor.

Bellamy'nin Hızını 2 Gol Durduramadı!

Hafta sonu oynanan Manchester derbisinde, City'nin Gallerli golcüsü birbirinden güzel 2 gol atmıştı. Özellikle 89. dakika da attığı ve maçın 3-3'e gelmesini sağlayan golünde Ferdindand gibi bir stoperi çaresiz bırakmıştı.

Buna rağmen Kırmızı Şeytanlar 90+6. dakikada Owen ile buldukları gol ile bu müthiş maçtan galip ayrılmasını bilmişti.

Heyecan dolu maçtan sonra yaşanan olay ise Bellamy'nin ismini gollerle değil bu olay ile duyurmasına sebep oldu.

Maç sonu sahaya giren bir Manchester Unitedlı taraftara resimdede görüldüğü gibi bir yumruk atan golcü oyuncu için Manchester polisi de soruşturma başlatmış.

Her ne kadar M.City menajeri Mark Hughes "O taraftarın maç sonunda orada bulunmaması gerekirdi" diye açıklama yapsa da biz Bellamy'nin maç sonunda takımı yenik olsada attığı 2 güzel gol ile sadece gündeme gelmesini yeğlerdik.

21.09.2009

Penaltıyı Göbekli Taraftar Attı!

Rusya liginde geçtiğimiz hafta sonu oynanan bir maçta çok ilginç bir olay yaşandı.

Futbol sahalarında rastlanmayacak bir olay diyeceğim ama bundan 2 hafta önce saha kapatma cezası nedeni ile Karşıyaka maçını İnönü Stadı'nda oyanayan Giresunspor'un maçında buna benzer bir olay yaşanmıştı. 0-0 devam eden maçın 90+3. dakikasında Karşıyaka lehine penaltı kararı çıkınca sahaya atlayan Giresunsporlu taraftarlardan biri penaltı noktası üzerindeki topa vurmuştu aksi yönde.

Rusya Ligi'nde oynanan 22. hafta mücadelesinde Saturn, Spartak Moskova'yı konuk etti. Mücadele ev sahibi ekibin 1-0 üstünlüğü ile devam ederken 52. dakikada Spartak Moskova lehine penaltı kararı verildi. Moskovalı oyuncu Alex Raphael topu beyaz noktaya dikip topa vurmaya hazırlanırkende sahaya şişko bir taraftar atladı ve topa vurarak sol köşeden ağlarla buluşturdu(!). Golden sonrada sevincini koşarak başka bir atlayan taraftar ile kutladı. Olaydan sonra normal olarak kullanılan penaltı gol olsa da maçı Saturn 2-1 kazandı.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER!

Emekliye Ayrılan Forma Numaraları!

90'lı yılların sonlarından günümüze kadar gelmiş olan formayı emekliye ayırma geleneği, vefa örneğinin en büyük göstergesi olarak biliniyor. Kimi takımlar bunu taraftarına adarken; bazı takımlar da unutulmaz bir futbolcusunun formasını emekliye ayırıyor. Emekliye ayrılan formayı ise bir daha kimse giymiyor. Formayı emekliye ayırma konusunda başı çeken lig olarak İtalya Serie A gözüküyor. Serie A'da bazı efsanevi futbolcuların numarası kullanımdan kaldırılırken, Pele, Maradona, Roberto Baggio, Johan Cruyff gibi isimlerin de formaları kullanılmıyor.

İŞTE EMEKLİYE AYRILAN FORMALAR

6 - Franco Baresi: (Milan'ın efsane ön liberosu Franco Baresi'nin 6 numaralı forması)


6 - Aldair: (1990 - 2003 yılları arasında, tam 13 yıl Roma'da görev yapan Brezilyalı savunma oyuncusu Aldair'in 6 numarası forması)


10 - Roberto Baggio: (Kariyerinin sadece son 4 sezonunda Brescia forması giymiş olan, 1993 FIFA Dünyada Yılın Oyuncusu ve Altın Top sahibi Roberto Baggio'nun 10 numaralı forması.)


3 - Giacinto Facchetti: (Inter'in efsane sol beki, ayrıca başkanlığa getirilen ilk eski futbolcusu Giacinto Facchetti'nin 3 numaralı forması)


23 - Marc Vivien Foe: (Marc-Vivien Foe'nin 2003 yılında sahadaki ölümü sonrası M.City tarafından emekliye ayrılan forması)

17 - Marc Vivien Foe: (Kamerunlu oyuncunun 17 numaralı formasını da eski kulübü Lens emekliye ayırdı.)

3 - Paolo Maldini: (Milan formasını yıllarda başarıyla taşıyan Maldini'nin 3 numaralı forması, oğlu Milan forması giyene kadar askıda.)


10 - Diego Maradona: (Napoli'de bir tarihi yeniden yazan Diego Maradona'nın 10 numaralı forması.)

30 - Jason Mayele: (Chievo - Parma maçı öncesi takım otobüsüne yetişmeye çalışırken arabasıyla geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybeden Chievo'lu Jason Mayele'nin 30 numaralı forması.)


29 - Miklos Feher: (25 Ocak 2004 günü SL Benfica forması ile Vitoria Guimaraes'e karşı oynanan maçın 24. dakikasında kalp krizi geçiren Feher'in 29 numaralı forması.)

10 - Pele: (Cosmos'da bir efsane olan Pele'nin 10 numaralı forması.)


10 - Ferenc Puskas: (Tüm zamanların en iyi futbolcularından biri olarak kabul edilen Puskas'ın 10 numaralı forması.)


14 - Johan Cruyff: (Ajax ve Hollanda'nın efsane futbolcusu Johan Cruyff'un 14 numaralı forması)


25 - Gianfranco Zola: (Chelsea'nin unutulmaz oyuncusu Zola'nın 25 numaralı forması)


19.09.2009

Bayramda 4 Porsiyon Baklava Niyetine 4 Müthiş Maç!

Bu haftasonu bizleri Avrupa liglerinde birbirinden önemli 4 maç bekliyor. Özellikle Pazar günü oynanacak maçlar o gününde bayram olması ile izlenilmesi zor maçlar olacak.

Bu maçlardan ilki İspanya Ligi'nde oynanacak olan Barcelona - Atletico Madrid maçı. Geçen sezon bu 2 takımın La Liga'da oynadığı 2 maçta İddaa tabiri ile 7+ bitmişti. Nou Camp'taki en son maç ise 6-1 sona ermişti.

Pazar gününün en önemli maçı ise Manchester derbisi olacak. Adebayor cezası nedeni ile oynayamacak olsa da esas kapışma Tevez ile Ferguson'un karşı karşıya gelmesi olacak. Geçen sezon Old Trafford'ta oynanan maçı ManU, eski oyuncuları Tevez ve Ronaldo'nun golleri ile 2-0 yenmişti.

İngiltere'de oynanacak diğer önemli maç ise Chelsea ile Tottenham arasında oynanacak Londra derbisi. Maçta ev sahibi olan Maviler ligde 5 maçta topladığı 15 puanla lider. Geçen sezon Stamford Bridge'da maç 1-1 berabere bitmişti. Tottenham'da bu sezon ligdeki tek puan kaybını iç sahada Manchester United'a karşı 3-1'lik skorla oldı.

Pazar gününün ise gece oynanacak olan Roma-Fiorentina maçı ile tamamlayacağız. Her ne kadar 2 takımda şu anda eski güçlerinden uzak olsalarda müthiş bir maç bizi bekleyecek. Sezona kötü başlayan Roma ligde 3 puanla 15. sırada. Mor-Menekşeler ise 3 maçta topladığı 7 puanla 5. sırada bulunuyor. Bu statta oynanan son 3 maçı da kazanan Roma geçen sezonki maçı da 1-0 kazanmıştı.
İşte o kaçırılmayacak 4 maçlın saatleri ve yayınlayacak kanallar;

19 Eylül Cumartesi:

23.00: Barcelona - A. Madrid (NTV SPOR)

20 Eylül Pazar:


15.30:
Manchester United - Manchester City (SPORMAX)

18.00:
Chelsea - Tottenham (SPORMAX)

21.45: Roma - Fiorentina (NTV SPOR)

18.09.2009

Büyük Heyecan Start Aldı!


Salı günü oynanan Beşiktaş - Manchester United maçından önce çalan ve yıllardır Şampiyonlar Ligi'nin resmi müziği olan şarkıyı duyduğum anda bu heyecanı ne kadar özlediğimi farkettim. Ön eleme ve play-off turlarını saymazsak eğer tam 111 gündür bu heyecanı bekliyorduk.

8 grupta oynanan 16 karşılaşma ile Şampiyonlar Ligi gruplarının ilk maçları sonuçlandı. Kimi takım hayal kırıklığı yaşattı kimi takım dünyaları kaçırdı ama maçı kazanamadı, kimileride yıldızları ile sonuca gitmesini bildi. Maçların bitmesinin üzerinden 3 gün geçsede bu haftadan itibaren Şampiyonlar Liginde grup maçlarının analizine başlıyorum.

A grubunda oynaan ilk maçlarda Bayern Münih İsrail ekibi Maccabi Haifa'ya konuk oldu. İlk yarıda çok zorlanan Alman ekibi galibiyete 2. yarıda bulduğu goller ile ulaştı. Bir duran top organizasyonunda Bayern, 64. dakika da Van Buyten ile öne geçerken maçın bitimine son 5 dakika kala sahneye hafta sonu lig maçında da 2 gol kaydeden 19 yaşındakiThomas Müller kaydetti ve maç 3-0 sona erdi. Grubun diğer maçında ise Diego'dan yoksun Juventus, Torino'da Fransız ekibi Bordeuax'u konuk etti. Ev sahibi ekip 61. dakika da Iaquinta ile öne geçse de maç boyu oyunu tek kaleye yığsada Bordeaux Plasil ile 75. dakikada skoru dengeye taşıdı ve maçtan 1 puanla döndü.

Temsilcimiz Beşiktaş'ın da yer aldığı B grubunda ilk maçlarda sürpriz sonuç çıkmadı. İnönü'de oynanan maçta Manchester United gol pozisyonunda girmekte zorlansa da Beşiktaş defansının bir anlık hatasıyla 77. dakikada Scholes ile maçı 1-0 kazandı. Grubun diğer maçında Bundesliga'nın son şampiyonu Wolfsburg, CSKA Moskova'yı ağırladı. Maçtan birkaç gün önce Zico ile yollarını ayırarak Juande Ramos'u takımın başına geçiren rakibi karşısında zorlanmayan Alman ekibi, geçtiğimiz sezon Bundesliga'yı gol kralı olarak kapatan Brezilyalı yıldızı Grafite'nin hat-tricki ile sahadan 3-1 galip ayrıldı.

C grubunda oynanan maçta İtalya ligine pek iyi bir başlangıç yapamayan Milan, Marsilya deplasmanına konuk oldu. Milan'ın 36 yaşındaki tecrübeli golcüsü Filippo Inzaghi yine iş başındaydı ve attığı 2 gol ile takımını galibiyete taşıdı. Pipo Devler Ligindeki toplam gol sayısını 68'e çıkararak bu alandaki liderliğini sürdürdü. Grubun diğer maçında Real Madrid Zürih'e konuk oldu. Cristiano Ronaldo'num muhteşem 2 frikik golünün yanı sıra Raul,Higuain ve Guti'nin attığı goller ile Madrid ekibi sahadan 5-2 galip ayrılarak Şampiyonlar Ligi'ne müthiş start verdi.

Atletico Madrid hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor. D grubunda Vicento Calderon stadında oynanan maçta belki de Şampiyonlar Ligi'nin en zayıf takımı olan Apoel'i konuk eden Madrid ekibi, Aguero ve Forlan gibi hücum silahları olmasına rağmen gol atamadı ve maç 0-0 bitti. Grubun diğer maçında ise Chelsea yoğun yağış altında oynadığı maçta Londra'da Porto'yu Anelka'nın golü ile 1-0 yendi. Maç 1-0 bitse de 2 takımda sayısız fırsatlardan yararlanamadı.

E grubunun açık ara favoirisi olan Liverpool, Anfield Road'ta ağırladığı zayıf rakibi Debrecen'e karşı çok zorlandı. Tarihinde ilk kez Devler Ligi'ne katılan rakibi karşısında Kırmızılar tek gollü galibiyet aldı. O golde zor günlerin kurtarıcı ismi olan Dirk Kuyt'dan geldi. Çarşamba günü oynanan 8 maç içinde en çekişmeli maçlardan biri olan Lyon-Fiorentina mücadelesinde ise Fransız ekibi tek gollü bir galiviyet elde etti. Fiorentina 45. dakikada yıldız oyuncusu Gilardino'nun kırmızı görmes ile maçı 10 kişi tamamlarken Lyon'a galibiyeti getiren gol 75. dakika da Pjanic'ten geldi.

Kuralar çekildikten sonra herkesin dört gözle beklediği maç olan Inter-Barcelona maçından maakesef gol sesi çıkmadı. Her ne kadar 2 takım da sayısız gol pozisyonu yakalasa da ne Eto'o, ne de Zlatan Ibrahimovic eski takımına karşı galibiyet sevinci yaşayabildi. Bu grupta oynanan diğer maçta ise Dinamo Kiev, Gökdeniz'li, Hasan Kabze'li Rubin Kazan'ı 3-1 yenerek grubu 3. bitirme adına büyüj avnataj sağladı.

Şampiyonlar Ligi'nin en zayıf grubu olan G grubunda 1. torba takımı olan Sevilla ilk maçlardan liderliği ele geçirdi. Zayıf Rumen ekibi Unirea ile Sanchez Pizjuan stadında karşı karşıya gelen Endulüs ekibi her 2 yarıda bulduğu goller ile maçtan 2-0'lıl galibiyetle ayrıldı. Muhtemelen grunpta 2. sıra için mücadele edecek olan Stuttgart ile Rangers'ın Almanya'daki karşılaşmasında ise kazanan çıkmadı. Stuttgart 18. dakika da Pogrebnyak ile öne geçse de İskoçya temsilcisi 77. dakika da Bougherra ile eşitliği sağladı.

Devler Ligi'nin son grubu olan H grubunda ise favoriler galip geldi. Bu grupta kendi liginde geçtiğimiz sezonu şampiyon tamamlamamış tek takım olan Arsenal, Standart Liege'ye konuk oldu. İlk 5 dakika da 2 gol atan Belçika temsilcisi ümitlensede Arsenal devre biterken attığı 1 gol ile soyunma odasına ümitli girdi. 2. yarı Topçular zorlansada son 15 dakikada bulduğu 2 gol ile sahadan galip ayrıldı. Bu grupta oynanan diğer maçta Yunan şampiyonu Olympiakos, Hollanda şampiyonu Alkmaar'ı 78. dakika da attığı tek gol ile geçmesini bildi ve gruplara iyi bir başlangıç yaptı.


Bu Gol Tüm Dünyada İzlenme Rekorları Kırıyor!

O kadar aradım taradım ama golü kimin attığını bir türlü öğrenemedim.

Eğer golü atanın kim olduğunu bilen varsa yorumlarda belirtirse sevinirim. Dün tüm ajanslardan ve internet sitelerinden geçen bu gol ile ilgili bildiğimiz tek şey Brezilya liginde atılmış olması.

İŞTE O MÜKEMMEL GOL!

Sahaya Daldı, Kaleciye Tokat Attı!


Yunanistan Ligi'nde oynanan maçta, Aris takımının kalecisi Sifakis, Selanik ile oynadıkları ve 2-2 berabere kaldıkları maçta bugüne kadar eşi görülmemiş bir protestoya kurban gitti.

Kendini kaybetmiş olan bir taraftar sahaya dalarak Sifakis'in önüne kadar gitti ve burun buruna geldiği file bekçisine avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı. Soğuk kanlılığını koruyan Sifakis bir
müdahalede bulunmazken, ağır kalan güvenlikten faydalanan 'fanatik',uzaklaştırılmaya başladığı sırada kaleciye bir de tokat attı. Aris kalecisi Sifakis'in, soğuk kanlı tavırları ve kendisini protesto eden fanatiğe müdahalede bulunmaması Yunan basını ve taraftarlardan büyük övgü aldı.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER!

Rooney Böyle Çıldırdı!

Manchester United takımında krampon fırlatmak artık iyice moda oldu.

Salı gecesi İnönü Stadı'nda temsilcimiz Beşiktaş ile karşı karşıya gelen Manchester United'ın yıldız golcüsü Wayne Rooney maçta çok kötü bir performans sergiledi.

Kura çekiminden önce Türkler ile adeta dalge geçen Rooeney, Beşiktaş taraftarından da maç boyunca sürekli tepki görerek bir ton küfü yedi.

64. dakika da yerini Michael Owen'a bırakan İngiliz golcü yedek kulübesine doğru yönelirken zaten kafa hareketler ile ne kadar sinirli olduğunu belli ediyordu. Yedek kulübesinde oturduğu anda ise sinirle kramponlarını yere fırlattı.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER

Beckham'ın Çıldırdığı An!


ABD Ligi'nde oynanan LA Galaxy - Dallas maçının son dakikalarından yaşanan olaylar ülkeye damgasını vurdu.

LA Galaxy forması giyen ünlü yıldız David Beckham 6-3'lük mağlubiyeti hazmedememiş olacakki rakip takımdan Hernandez'in yukarıdaki resimde görüldüğü üzere boğazına saldırdı.

ABD kıtasında memnun olmadığını her fırsatta dile getiren ve ligin bitmesi ile Milan yada İngiltere liginden bir takıma transfer olmayı dört gözle bekleyen Beckham'ın 1 ay içinde 2. kez ceza alması gündemde.
Related Posts with Thumbnails