20.07.2009

Beckham'a "Evine Dön Sahtekar" Pankartı!

Geçen sezon Milan'a kiralık giden Beckham Amerika'da ki takımına dönme konusunda çok isteksizdi. Sürekli kiralık süresini uzatan İngiliz oyuncu Milan'da kalmak istediğini her fırsatta dile getirmişti.

Her ne kadar LA Galaxy'de sponsorlarla birlikte dünyanın en çok kazanan sporcusu olan Beckham huzurun para da olmadığını çok geçmeden anlamıştı. Gene de kontratı devam ettiği için Amerikan takımına dönmek zorunda kalan Beckham, takımının Milan ile yaptığı hazırlık maçında yoğun eleştirilere maruz kaldı.

Haklı olarak LA taraftarları da sürekli Avrupa'da oynamak istediğini belirten Beckham'a tepkilerini pankartlarla göstermişler. Ama ne pankart! "Go Home Fraud" (Türkçesi başlıkta)

Maç içinde top her Beckham'a geldiğinde tüm stat yıldız oyuncuyu yuhalarken eski İngiliz kaptanı iyice sinirlenerek taraftarların yanına gitmiş ve bir kabadayı edası ile "aşağı gelin" der gibi el hareketi yapmış.

Bu saatten sonra Beckham'ın Amerika'dan ayrılacağını söylemek için müneccin olmaya gerek yok. Milan hala istiyor son göz ağrısını. Ada'dan da Manchester'in mavi takımından teklif var ama Manu'ya ihanet etmeyeceği için Arap'ların teklifini kabul edeceğini sanmıyorum.



2 Hazırlık Maçı ve 44 Gol!

Villarreal biraz abarttı: 27-0

Dün akşam oynanan hazırlık maçlarından ikisinde çok ilginç sonuçlar ortaya çıktı.


Adı üstünde hazırlık maçı, normal olarak oynayan takımlar pek kasmaz, sadece oyuncu dener. Ama İspanyol Villarreal ve İtalyan Genoa ekipleri bu çizginin biraz dışına çıktılar.

Villarreal takımı amatör Navada ekibi ile yaptığı maçta tarihi bir skora imza attı. Villarreal'in teknik direktörü Valverde her 2 yarıda da sahaya farklı 11'ler sürse de Sar-Denizaltılılar gol olup yağmaya devam etmiş.

Lafı çok uzatmadan maçın skornu söyleyelim: 27-0

Bu maçta yeni transfer Pereria 7 gol atmış. Llorente ve Ruben Marcos 4'er golde kalmışlar(!)

Bir diğer gol yağmuru maç ise İtalya'da oldu. Geçen sezonu 5. sırada bitiren Genoa, Val Stubai of Neustift takımını 17-0 yenmiş.

Bu maçta yeni transferlerden Floccari ve Crespo 3'er gol attı. Maçın ilk yarısı 7-0 biterken ikinci yarıda gelen 10 golün 3'ünü sonradan oyuna giren Crespo 6 dakikada içinde (75,76,81) kaydetmiş.

Adebayor da Manchester City'de!

Geçen sezon birçok oyuncunun gelmek istemediği M.City bu yaz bombaları üstüste patlatmaya devam ediyor.

Devre arasında Kaka'yı çok istemişlerdi, 3 haneli bir ücret vermişlerdi ama Kaka kabul etmemişti gelmeyi. Bu anlaşılır birşey de İngiltere liginin vasatın biraz üstünde olan orta saha oyuncusu Scott Parker bile M.City'i reddetmişti.

Yaz transferine hızlı başlayan Manchester şehrinin mavi takımı ilk olarak Rafael Benitez'in 2 senedir almaya uğraştığı Gareth Barry'i 14 milyon euroya transfer ederek sezonu açmıştı.

Geçen sezonun devre arasında forvete Bellamy'i transfer eden M.City, önce Santa Cruz'u 21 milyon euroya Blackburn'den transfer etmiş ve uzun uğraşlar sonucunda da Tevez'i yaklaşık 30 milyon euroluk bir bedelle alarak muhteşem bir forvet hattına sahip olmuştu.

Her takımın kadrosunda isteyeceği birbirinden yetenekli 4 golcüye sahip olmasına rağmen "İngiltere'nin Ek Galacticos"u son transferini yine forvet hattına yaptı. Ama ne forvet.

Arsenal'in 25 yaşındaki Togo'lu golcüsü ve Henry'den sonra takımın en önemli yıldızı Adebayor artık M.City'de. Bu transfer için 25 milyon euroul bir bonservis ücreti verilecekken Arap'lar sadece bu yaz transfere şimdilik(!) 93 milyon euro harcadılar bile.

Tamam bu ücret belki Real Madrid'in harcadığı ücretin 3'te 1'i ama Tevez - Robinho - Adebayor - Sanra Cruz - Bellamy'li forvet hattından minimum ikisinin yedek kulübesinde olacak olması insanın ağzını açık bırakıyor.

İlk olarak adını 2003-2004 sezonunda Fransız ekibi Monaco ile duyuran Adebayor o sezon ligde 31 maçta (21'i ilk 11) 8 gol kaydetti. O sezon Şampiyonlar Ligi'nde final oynayan Monaco ile Avrupa arenasında 3'ü ilk 11 olmak üzere 9 maça çıkan Adebayor bu alanda gol atamadı.

Bir sonraki sezon Monaco'nun 1. golcüsü durumuna gelen Adebayor ligde 35 maça çıkarken 9'da gol kaydetti. Fransa Lig Kupası'nda 3 maçta 3, Devler Liginde'de 8 maçta 1 gol atan Togo'lu golcü o sezon 13 gol ile tamamladı.

2005-2006 sezonun ilk yarısını Fransız ekibinde geçiren 1.90 boyundaki golcü Monaco ile 19 maçta 3'ü Uefa kupasında olmak üzere 4 gole imza attı. Ocak ayında kariyerinde büyük bir yeri olacak olan Arsenal'e transfer olan Adebayor Afrika Kupası dönüşünde dahiş olduğu Topçular'da yarım devrede 13 maça çıkarken sezonu da 4 gol 4 asist ile tamamladı ve uyum sorununu kısa sürede atlattı.

2006 Dünya Kupası'nda Togo ile ter döken Adebayor'un gücü ülkesini gruptan çıkarmaya yetmedi. 2006-2007 sezonunda Arsenal ile ligde 29 maça (21'i ilk 11) çıkan golcü oyuncu sezonu da 8 gol 4 asist ile tamamlayarak İngiltere ligine ısınmaya başlıyordu. O sezon 37'si ilk 11 olmak üzere 50 resmi maça çıkan Adebayor sezonu da 12 gol 4 asist ile tamamladı.

Togo'lu golcünün kariyer rekoru kırdığı sezon ise 2007-2008 sezonu oldu. Ligde toplam 36 maça çıkan Adebayor o sezon ligde kaleye 101 şut çekerken bunların 60'ı kaleye buldu. O sezon ligde toplam 24 gol atmasına rağmen gol krallığı yarışında C.Ronaldo'yu geride bırakamayan Adebayor, Devler Liginde'de 9 maçta 3 gol attı ve sezonu da 29 gol 4 asist ile bitirdi.

2008-2009 sezonu Şubat-Nisan arasını sakat geçirmesine rağmen çokta fena geçmedi Adebayor adına. Ligde 21'i ilk 11 olmak üzere 26 maça çıktı ve sezonu ligde 10 gol ile tamamladı. Devler Liginde'de yarı final oynayan Arsenal'in bu başarısında çıktığı 7 maçta 5 gol atarak büyük pay sahibi oldu. Togo forması altında da Dünya Kupası elemelerinde 3 maçta 5 gol kaydeden Adebayor 38 maçta 20 gol 6 asist ile sezonu tamamladı.


17.07.2009

Tuncay'ın Takım Arkadaşı Aston Villa'da!

Gareth Barry'i "Şeyh'in Takımı"na kaptıran Aston Villa uzun uğraşlar sonucunda Riverside ekibinin sembol oyuncusu kadrosuna katmayı başardı.

Aslında M.Boro ligden düşmeseydi Downing'i takımdan ayrımak zor olurdu ama her ne kadar kulübün efsaneleşen oyuncularından da olsa hiçbir oyuncu 2. ligde oynamak istemez.

Bana göre Tuncay'ın da büyük ihtimalle gideceği takım Aston Villa olucak gibi gözüküyor ama bekleyip göreceğiz.

Aston Villa aynı zamanda İngiltere Milli takımının oyuncusu olan Downing ile 4 yıllık sözleşme imzalarken bonservis ücreti olarak da 14 milyon euro verdi.

25 yaşında olan Downing futbola da M.Boro altyapısında başladı. Henüz 18 yaşını bile doldurmamışken 11 Mayıs 2002 tarihinde Leeds United maçı ile ilk profesyonel maçına çıkan İngiliz oyuncu o sezonu ve bir sonraki sezonu 3'er maç oynarak tamamladı.

2003-2004 sezonunda 2 ay Sunderland'te kiralık oynayan geri kalan sezonda M.Boro'da devam eden Downing o sezon toplam 31 maça (17'si ilk 11) çıkıyor ve o sezonu 3 gol (3'ü de kiralık gittiği Sunderland'te) 2 asist ile tamamlıyordu.

2004-2005 sezonu ise Downing'in en başarılı sezonlarından biri oluyor ve takımın değişilmezlerinden oluyordu. Premier Lig'de 28'i ilk 11 olmak üzere 35 maça çıkan Boro'nun 19 numarası Uefa'da da 9 maçta yer alıyordu. O sezon toplam 48 maça çıkan Downing o seneyi 6 gol 11 asist ile tamamlıyordu.

2005-2006 sezonu Downing için kabus gibi başlamıştı. Ağustos sonunda geçirdiği sakatlık onu 4.5 ay sahalardan uzaklaştırmış ve o sezon ligde sadece 12 maça çıkmasını sağlamıştı. Ligi 1 gol 4 asist ile tamalayan Downing, Uefa Kupası maçlarına 2. turdan itibaren katılıyor ve her maça ilk 11'de başlayarak takımının final oynamasında büyük rol oynuyordu.

O yaz Dünya Kupasında'da boy gösteren oyuncu, ertesi sene ligde 34 maçta 2 gol 7 asist, FA Cup'ta da yaptığı 5 asistle takımın değişilmez oyuncularından biri olduğunu gösteriyordu. Ligde ilk 11 çıktığı 34 maçın 30'un da 90 dakika oynadığını da belirtelim.

2007-2008 sezonunda bir rekor kırarak ligde tüm maçlarda ilk 11 başlayan oyuncu o sezon ligde oynayabileceği maksimum süre olan 3420 dakikanın 3415 dakikasında sahada kalıyordu. O sezon ligde 9 gol atarak kariyer rekoru kıran Downing 5'de asist yapıyordu.

Geçtiğimiz sezonda ligde 37 maçta ilk 11 çıkmasına rağmen takımını düşmekten kurtaramıyordu. Son senesini 2 gol 7 asist ile tamamlayan Downing toplamda 56 maça (50'si ilk 11) çıkıyor ve bir sezonda en çok maç oynadığı sezon olarak akıllarda kalıyordu geçtiğimiz sezon.

Lucio Inter'de!

Aslında bu transfer pekte sürpriz olmadı. Geçtiğimiz günlerde Bayern Münih cephesinden gelen açıklamalarda Bayern Münih Brezilya'lı oyuncuyu göndereceğinin sinyallerini vermişti.

Bizim palavra spor gazeteleri de Hamit transferi yanına Lucio transferini de ekleyerek F.Bahçe'ye getirmişti oyuncuyu. Fener'e gelmeyeceğini herkes biliyordu da Inter'in alacağını da açıkçası pek az kişi tahmin ediyordur.

31 yaşındaki Brezilya'lı oyuncunun bonservis ücreti hakkında 5 ile 8 milyon euro arasında birşey konuşuluyor, tam kesin bir rakam açıklanmadı. Kesin olan tek şey 3 yıllık imzayı attığı.

Lucio ilk olarak adını 2001-2002 sezonunda Bayer Leverkusen'de duyurdu. O sezon sürpriz bir şekilde hem Şampiyonlar Ligi'nde finale kalan, hem ligde son 2 haftaya lider giren, hem de Almanya Kupası'nda finale kalan Leverkusen'in Ballack ve Yıldıray ile beraber en önemli isimiydi Lucio. Her ne kadar o sezon Leverkusen kupasız kapatsa da bu 3 oyuncu isimlerini duyurmayı başarmıştı.

O sezon 23'ü lig 13'ü Şampiyonlar Ligi olmak üzere 36 maça çıkan Lucio 7'de gol atmıştı. Savunma oyuncusu olmasına rağmen tekniği çok iyi olan Lucio sadece duran toplarda kafa golü değil, bir orta saha gibi klas gollere de imza atıyor.

2 sezon daha Leverkusen'de kalan ve 54 maça çıkan Lucio (Bu 2 sezonda 6 gol attı), 2004-2005 sezonunda Bayern Münih'in yolunu tutuyordu.

Almanya liginin en istikrarlı oyuncularından olan Lucio, Bayern Münih'le bu sezon 5. senesini doldurdu.

Bu 5 sezonda Bayern forması ile resmi olarak 193 maça çıkan Brezilya'lı savunma oyuncusu toplamda da 11 gol attı.

Hiçbir sezon ligde 24 maçın altına düşmeyen Lucio, bu 5 sezonu boyunca sırası ile ligde şu sayıda maça çıktı: 32 - 30 - 25 - 24 - 32

2006 Dünya Kupasında Brezilya'nın çıktığı 5 maçta da ilk 11 başlayan Lucio takımının çeyrek finalde Fransa'ya yenilmesine engel olamamıştı.

River Plate'in Golcüsü Falcao Porto'da!


Lyon Benzema'nın yerini Porto'nun golcüsü Lisandro Lopez ile doldururken, Portekiz temsilcisi de transferde boş durmadı ve River Plate'ın 23 yaşındaki Kolombiya'lı golcüsünü transfer etti.

Kendisi aynı zamanda bir FM yıldızı da olan Falcao, River Plate forması ile de Arjantin liginde gayet başarılı bir grafik çiziyor.

River Plate formasını ilk olarak 17 Kasım 2005 tarihinde San Lorenzo'ya karşı giyen Falcao 5-1 biten maçta 2 gol atmış ve kariyerine süper bir başlangıç yapmıştı. O sezon çıktığı 8 maçta rakip fileleri 7 kez havalandıran Kolombiya'lı golcü 1'de asist yapmıştı.

2006-2007 sezonunda Açılış liginde daha çok sonradan oyuna giren Falcaso toplamda 12 maça (4'ü ilk 11) çıkarken golle tanışamamıştı. Kapanış liginde de 7'si ilk 11 olmak üzere 8 maça çıkan Kolombiya'lı golcü 2 golle tamamlamıştı o sezonu.

Falcao'nun esas patlaması ise 2007-2008 sezonunda oldu. Açılış liginde 5, Kapanış liginde de 6 olmak üzere çıktığı 27 lig maçında rakip fileleri 11 kez havalandıran oyuncu, Güney Amerika'nın şampiyonlar ligi olan Libertadores Kupasında'da çıktığı 7 maçta 4 gol attı.

Artık ilk 11'in değişilmezi olan Falcao geride bıraktığımız sezonda da 43 maça çıktı ve 16 golle tamamladı sezonu. Bu 43 maçta toplam 98 şut çeken oyuncu 51'inde kaleyi tutturdu.

Lisandro Lopez'i Lyon'a 24 milyon euroya satan Porto, her zamanki gibi Falcao transferini de ucuza kapadı ve sadece 3.9 milyon euro ödeyerek oyuncunun bonservisini River Plate'den aldı. Yeni yıldız adaylarını keşfederek yüklü ücretlere satan Porto, büyük olasılıkla Falcao'yu da 2-3 sene içinde yüksek bir ücretle Avrupa'nın devlerinden birine satacak.

Barcelona Inter'in Sol Bekini Kaptı!

Ezeli rakibi Real Madrid'in aksine transferde sessiz sedasız ilerleyen Barcelona ilk transferini yaptı.

Sol bek mevkiinde Abidal'ın arkasında pekte iyi bir alternatifi olmayan Katalan ekibi Inter'in sol beki Brezilya'lı Maxwell ile anlaştı. 27 yaşındaki oyuncunun bonservisi için Barcelona, Inter'e 4.5 milyon euro ödeyecek. (Bizim ülkemizde Beşiktaş, İsmail'e 5.5 milyon euro vermişti.)

81 doğumlu oyuncu 2002 yılında geldiği Ajax'ta etkileyici bir performans sergilemiş ve 2006 yazında Inter'e transfer olmuştu.

Inter takımı ile ilk sezonda 19 lig maçına (13'ü ilk 11) çıkan Maxwell 2 kez de Şampiyonlar Ligi maçlarında oynamıştı. 2007-2008 sezonunda Inter sol bekinin değişilmez isimlerinden olan Brezilya'lı oyuncu o sezon ligde 32 maça çıkmış ve Devler Liginde'de grup maçlarının tümünde ilk 11 çıkmıştı.

Inter'in yeni hocası Mourinho'nun tercihini Santon'dan kullanması nedeni ile 19'u ilk 11 olmak üzere 24 maça çıkan Maxwell sezonu 1 gol 2 asist ile tamamladı.

Sylvinho'yu takımdan gönderen Barcelona'da sol bek için alternatifin kaliteli bir isim olması Abidal'in yokluğunu pek hissettirmeyecektir. Tabi bir sürpriz olur ve 27 yaşındaki oyuncu Abidal'dan formayı da kapabilir.

Bu arada Barcelona'nın resmi sitesinden Maxwell ile ilgili transfer gelişmelerine bakarken gözüme şu haber takıldı.

Maxwell Barcelona'nın tarihinde transfer ettiği 6. Brezilya'lı defans oyuncusuymuş.

16.07.2009

Felipe Melo Juventus'ta!

Eski günlerine dönmeye çalışan Juventus Diego'dan sonra orta sahaya önemli bir transfer daha yaptı.

Fiorentina'nın bir önceki sezon Almeira'dan transfer ettiği Felipe Melo yeni sezonda Juventus formayı giyecek.

Melo'nun ismini ilk defa Mor-Menekşeler'de duymuştum açıkçası. Her ne kadar Avrupa futbolunu iyi takip ettiğimi düşünsemde 4 sezon La Liga'da oynayan bu Brezilya'lıyı geçen sezon duymaya başladım.

Fiorentina'da 88 numaralı formayı giyen 26 yaşındaki oyuncu ilk Avrupa deneyimini 2004-2005 sezonunda Mallorca forması ile tatmış. O sezon 4'ü ilk 11 olmak üzere 8 maça çıkan Melo 358 dakika forma giydi.

Ertesi sezon Racing Santander'e transfer olan Melo 2 sezon bu takımda yer aldı. Geçirdiği 2 sezon boyunca 48 maça çıkan Brezilya'lı oyuncu toplamda 6 gol ve 7 asist yaptı. Özellikle Santander'deki 2. sezonunda sakatlığı yüzünden 5 Kasım-25 Şubat arasındaki dönemi kaçıran Melo o sezon sadece 11 kere maça ilk 11'de başladı.

Santander'den sonraki durağı Almeira olan Melo, o sezon çok istikrarlı bir grafik çizdi ve ligde 34 maça (30'u ilk 11) çıktı. 2007-2008 sezonunu 7 gol ve 12 sarı kart ile tamamlayan oyuncu ertesi sezon İtalya'nın köklü kulübü Fiorentina'ya transfer olurken isminin daha fazla duyulmasını sağladı. En azından benim açımdan.

Tipik bir çift yönlü orta saha oyuncusu olan Melo, Mor-Menekşeler'de de 29'u lig 6'sı Devler ligi, 2'si de Uefa Kupası maçı olmak üzere toplam 37 maça çıktı ve 2 gol attı. Bu sezonla ilgili ilginç istatistiklerinden birisi de Melo'nun şut girişimlerini. Formasını giydiği her takımda maç başı ortalama olarak 2 şut girişiminde bulunmasına rağmen Fiorentina'da çektiği şut sayısı 37 maçta sadece 46.

Bu transfer için Fiorentina kulübüne 20.5 milyon ve Marchionni'yi veren Juventus'ta Poulsen'in bileti tamamen kesilmiş durumda artık. Her ne kadar F.Bahçe almak için çok uğraşsa da kulübün ikna olmasına rağmen oyuncusun istememesi nedeni ile bu transfer gerçekleşemiyor.

15.07.2009

Senmisin Transfer Sezonunu Kapattık Diyen!

ManU taraftarı kulübü bastı! (VİDEO)

2 gün önce Manchester United teknik direktörü Alex Ferguson yaptığı açıklamada transfere noktayı koyduklarını ve takıma daha transfer yapmayacaklarını açıklamıştı.

Yazın hem Cristiano Ronaldo'yu hem de Tevez'i kaybeden Manchester United'ta haliyle taraftarlar yıldız bir isim bekliyordu. Aslında bu beklentilerinde haksız da sayılmazlar Ronaldo'dan gelen 94 milyon euroluk bonservis ücreti düşünüldüğünde.

Transfer döneminde sadece Newcastle'dan Owen (bedelsiz), Obertan ve Valencia'yı katan Manu'da taraftarlar Ferguson'un "transfere noktayı koyduk" açıklamasına o kadar kızmışlarki kulüp binasını basarak Ferguson'un ofisinin önünde aleyhte tezahüratlar yapmışlar.

Pekde haksız sayılmazkar açıkçası. O kadar gelirden sonra şahsen herkes flaş bir transfer bekliyor.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER!


14.07.2009

Abdel Kader Keita İmzayı Attı!



Galatasaray'ın Lyon'dan transfer ettiği Abdel Kader Keita dün akşam üzeri İstanbul'a gelmişti. Bu sabah 11.00'deki antremanda yer alan Keita saat 2'de de Florya Metin Oktay Tesisleri'nde taraftarlarında hazır bulunduğu törende resmi imzayı attı.

Daha önce 9 numarayı giyeceği açıklanan Keita, gelir gelmez 11 numara boşmu diye sormuş ve 9 yerine 11 numarayı tercih etti.



Ve Beklenen Son! Tevez Manchester City'de!


Tevez yarışını Manchester City kazandı. Uzun zamandır Chelsea'ya mi gidecek, M.City'e mi gidecek sorularının muhatabı olan Arjantin'li golcü en sonunda kararını verdi.

M.City'nin resmi sitesinin açılış resminde de görüldüğü üzere forma numarası değişmeyecek Tevez'in. Değişmeyen şeylerden biri de yaşadığı şehir olucak tabiki.

25 yaşında olan Arjantin'in genç yıldızı profesyonel olarak futbola Boca Juniors'ta başladı. 2002-2003 sezonunda henüz 19 yaşındayken 23 Mart 2003 günü Arjantin ekibi ile ilk maçına çıkan Tevez ilk maçında gol atarken o sezonu 5 maçta 5 gol ile tamamladı.

Bir sonraki sezon Boca Juniors ile 7 maçta 10 gol kaydeden Carlos Tevez sürpriz bir şekilde Brezilya ekibi Corinthias'a transfer oldu. 2005-2006 sezonunda Brezilya ekibi ile müthiş bir performans sergileyen Tevez çıktığı 47 maçta 31 gol atarak adından çokça söz ettirmeye ve Avrupa'nın devlerini peşinden sürüklemeye başlamıştı.

2006 Dünya Kupası'nda milli takımda aradığını bulamayan ve turnuvaya çeyrek finalde veda eden Arjantin'de 5 maçta sadece 228 dakika kalan Tevez tek golünü 6-0'lık Sırbistan maçında atmıştı.

O yaz herkes Chelsea'ye transfer olmasını beklenen Tevez sürpriz bir şekilde diğer yıldız adayı Mascherano ile beraber West Ham'a transfer oluyor herkesi şaşırtıyordu. Sezon başlarında pek forma şansı bulamayan Tevez, Mart ayına kadar sadece 9 kez ilk 11'de sahaya çıkıyor ama gol sevinci yaşayamıyordu. Ligin geri kalan 3 ayında sürekli ilk 11'de oynayan ve çıktığı 12 maçta 7 gol 5 asist ile oynayan Arjantin'li oyuncu hem West Ham United'ın ligde kalmasını sağlıyor hem de Manchester United'a transfer oluyordu.

O sezonun son haftasında West Ham United, Manchester United deplasmanına gitmiş ve Tevez'in attığı fririk golü takımını ligde tutmuştu.

Manchester United forması ile ilk sezonunda 48 maça (39'u ilk 11) çıkan Tevez sezonu 19 gol 9 asistle bitiriyor ve takımının lig ve Devler Ligi şampiyonluğunda büyük rol oynuyordu. Her ne kadar Tevez'in bu etkileyici performansı Sir Alex Ferguson'u çok fazla tatmin etmeyince 2008-2009 sezonunun son gününde Manu Tottenham'ın golcüsü Berbatov ile anlaşıyor ve Tevez'e de ağırlıklı olarak yedek kulübesi gözüküyordu.

Premier Lig maçlarında sadece 18 kere sahaya ilk 11 çıkan Tevez, 11 kez de yedekten oyuna giriyor ve toplam 29 maçta 1858 (Maç başı 64) dakika sahada kalıyordu. Geçtiğimiz sezon Arjantin'li golcü toplamda 16 gol atarken bunların yarısını Lig (6) ve Federasyon Kupası'nda (2) atıyordu. Ligde sadece 5 gol atabilen Tevez, Devler Ligi final maçında yedek oturması üzerine eleştirilerde bulununca Manu'da biletini tamamen kesiyordu.

Bir menajerlik şirketine bağlı olan ve 2 senedir Manchester United'da kiralık oynayan Tevez, belki de arkadaşkarından ayrılmamak için şehrin diğer takımı Manchester City'e 25.5 milyon poundluk bonservis bedeli ile transfer oldu.

Hali hazırda forvet hattında Robinho'yu da barındıran şehrin mavi takımı Tevez ve Santa Cruz takviyeleri ile mükemmel bir forvet hattına sahip oldu şüphesiz. Bakalım gelecek sezon "Şeyh"in takımı neler yapacak.


Maçın 15. Saniyesinde Kırmızı Kart Gördü!

15. saniyede kırmızı kart! (VİDEO)

Maç daha yeni başlamıştı. Hakem düdüğü yeni çalmıştı. Rakibine o anda dirsek attı, en hızlı kırmızı kartı gördü.

İŞTE O AN!

Brezilya Birinci Futbol Ligi takımlarından Cruzeiro'nun forvet oyuncusu Ze Carlos, Atletico Mineiro ile yapılan maçın daha 15. saniyesinde kırmızı kart gördü.

Libertadores Kupası'nda Cruzeiro'nun Atletico Mineiro'ya 3-0 yenildiği dünkü final maçı, ilginç bir olaya sahne oldu. Cruzeiro'dan Ze Carlos, rakip takımdan Renan'a dirsek atınca, daha 15. saniyede kırmızı kart görerek, Brezilya'da en erken oyundan atılma rekoru kırdı.

Carlos, maçın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Ayağım kaydı, topu kontrol etmek isterken kolum Renan'ın yüzüne çarptı. Kendisinden özür diledim, ancak kırmızı kart görmekten kurtulamadım. Kasten bir şey yapmadım" dedi.

13.07.2009

Jose Mourinho Sezonu Açtı!

Sivri dili ile gittiği her ülkede olay adam olan Jose Mourinho 2009-2010 sezonuna da harika bir giriş yaptı.

Bir basın mensubunun en zor işlerinden biri olsa gerek Mourinho'nun zıttına gidecek bir soru sormak. Bizim ülkemizde Fatih Terim'de bu tip hocalar arasında yer alır ama Mourinho'nun eline su dökemez.

Bir çok kişi tarafından sevilmese de (İtalya liginde hemen hemen tüm takımların hocası sevmiyor) ben bayılıyorum bu adamın açıklamalarına.

Bu sabah Milano'da bir basın toplantısı düzenleyen Portekizli hoca kendisine 2 kez "Nasıl bir savunma oyuncusu istiyorsun?" diye soran gazeteciye "Gay gibi soruyorsun. Sarışın, dürüst birini arıyorum" cevabı verip dalga geçti.

Aynı basın toplantısında Chelsea'nin başına geçen Ancelotti'nin "Chelsea'nin yeni özel adamı
ben olacağım" açıklaması için ne diyorsunuz sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Ancelotti şu an İngilitere'de olduğundan kendini Prens Charles da zannedebilir ama benim tanıdığım tek bir Prens Charles var, O da Galler prensidir. Ancelotti arkadaşım falan değil, hiç de olmadı, olamayacak."

Bir dipnot verelim : Bu sene İtalya liginin heyecanını arttırmak için devre arasında teknik direktörelere açıklama yapma zorunluluğu geliyormuş. Mourinho buna ne kadar sevinir bilemem ama bize çok mazleme çıkar.


11.07.2009

Jermaine Pennant Zaragoza'da!

Bir sezonluk aradan sonra tekrar La Liga'ya dönen Real Zaragoza transfere de hızlı girdi.

1983 doğumulu olan Pennant Arsenal alt yapısının yetiştiridği önemli oyunculardan birinciydi. 1999 yılında profesyonelliğe adım atan İngiliz oyuncu Arsenal'de pek fazla forma şansı bulamamış ve daha çok kiralık olarak gönderilmişti.

2004 sezonunda Birmingham'a kiralanan oyuncu 1.5 senede Birmingham forması ile 51 maçta forma giymiş ve 3 gole imza atmış 13 de asist yapmıştı.

2006-2007 sezonunun başında 6.7 milyon pounda Liverpool'a transfer olan Pennant ilk sezonunda ligde 20'si ilk 11 olmak üzere toplam 34 maçta forma giymiş ve 1990 dakika sahada kalmıştı. Şampiyonlar Liginde'de finalde dahil olmak üzere 7 kere ilk 11 çıkmış maçlara. Tüm sezonu 1 gol 10 asist ile tamamlıyordu Pennant.

Liverpool'daki 2. sezonun da geçirdiği sakatlığında etkisi ile sadece 25 maç (18'i ilk 11)'ta oynayan Pennant sezonu 2 gol 7 asist ile tamamladı.

Geçtiğimiz sezonun ilk yarısında Liverpool ile ligde sadece 3 maça çıkan Pennat devre arasında Portsmouth'a kiralandı. Portsmouthda'da sadece 9 maça çıkan İngiliz oyuncu sezonu 4 asist ile tamamladı.

Zaragoza transfer için herhangi bir bonservis ücreti vermedi.

Son olarak Pennant'ın Liverpool forması ile Chelsea'ya attığı muhteşem gol ile sizleri başbaşa bırakayım ben.



10 Numara Kaptan: Arda Turan


Lincoln'e yönetiminde rest çekmesi ile böyle bir gelişme bekleniyordu.

Daha önceden yaptığı açıklamalarda 10 numaraya pek sıcak bakmayan Arda'yı yönetim ikna etti ve bugün düzenlenen törenle 10 numarayı kendisine teslim etti.

Resimde Arda'nın sol tarafındaki ismi herkes tanıyor tabi, sağ taraftaki kişinin de ismini söyleyelim, yöneticilerden Murat Yalçındağ.

Törende en çok öne çıkan şeylerden biri Haldun Üstünel'in 10 numara ile ilgili söylediği şu sözler olmuştu: "Bu forma Lincoln'ün forması değil, Metin Oktay'ın formasıdır. Bu formayı onur ve gururla taşıyacağı için ona emanet ettik."

Arda Turan, önce 10 numaralı formayı giymek istemediğini, ancak kulüp başkanı Adnan Polat'ın kendisine Metin Oktay'ın formasını emanet etmek istediğini ve buna saygı duyduğunu söyledi.

Neden 10 numarayı istemediği sorusunu Arda, "Herkesin bir tarzı, bir stili vardır. Metin Oktay'ın forması verilecek deyince kabul ettim. Ayhan Akman'a teşekkür ederim. İnanılmaz bir ağabeylik yaptı ve 22 yaşında birine kaptanlığı verdi. Herhalde kendi oğluna verilse bu kadar mutlu olurdu. Bu kaptanlığı nasıl verdilerse, bunu taşırken de aynen devam edeceğim" diye yanıtladı.

En çok istediği şeylerden biri olan G.Saray kaptanlığına getirilen Arda Turan'ın bu sezon daha fazla sorumluluk alacağı ve performansını arttıracağı kesin gibi.

Her fırsatta G.Saray formasını ömür boyu girmek istediğini söyleyen Arda bir Gerrard, bir Raul, bir Totti gibi genç yaşta kaptanlığı kaptı. Bakalım kaderleri onlar gibi kulüplerinde sembol bir isim olacakmı zamanla göreceğiz.

Bu arada resmi sitede yazan oyuncu numaralarında Lincoln için yazan "-" işareti de dikkat çekiyor.

10.07.2009

Turkcell Süper Lig 2009-2010 Sezonu


Turkcell Süper Lig'de sezon 7 Ağustos'ta başlayacak ve 20 Aralık'ta yapılacak 17. hafta maçlarının ardından ilk yarı sona erecek. Ligin ikinci yarısı 22 Ocak'ta 18. hafta maçlarıyla başlayacak ve 2009-2010 sezonu 16 Mayıs 2010'da bitecek.

Sezonun ilk derbi maçı, 5. haftada Galatasaray ile Beşiktaş arasında Ali Sami Yen Stadı'nda yapılacak. Sezondaki ikinci derbi maç 10. haftada Kadıköy'de, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak. Ligin ilk yarısındaki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi ise 13. haftada BJK İnönü Stadı'nda yapılacak.

Öte yandan, 9. haftada Galatasaray-Trabzonspor, 12. haftada Trabzonspor-Beşiktaş, 17. haftada da Trabzonspor-Fenerbahçe maçları oynanacak.

Sivasspor ise 2. haftada Fenerbahçe, 11. haftada Galatasaray ile deplasmanda, 14. haftada da Beşiktaş ile Sivas'ta karşı karşıya gelecek.

1. Hafta: (7-9 Ağustos)

Gaziantepspor-Galatasaray
Antalyaspor-Ankaraspor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Beşiktaş
Gençlerbirliği-Kayserispor
Bursaspor-Kasımpaşa
Manisaspor-Eskişehirspor
Diyarbakırspor-Ankaragücü
Sivasspor-Trabzonspor
Denizlispor-Fenerbahçe

2. Hafta: (14-16 Ağustos)

Ankaraspor-Gençlerbirliği
Trabzonspor-Diyarbakırspor
Ankaragücü-Manisaspor
Eskişehirspor-Bursaspor
Beşiktaş-Antalyaspor
Kayserispor-Gaziantepspor
Galatasaray-Denizlispor
Kasımpaşa-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Fenerbahçe-Sivasspor

3. Hafta: (21-23 Ağustos)

Denizlispor-Sivasspor
Gençlerbirliği-Beşiktaş
Bursaspor-Ankaragücü
Gaziantepspor-Ankaraspor
Antalyaspor-Kasımpaşa
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Eskişehirspor
Diyarbakırspor-Fenerbahçe
Galatasaray-Kayserispor
Manisaspor-Trabzonspor

4. Hafta: (28-30 Ağustos)

Eskişehirspor-Antalyaspor
Beşiktaş-Gaziantepspor
Sivasspor-Diyarbakırspor
Ankaragücü-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Kasımpaşa-Gençlerbirliği
Ankaraspor-Galatasaray
Kayserispor-Denizlispor
Trabzonspor-Bursaspor
Fenerbahçe-Manisaspor

5. Hafta: (11-13) Eylül

Gaziantepspor-Kasımpaşa
Kayserispor-Ankaraspor
Galatasaray-Beşiktaş
Denizlispor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-Eskişehirspor
Antalyaspor-Ankaragücü
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Trabzonspor
Bursaspor-Fenerbahçe
Manisaspor-Sivasspor

6. Hafta: (18-20) Eylül

Beşiktaş-Kayserispor
Ankaraspor-Denizlispor
Fenerbahçe-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Ankaragücü-Gençlerbirliği
Eskişehirspor-Gaziantepspor
Kasımpaşa-Galatasaray
Diyarbakırspor-Manisaspor
Sivasspor-Bursaspor
Trabzonspor-Antalyaspor

7. Hafta: (25-27) Eylül

Gaziantepspor-Ankaragücü
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Sivasspor
Ankaraspor-Beşiktaş
Gençlerbirliği-Trabzonspor
Antalyaspor-Fenerbahçe
Bursaspor-Diyarbakırspor
Kayserispor-Kasımpaşa
Galatasaray-Eskişehirspor
Denizlispor-Manisaspor

8. Hafta: (2-4 Ekim)

Fenerbahçe-Gençlerbirliği
Eskişehirspor-Kayserispor
Sivasspor-Antalyaspor
Ankaragücü-Galatasaray
Kasımpaşa-Ankaraspor
Beşiktaş-Denizlispor
Manisaspor-Bursaspor
Diyarbakırspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Trabzonspor-Gaziantepspor

9. Hafta: (16-18 Ekim)

Antalyaspor-Diyarbakırspor
Beşiktaş-Kasımpaşa
Galatasaray-Trabzonspor
Gaziantepspor-Fenerbahçe
Gençlerbirliği-Sivassppor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Manisaspor
Ankaraspor-Eskişehirspor
Kayserispor-Ankaragücü
Denizlispor-Bursaspor

10. Hafta: (23-25 Ekim)

Diyarbakırspor-Gençlerbirliği
Trabzonspor-Kayserispor
Fenerbahçe-Galatasaray
Ankaragücü-Ankaraspor
Eskişehirspor-Beşiktaş
Kasımpaşa-Denizlispor
Bursaspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Manisaspor-Antalyaspor
Sivasspor-Gaziantepspor

11. Hafta: (30-31 Ekim-1 Kasım)

Beşiktaş-Ankaragücü
Ankaraspor-Trabzonspor
Denizlispor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Gaziantepspor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-Manisaspor
Antalyaspor-Bursaspor
Kasımpaşa-Eskişehirspor
Kayserispor-Fenerbahçe
Galatasaray-Sivasspor

12. Hafta: (6-8 Kasım)

Bursaspor-Gençlerbirliği
Diyarbakırspor-Galatasaray
Trabzonspor-Beşiktaş
Fenerbahçe-Ankaraspor
Ankaragücü-Kasımpaşa
Eskişehirspor-Denizlispor
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Antalyaspor
Manisaspor-Gaziantepspor
Sivasspor-Kayserispor

13. Hafta: (20-22 Kasım)

Gaziantepspor-Bursaspor
Ankaraspor-Sivasspor
Kayserispor-Diyarbakırspor
Gençlerbirliği-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Eskişehirspor-Ankaragücü
Kasımpaşa-Trabzonspor
Beşiktaş-Fenerbahçe
Galatasaray-Manisaspor
Denizlispor-Antalyaspor

14. Hafta: (27-29 Kasım)

Antalyaspor-Gençlerbirliği
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Gaziantepspor
Trabzonspor-Eskişehirspor
Fenerbahçe-Kasımpaşa
Ankaragücü-Denizlispor
Bursaspor-Galatasaray
Manisaspor-Kayserispor
Diyarbakırspor-Ankaraspor
Sivasspor-Beşiktaş

15. Hafta: (4-6 Aralık)

Gaziantepspor-Antalyaspor
Kasımpaşa-Sivasspor
Kayserispor-Bursaspor
Gençlerbirliği-Denizlispor
Eskişehirspor-Fenerbahçe
Beşiktaş-Diyarbakırspor
Ankaraspor-Manisaspor
Galatasaray-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Trabzonspor-Ankaragücü

16. Hafta: (11-13 Aralık)

İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Kayserispor
Diyarbakırspor-Kasımpaşa
Denizlispor-Trabzonspor
Fenerbahçe-Ankaragücü
Gençlerbirliği-Gaziantepspor
Antalyaspor-Galatasaray
Bursaspor-Ankaraspor
Manisaspor-Beşiktaş
Sivasspor-Eskişehirspor

17.Hafta: (18-20 Aralık)

Gaziantepspor-Denizlispor
Beşiktaş-Bursaspor
Galatasaray-Gençlerbirliği
Ankaragücü-Sivasspor
Eskişehirspor-Diyarbakırspor
Kasımpaşa-Manisaspor
Ankaraspor-İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Kayserispor-Antalyaspor
Trabzonspor-Fenerbahçe

Ferguson "Yeni Ronaldo"sunu Buldu!

Şu anda Obertan için Cristiano Ronaldo benzetmesi yapmak biraz abartı olabilir. Ancak Alex Ferguson'un elinden geçen oyuncuların 2-3 kademe yükseldiklerine her zaman şahit olduk.

David Beckham gittiği zaman onun yerini almak için Manchester United'a karşı hazırlık maçında üstün bir performans gösteren Cristiano Ronaldo alınmıştı. O zamanlar birçok insan bu Portekiz'li oyuncuyu duymamıştı bile.

18 yaşındaki Ronaldo, Manu'ya geldiği ilk sezon daha çok Fletcher'in yedeği olarak oynamış tüm sezon boyunca sadece 15 kere ilk 11'de çıkmıştı.

C.Ronaldo geldiğinde 18 yaşındaydı. Obertan ise şu anda 20 yaşında. Geçen sezon Bordeaux'da pek fazla şans bulamamış ve devre arasında Lorient'e kiralanmıştı. Lorient'de 14 maça çıkan (sadece 5'i ilk 11) Fransız oyuncu pek fazla kendini gösterememişti.

Obertan'ın kaderi Manu'da efsane olmuş Fransız gibi olur mu bilinmez ama ben Ferguson'un elinde yetişecek bu genç yıldızın 2 sene içinde 7 numaranın gerçek sahibi olacağını ve C.Ronaldo'yı aratmayacağını düşünüyorum.

8.07.2009

2008-2009 Sezonun En Güzel 5 Pankartı

KOCAELİSPOR

KARŞIYAKA

BURSASPOR

ALTAY

ADANA DEMİRSPOR


Not: Resimler Tribün Dergi sitesinden alınmıştır. Belli bir sıralamaya tabi değildir.

FM Yıldızı Kerlon Inter'de!


Football Menager oyunu tutkunları bu ismi çok yakından bilir. Cruzeiro forması ile oyunda harikalar yaratan transfer olduğu takımda gol rekorları kıran bir oyuncudur.

Kerlon Moura Souza 27 Ocak 1988 Brezilya doğumlu. Futbolculuk kariyerine ülkesinin takımlarından Cruzeiro'da başlayan genç golcü 3 sezon giydiği Cruzeiro formasıyla 27 maça çıktı ve 1 kez gol sevinci yaşabildi. Daha sonra İtalya'nın yolunu tutan sambacı geçen sezon 4 maçta görev aldı ve gol sevinci yaşayamadı. 2005 yılında Güney Amerika'da düzenlenen U17 Futbol Şampiyonası'nda 'En iyi oyuncu' ödülünü almıştı.

Özellikle kafasında sektirerek attığı çalılmlarla iyice meşhur olmuştu.

Geçen sezon Inter tarafından transfer edilen ama İtalya'daki bir kulübün bir sezonda tek yabancı alma hakkına sahip olması engeline takılan Kerlon, Chievo'ya gönderilmişti.

Sakatlığı yüzünden tüm sezon boyunca sadece 4 maçta forma giyen Kerlon, bugün itibarı ile Inter ile resmi olarak anlaştı.

FM'deki gibi kendini gösterilirmi bilinmez ama Kerlon'un aşağıdaki videodaki hareketlerden birkaçını bile yapması bize heyecan verecektir şüphesiz.



Karim Ziani Wolfsburg'ta!


Geçen sezon Bundesliga'nın sürpriz şampiyonu olan Wolfsburg'ta en çok pay sahibi olan isimlerin başında Grafite - Dzeko - Muslimovic ikilisi geliyordu.

Sezonu 28 golle gol kralı kapatan Brezilya'lı Grafite ve 26 golle kapatan 22 yaşındaki Boşnak Edin Dzeko transfer sezonunun gözdelerinden olması muhtemel oyunculardı.

Felix Magath'ın yerine gelen Stuttgart'ı şampiyon yapan hoca Armin Veh, öncelikli olarak takımın iskeletini korurken bu 2 forvet oyuncusu da sözleşmesini uzatıp takımda kaldı.

Özellikle Edin Dzeko ile Milan ciddi olarak ilgilense de, Edin Dzeko "Milan'a gitmek isterim ama kulübüm beni bırakmak istemiyor" şeklinde bir açıklama yapsa da Wolfsburg ikna olmadı.

Geçen sezon ligi 80 golle kapatan Wolfsburg bugün hücüm gücüne yeni bir güç daha kattı. Marsilya'nın 26 yaşındaki Cezayir'li ofansif orta saha oyuncusu Karim Ziani, 7 milyon euro karşılığında Alman ekibine transfer oldu.

4 yıllık anlaşma yapan oyuncu 15 numaralı formayı giyecek.

7.07.2009

"Dünyanın En Pahalı Oyuncusu" Real Taraftarının Huzurunda!

Geçan hafta Kaka'nın imz töreninde yaklaşık 40.000 kişi Santiago Bernabeu stadını doldurmuştu.

Cristianı Ronaldo'nun imza töreninde daha fazla kişi bekliyorduk ama bu kadar da olacağını tahmin etmek güçtü.

94 milyon euro bonservis ücretil ile dünya futbol tarihinin en pahalı futbolcusu olan Cristianı Ronaldı, tam 80.000 kişinin önünde Real Madrid'e imza attı. Hayallerinin takımında olduğunu söyleyen Ronaldo, futbol tarihinin en pahalı futbolcusu olmakla da gurur duyduğunu söyledi bu olağanüstü gecede.

7 numaralı formanın Raul'da olması nedeni ile 9 numaralı formayı giyecek olan Ronaldo, her ne kadar Di Stefano, Hugo Sanchez gibi Real'in efsane oyuncularının forma numarasını giymekten mutlu görünse de CR7 mağazalarını CR9 olarak değiştirmek zorunda kalacak.

Statta yer alan 80.000 kişilik kalabalık 25 senedir kırılamayan bir rekoru da tarihe gömmüş oldu. 5 Temmuz 1984'te Napoli'nin San Paolo stadında yaklaşık 75.000 taraftarın karşısında imza atan Maradona, dün gece itibarı ile bu rekoru Ronaldo'ya kaptırdı.

Son olarak şunu da belirtelim. Ronaldo imza töreninde iken 9 numaralı C.Ronaldo formaları da 2 saatte 2.000 adet satmış.

Lyon Benzema'nın Yerini Lisandro Lopez İle Doldurdu!

Geçen hafta Karim Benzema'yı 35 milyon euroluk ücretle Real Madrid'e satan Olympik Lyon, Fransız oyuncunun yerini hemen doldurdu.

Porto forması ile geçen sezon F.Bahçe'nin de canını çok yakan (2 maçta 3 gol) 26 yaşındaki Lisandro Lopez, 24 milyon euro karşılığında Lyon'un oyuncusu oldu.

2005 yılından beri Porto forması giyen Arjantin'li golcü Porto forması ile çıktığı 70 maçta rakip fileleri 26 kez havalandırdı. Geçen sezon ligde oynadığı 28 maçta 10 gol kaydeden Lisandro Lopez, şampiyonlar liginde de 6 gol kaydetti.

6.07.2009

"Rus Ronaldinho" Chelsea'de!

Chelsea sonunda Zhirkov rüyasına kavuştu.

Abramovich'in İngiltere'de sahip olduğu Chelsea, yine aynı Rus milyarderinin manevi olarak Rusya'da sahip olduğu kulüp olan CSKA Moskova'nın "Rus Ronalinho" lakaplı oyuncusunu transfer etti dün itibarı ile.

İki kulüpte de Abramovich'in maddi olarak parmağı olsa da Chelsea, bonservis olarak Rus ekibine 21 milyon euro ödeyeceğini açıklamış. Bir parayı sağ cebinden alıp sol cebine koymak gibi birşey aslında bu verilen ücret ama neyse...

Euro 2008'de Rusya'ya hayran olmuştum. Bizim maçlardan sonra "üstad" Hiddink'in yönettiği Rusya'nın maçları da heyecan dolu idi. O takımda Arshavin ve Pavluychenko ile beraber en çok beğendiğim oyunculardan biri idi Zhirkov.

Rusya ligi Avrupa futbolunda gelişmekte olan bir ülke gibi gözükse de maçlarını izlemekten baya uzaktık. Chelsea'ye transferi ile 26 yaşındaki bu oyuncuyu da canlı olarak daha fazla izleme şansına erişeceğiz en nihayetinde.

5.07.2009

Haldun Üstünel İle Kız İstemeye Gitmek!

# fakir ama gururlu gencin, güzel fabrikatör kızını almasıyla sonuçlanır.

# o uzun saçlı modern görüntüsüyle kızı kendisine aşık etmezse, bu iş prensipte anlaşmayla sonuçlanır gibi görünüyor.

# hem kizi, hem anasini, bir de bonus olarak bir kac komsu kizini almakla sonuclanmasi olasidir.

# direkt olarak düğünsüz ve kimseden habersiz jet nikah masası aksiyonu ile sonuçlanır zira haldun üstünel sizden habersiz çoktan kahveyi içmiş, allah'ın emri peygamberin kavliyle istemiş, çeyizi başlığı konuşmuş, kimseciklere haber vermeden bir akşam operasyonu dahilinde kızı almış karşınıza getirmiştir.

# kız dünya güzeliyse ve bonservisi de elindeyse* haldun üstünel faktöründen ötürü sizle evlenmesi son derece normaldir.

# herkesin beklediği kız yerine 6 sokak öteden bir kızı almakla sonuçlanabilir.

# sevdiğiniz kız yerine adriana lima ile sözlenirsiniz...

# nikah gecesinin sabahında leo francoyla uyanırsınız.

# bosanmis kizla evlenmekle sonlanir

# haldun üstünel'in, kızın ailesini damadın projelerini anlatarak ikna edeceği hadise.

# kızı almayla sonuçlanır.

ve eğer kız yabancıysa, yanınızda haldun bey ve kızla atatürk hava limanı'na inersiniz. transferlerden farklı olarak bu sefer davullu zurnalı düğün konvoyu karşılar sizi. sizi çeken kameralar da skimsonik düğün kameralarıdır.

yalnız dikkat edin nikah sırasında haldun üstünel "gündemimizde iki brezilyalı güzel var. birisini yatak odasına, birisini mutfağa almak istiyoruz. sürprizlerimiz olacak" demesin. prensipte anlaştığınızla kalırsınız ortada.


Not: Ekşisözlükten alıntıdır.
Related Posts with Thumbnails