17.05.2011

Frank De Boer'in Gelişi ve Mucizevi Şampiyonluk!

Sezon içerisinde sessiz sakin ilerleyip hiç kimsenin beklemediği bir anda son haftalarda şampiyonluk yarışı içinde olan ve şampiyonluğa ulaşan takımlara bayılıyorum. Bundesliga'da 2006-2007 sezonunda Stuttgart, 2008-2009 sezonunda Wolfsburg bunu başarmıştı. Bu sezon İngiltere'de de Chelsea deplasmanda Manchester United'ı yense bunu başaracaktı.

Hollanda liginde son şampiyonluğunu 2003-2004 sezonunda yaşayan Ajax'ın bu sene son şampiyon Twente ve PSV'nin gerisinde kalması bekleniyordu ki sezonun ilk yarısı bittiğinde beklentiler boşa çıkmadı. 17 hafta sonunda Twente ve PSV 37 puanla zirvede yer alırken Ajax 32 puanla 3. sırada yer alıyordu.

Ajax'ın teknik direktörü Martin Jol şampiyon olacağına inancını kaybetmiş olacak ki Aralık ayında istifa etti. Jol'un yerine, Ajax altyapısında yetişmiş ve 10 yıl Ajax'ta profesyonel olarak forma giyen, son 2 sezondur Ajax genç takımını çalıştıran Frank De Boer getirildi.

Martin Jol ile çıktığı 17 maçta 9 galibiyet 5 beraberlik 3 mağlubiyet alan Ajax, Frank De Boer yönetimindeki 17 maçta ise 13 galibiyet 2 beraberlik 2 mağlubiyet aldı. De Boer'un aldığı 13 galibiyetin 10'unun son 12 maçta olduğunu da hatırlatalım.

2009-2010 sezonunda da şampiyonluğa çok yaklaşan ve ligde oynadığı son 14 maçın tamamını kazanan Ajax, toplamda 106 gol attığı sezonda lider Twente'nin 1 puan gerisinde yer alarak ligi 2. sırada tamamlamıştı.

Twente'nin 30. ve 31. haftada aldığı beraberlikler ve PSV'nin Twente ile Feyenoord deplasmanında aldığı mağlubiyetler Ajax'ın şampiyonluk yolunda iplerinin kendi elinde olmasını sağlamıştı. Ajax son haftaya lider Twente'nin 1 puan gerisinde girse de son hafta içerde Twente ile oynayacaktı.

Herhangi bir sürpriz izin vermeyen ve De Jong'un 2 ve Landzaat'ın kendi kalesine attığı gollerle maçı 3-1 kazanarak 7 yıl aradan sonra Hollanda liginde şampiyonluğa ulaştı. Bu şampiyonlukla birlikte toplam 30 şampiyonluğa ulaşan Amsterdam ekibi formasına 3. yıldızı koymaya da hak kazandı.

Ajax'tan sonra en çok şampiyon olan takım ise 21 şampiyonluğu bulunan PSV Eindhoven. Son şampiyonluğuna 2007-2008'de ulaşan PSV bu sezonla birlikte son 3 sezonun tamamında ilk 2'ye girme başarısını gösteremeyerek yine Şampiyonlar liginden uzak kaldı.

Manchester United > Liverpool

15. haftada Chelsea'den liderlik koltuğunu devralan Manchester United zirveden sezon sonuna kadar inmeyerek İngiltere Premier Leagu'de 2010-2011 sezonunun şampiyonu oldu.

Liverpool'un her zamanki gibi şampiyonluk yarışından erken kopmasına rağmen Manchester şehrinin diğer takımı Manchester City de ligin ilk yarısında şampiyonluk yarışının içinde hep kaldı.

Chelsea'nin 12. haftadaki Fulham galibiyetinden sonra çıktığı 6 lig maçında yaptığı 16 puan kaybı zirvede Manchester United ve Arsenal'in yalnız kalmasını sağladı uzunca bir süre. Arsenal 28. haftaya kadar Manchester United ile neredeyse puan puana giderken devamındaki 6 maçta 1 galibiyet 5 beraberlik ile Manchester'ın 9 puan uzağında kaldı ve şampiyonluk yarışından koptu.

Ligdeki ilk mağlubiyetini 25. haftada ligin son sırasında yer alan Wolverhampton'dan alan Manchester United, 3 hafta sonra oynadığı erteleme maçında Chelsea'ye yenilirken 5 gün sonra da Liverpool'a yenildi.

31. hafta sonunda Manchester United'ın tam 11 puan gerisinde 4. sırada yer alan Chelsea, Manchester United'ın bu puan kayıplarını fırsat bilerek üstüste kazandığı maçlarla önce Manchester City'i, daha sonra da Arsenal'i geride bırakarak 35. hafta sonunda 73 puanlı Manchester United'ın 3 puan gerisinde yer alarak 2. sırada yer aldı. Sezon ortasında eleştirilen ve kovulması gündeme gelen Ancelotti, son 9 maçta aldığı 8 galibiyet 1 beraberlikle eleştirilere de en güzel cevabı vermiş oldu.

36. hafta Old Trafford'ta oynanan Manchester United-Chelsea maçı belki de şampiyonu tayin edecek maç olucaktı. 1 hafta önce Arsenal deplasmanında 1-0 yenilen Alex Ferguson'un takımı Chelsea'ye karşı ilk dakikada Chicharito'nun attığı golle 1-0 öne geçti ve maçı da 2-1 kazanarak ligin bitimine 2 hafta kala 6 puan farkla zirvede yer aldı. Geride bıraktığımız haftasonu Blackburn deplasmanından alınan 1 puanla da 'Kırmızı Şeytanlar' şampiyonluğunu resmen ilan etti.


Bu sezonun yıldızlarından biri Manchester United'ın Dünya Kupası'ndan önce kadrosuna kattığı Meksikalı golcü Javier Hernandez oldu. 'Chicharito(Küçük bezelye)' lakaplı futbolcu ilk maçında Chelsea ile oynanan 'Community Shield' maçında sonradan oyuna girmiş ve 76. dakikada ağları havalandırmıştı.

Berbatov ve Rooney'in ardında yedek bekleyen ve sonradan oyuna girdiği maçlarda genelde gol atan Chicharito'nın, Manchester United'taki ilk senesinde bir Solskjaer etkisi yarattığını kesinlikle söyleyebiliriz. Sezonun 2. yarısında ve Şampiyonlar ligi maçlarında Alex Ferguson'un Berbatov'un yerine onu ilk 11'de oynattığını da ekleyelim.

Meksikalı golcü bu sezon Manchester United forması ile ligde 15'i ilk 11'de olmak üzere 27 maçta forma giyerken rakip filelere 13 gol bıraktı. Şampiyonlar liginde ise 5'i ilk 11'de olmak üzere 8 maçta 4 gol attı. Toplamda ise 26'sı ilk 11'de olmak üzere 44 maçta forma giydi ve 20 gol attı.

Forma giydiği 31 lig maçında 21 gol atan ve gol krallığını Tevez ile paylaşan Dimitar Berbatov ve ligde giydiği 27 maçta 11 gol 11 asistlik bir performans sergileyen Wayne Rooney'nin de şampiyonluktaki payları çok fazla.

37 yaşında olmasına rağmen yıllanmış şarap misali her sene daha iyi oynayan ve sözleşmesi 1 yıl daha uzatılan Ryan Giggs de sezonu 25 maçta 2 gol 6 asistle tamamladı. Şampiyonlar Ligi'nde takımı finale kadar taşımasından bahsetmiyorum bile...

Son 5 sezonda Premier Lig'deki 4. şampiyonluğunu elde eden Manchester United, toplamda ise İngiltere'deki 19. şampiyonluğunu ilan etti ve 18 şampiyonluğu bulunan Liverpool'u geride bırakarak Ada'nın en büyük takımı oldu. Bu 19 şampiyonluğun 12'si ise 25 senedir takımın başında bulunan Alex Ferguson döneminde geldi.

Birkaç yıl önce Alex Ferguson, Liverpool'un şampiyonluk sayısını geçtikleri zaman Manchester United'tan ayrılacağına dair birşeyler söylemişti. O söz hala geçerli midir bilmiyorum ama Ferguson'daki bu heyecan ve bu hırs olduktan sonra ölene kadar Manchester United'ın başında kalıp daha bir sürü şampiyonluklar ve kupalar kazanır.

16.05.2011

Kendi Düşen Ağlamaz(!)


Geçen sezonu 4. sırada bitiren ve bu sezon Şampiyonlar ligi önelemesinde mücadele eden Sampdoria geride bıraktığımız haftasonunda sahasında Palermo'ya 2-1 yenilerek Serie B'ye düşen 3. ve son takım oldu.

Aslında Sampdoria için bu sezon da mükemmel başlamıştı. İlk 15 haftada sadece 2 kez yenilen Sampdoria aldığı 5 galibiyet ve 8 beraberlik ile 6. sırada yer alıyordu. Önce Cassano ile anlaşmazlıklar oldu ve yollar ayrıldı, ara transfer döneminde ise Pazzini Inter'e satıldı.

Geçen sezonki başarıda büyük pay sahibi olan bu 2 futbolcudan Pazzini ligde 37 maçta 19 gol atmış Cassano ise 30 maçta attığı 9 golün yanı sıra 8 de asist yapmıştı. Ve ne olduysa bu 2 futbolcu takımdan ayrıldıktan sonra oldu.

18. haftadaki mucizevi Roma galibiyetinden sonra oynadığı 5 maçta sadece 1 puan alan Sampdoria 9. sıradan 14. sıraya geriledi. 24. haftada iç sahada aldıkları Bologna galibiyeti de ilaç olmadı ve bu maçtan sonra oynadıkları 9 lig maçında 2 beraberlik 7 mağlubiyet ile 18. sıraya kadar düştüler. Bu 9 maçın 6'sında gol bile atamadıklarını söyleyelim.

35. haftada son sıradaki Bari'yi yenseler de ertesi 2 hafta da hem Genoa hem de Palermo'ya karşı alınan mağlubiyetler ve 17. sıradaki Lecce'nin Napoli ve Bari'yi yenmesi ile Sampdoria bitime 1 hafta kala küme düşmeyi garantiledi.

Cassano ve Pazzini'li 15 haftada 5 galibiyet 8 beraberlik 2 mağlubiyet. Bu 2 oyuncunun olmadığı 22 haftada ise 3 galibiyet 4 beraberlik 15 mağlubiyet. Kısaca işin özeti ve matematiği budur.

Marsilya 2011-2012 Sezonu İç Saha&Deplasman Forması!

Sakar Futbolcular Vol.2: Stekelenburg!


İspanya Kral Kupası finalinde uzatmalarda Barcelona'yı yenen Real Madrid tam 18 yıl sonra bu kupaya uzanmış ve maç sonundaki kutlamalarda Sergio Ramos otobüsten o kupayı düşürmeyi başarmıştı.

Hadi Sergio Ramos'un heyecanını 18 yıl sonra gelen zafere bağlayalım da Stekelenburg'u ne yapacağız ?

Sezonun son maçında sahasında Twente'yi 3-1 yenen Ajax'ın şampiyonluk kutlamalarında tecrübeli file bekçisi Stekelenburg, Sergio Ramos ile aynı kaderi paylaşıp şampiyonluk tabağını (Kupa pahalıya mı geliyor nedir) otobüsten düşürmüş.

Hoş bu görüntülerde 'Kaza geliyorum' demiş zaten. Elindeki sakatlığı nedeni ile 1 aydır forma giymeyen Stekelenburg'un o elektrik tellerini görmemesi, görse de eğilmemesi ilginç doğrusu.

'Superclassico' Maçında Bunu Yapmak Yürek İster!


Dün gece Arjantin liginde 'Superclassico' heyecanı vardı. Kapanış liginde 13 maçta topladığı 18 puanla zirvenin uzağında kalan Boca Juniors, La Bombonera stadında ezeli rakibi River Plate'i ağırladı.

28. dakikada Carrizzo'nun kendi kalesine attığı gol ve 31. dakikada Martin Palermo'nun golü ile Boca Juniors sahadan galibiyetle ayrıldı ve lider Velez'in 6 puan gerisinde 7. sırada yer aldı.

Türkiye'deki Galatasaray-Fenerbahçe maçları gibi bu maçlarda da kırmızı kart maçların olmazsa olmazıdır. Bu maçtan önce oynanan son 9 maçta tam 7 kırmızı kart çıktı. Bu maçın da 90+4. dakikasında River Plateli Almeyda ve Boca Juniorslu Clemente Rodriguez'in kavgasında hakem 2 tane kırmızı kart çıkardı.

İlginç olan ise Almeyda'nın oyundan çıkarken yaptığı hareket. 50.000'e yakın seyircinin olduğu maçta taraftarlara dönerek formasını öpen Almeyda bununla da yetinmeyip kendisini koruyan polis kalkanlarından kurtulup 'Hiçbirinizden korkmuyorum' demiş resmen :)

14.05.2011

42 Yıl Sonra Gelen Zafer!

İngiltere'nin en prestijli kupası olan 'Federasyon Kupası'nda 2011 yılının şampiyonu bugün oynanan Manchester City - Stoke City final maçı sonucunda belli oldu.

İlk olarak 1871 yılında düzenlenmeye başlayan ve dünyanın en eski futbol organizasyonu olan FA Cup, 1915-1919 yılları arasında 1. Dünya Savaşı, 1939-1945 yılları arasında ise 2. Dünya Savaşı nedeni ile düzenlenemedi. Bu yılların dışında ise günümüze kadar her sene düzenlendi.

Bu kupa her ne kadar İngilizler'e özgü bir kupa olsa da Galler takımı Cardiff City (1927) bu kupayı müzesine götürdü; İskoç takımı Queens Park ise 2 kez (1984, 1985) bu organizasyonda final oynama başarısını gösterdi.

Manchester United 11 kezle bu kupayı en çok kazanan takım. 'Kırmızı Şeytanlar'ı 10 şampiyonlukla Arsenal, 8 şampiyonlukla Tottenham ve 7'şer şampiyonlukla Liverpool ile Everton takip ediyor.

Bugün oynanan final maçındaki takımlardan Manchester City bu kupada son şampiyonluğunu 1969 yılında finalde Leicester City'i 1-0 yenerek elde etmişti. Manchester şehrinin 'Mavi' renkli takımı son finalini de 1982'de Tottenham ile oynamış ve kupayı Lonrda temsilcisine kaptırmıştı.

Diğer finalistlerden Stoke City ise İngiltere'nin en eski 2. kulübü olmasına rağmen bu kupada ilk kez finale yükseldi. 1863 yılında kurulan Stoke City'nin en büyük başarısı 1972'de kazandıları 'Lig Kupası'.

Manchester City finale gelene kadar sırası ile Leicester City, Notts County, Aston Villa, Reading ve Manchester United'ı elerken Stoke City ise Cardiff, Wolverhampton, Brighton, West Ham United ve Bolton'u saf dışı bıraktı.

Wembley Stadı'nda 88.643 kişinin izlediği final maçının ilk yarısı 0-0 sona ererken maçın 74. dakikasında sahneye çıkan Yaya Toure attığı golle Manchester City'e şampiyonluğu getiriyordu. Yaya Toure yarı finalde de ezeli rakipleri Manchester United'ı 1-0 yendikleri maçta takımının tek golünü atan isim olmuştu.

Tam 42 yıl sonra 'Federasyon Kupası'nda şampiyonluğa ulaşan Manchester City bu kupayı 5. kez müzesine koymayı başardı. 19 Aralık 2009 tarihinde takımın başına geçen Roberto Mancini ise Manchester City ile ilk kupasını kazanmış oldu.

Bir önceki turda Bolton'u 5-0 ile eleyerek 'Federasyon kupası yarı finalleri tarihi'ndeki en farklı skoru elde eden Stoke City her ne kadar kupayı alamasa da finale kadar yükselmeerek büyük bir başarı elde etti.

Arap milyarderlerin takımı satın almasından sonra ligde şampiyonluk hedefleyen ve ezeli rakipleri United'ı geçmeye çalışan Manchester City her ne kadar bu sezon şampiyonluk yarışının içinde olamasa da ligi ilk 4 sıra içinde bitirmeyi garantileyerek Şampiyonlar ligine katılmaya hak kazandı.

'Parayla saadet olur' tezini Chelsea göstermiş ve Abramovich'ten sonra Premier Lig'de 3 kez şampiyonluk yaşamıştı. Bakalım ileyerleyen yıllarda Manchester City de Chelsea'nin başarabildiklerini başarıp bu tezi doğrulayan diğer bir takım olabilecek mi ?

Barcelona'nın Şampiyonluk Kutlaması!


Altta da Nou Camp stadındaki kutlamalarda futbolcuların şampiyonluk ile söyledikleri sözlerin videosu var. Videonun en sonunda David Villa'nın şarkı söylediği kısımda sesi kısmanızı tavsiye ederim :)




13.05.2011

Dortmund 2011-2012 Sezonu İç Saha Forması!

Hafta Sonu Futbol



14 Mayıs Cumartesi

14:45 Blackburn-Manchester United / PL TV
16:00 Konyaspor-Sivasspor / Lig TV
16:00 Manisaspor-Bucaspor / Digi Kanal
16:30 Dortmund-E.Frankfurt / TRT 3
17:00 Manchester City-Stoke City / NTV Spor (FA Cup Final)
20:00 Gençlerbirliği-Galatasaray / Lig TV
21:45 Milan-Cagliari / TV8
21:45 PSG-Lille / (Fransa Kupası Final)

15 Mayıs Pazar

13:30 Fiorentina-Bologna / TV8
14:00 Bank Asya 1. Lig 34. Hafta Maçları / TRT
14:00 Samsunspor-Rizespor / TRT 1
14:00 Diyarbakırspor-Gaziantep BB / TRT 6
14:00 Denizlispor-Orduspor / TRT Anadolu
15:30 Chelsea-Newcastle / PL TV
15:30 Ajax-Twente / Beyaz TV
16:00 Kayserispor-Gaziantepspor / Lig TV

16:00 Kasımpaşa-Bursaspor / Digi Kanal
16:00 Parma-Juventus / TV8
17:00 Y.Malatyaspor - Adana Demirspor (TFF 2. Lig Play-Off)
18:00 Arsenal-Aston Villa / PL TV
18:00 Liverpool-Tottenham
20:00 Trabzonspor-İBB / Spormax
20:00 Fenerbahçe-Ankaragücü / Lig TV
20:30 Bandırmaspor - Beypazarı Şekerspor (TFF 2. Lig Play-Off)
21:45 Napoli-Inter / TV8
22:00 Lorient-Marseille / Kanal A
22:00 Boca Juniors-River Plate / Fox Sports

16 Mayıs Pazartesi

17:00 Sakaryaspor - Konya Şekerspor (TFF 2. Lig Play-Off)
20:00 Beşiktaş-Eskişehirspor / Lig TV
20:30 Eyüpspor - Bugsaşspor (TFF 2. Lig Play-Off)

10.05.2011

Ibrahimovic Varsa Şampiyonluk da Var!

Juventus'un şike skandalı nedeni ile şampiyonluğunun alındığı ve küme düşürüldüğü 2005-2006 sezonu dahil geçtiğimiz sezona kadar üstüste 5 sezon şampiyon olan Inter'in hegemonyasına bu sezon Milano şehrinin diğer takımı AC Milan son verdi.

Son şampiyonluğunu 2003-2004 sezonunda alan Milan, bu sezon ki şampiyonluğu ile beraber İtalya'daki lig şampiyonluğu sayısını 18'e çıkardı ve Inter ile şampiyonluk sayısını eşitledi. 27 şampiyonluğu bulunan Juventus bu alandaki üstünlüğünü koruyor.

Juventus'un düşürülmesi ve Milan'ın -30 puan cezaya çarptırılması ile 3. bitirdiği sezonda havadan şampiyonluk elde eden Inter, ertesi sezon da Milan'ın -8 puanla lige başlaması ve küme düşen Juventus'tan aldığı Ibrahimovic'in de katkısı ile ligi en yakın rakibi Roma'nın 22 puan önünde şampiyon tamamlamıştı. Ertesi sezon yine şampiyon olan Inter, son 2 sezonda da Mourinho yönetiminde ligi domine etmişti.

Inter, Mourinho'nun Real Madrid'e gitmesi ile sezona Benitez yönetiminde başlarken, geçen sezonu 3. sırada tamamlayan Milan son 2 sezondur Cagliari'nin teknik direktörü olan Allegri ile 2010-2011 sezonuna başladı.

Sezon başında Ibrahimovic, Robinho, Kevin Prince Boateng, Amelia'yı transfer eden Milan daha sezon başından şampiyonluğun en büyük favorisiyken ara transferde de kadroya Cassano, Van Bommel, Emanuelson, Legrottaglie takviyeleri yaptı.

Lige kötü başlayan ve Ocak ayında Benitez ile yolları ayıran Inter şampiyonluk yarışında geride kalırken lider Milan'ı zirvede takip eden takımlar Napoli ve Lazio'ydu. Geçen sezon Milan'ı çalıştıran Leonardo'yu takımın başına getiren Inter ara transferde yaptığı Pazzini takviyesi ile 2. sıraya kadar yükseldi ama ligde 2 maçta da yenildiği Milan'ı yakalayamadı.

11. haftada liderliği Lazio'dan devralan Milan, aradan geçen 26 haftalık süreç içinde ligin zirvesinden hiç inmedi ve 7 sezonluk aranın ardından Serie A'da lig şampiyonu oldu.

Yaşlı diye her zaman eleştirilen Milan'da Ibrahimovic ligde forma giydiği 29 maçta attığı 15 golle her zamanki gibi verimli bir sezon geçirirken Pato 23 lig maçında 13 gol, Robinho da 32 lig maçında 12 gol attı. Ara transferde takıma katılan Cassano da forma giydiği 16 maçta 4 gol 6 asistlik bir performans sergileyerek şampiyonluk yolunda takıma büyük katkı sağladı.

Milan'ın 30 yaşındaki İsveçli yıldızı Ibrahimovic son 8 sezonda hangi takımın formasını giydiyse o sezonu lig şampiyonu olarak tamamladı. 2003-2004 sezonunda Ajax ile şampiyonluk yaşayan Ibrahimovic, 2004-2006 arasında 2 kez de Juventus ile şampiyonluk yaşadı. Juventus'tan Inter'e transfer olan golcü oyuncu 3 sezon forma giydiği Inter'de de hep ligi şampiyon olarak tamamladı.

2009 yazında Eto'o + 40 milyon euro ücretle Barcelona'ya transfer olan Ibrahimovic Katalan ekibinde forma giydiği 41 maçta 21 gol attı ve burada da sezon sonu şampiyonluk kupasını havaya kaldırdı. David Villa'nın transferi ile kiralık olarak Milan'a gelen Ibrahimovic burada da istikrarını bozmadı.

İstatistikler yalan söylemez. İşin özeti; Takımında Ibrahimovic'in varsa şampiyon oluyorsun :)

9.05.2011

Nuri Şahin Resmen Real Madrid'te!


Bugün bu transferin açıklanması bekleniyordu ve hem Borussia Dortmund sitesi hem de Real Madrid resmi sitesi Nuri Şahin'in transferini resmen açıkladılar.

Geçen hafta Dortmund'un Nürnberg'ten İlkay Gündoğan'ı transfer etmesi zaten bu transferin olacağının ilk belirtileriydi.

Bu sezon Borussia Dortmund'da sergilediği başarılı performansla takımının şampiyonluğunda kilit rol oynayan 22 yaşındaki milli futbolcumuz başarılı olunursa dev kulüplerin din, dil, ırk gözetmeksizin her oyuncuyu transfer edeceğini de ispatlamış oldu.

Mesut Özil'in Real'e transferinden sonra Alman milli takımını tercih etmesi nedeni ile ülkemizde çok fazla heyecan yaratmamıştı ama Nuri Şahin'in transferi kamuoyunda büyük bir yankı yaratacağı aşikar. Mesut gibi Almanya'da yetişse de birçok kişiye göre Nuri Şahin, Real Madrid formasın giyecek ilk Türk oyuncu olacak.

Bu arada Hamit Altıntop'un da Real Madrid'e transferi gündemde. Bu transfer de olur mu bilemem ama şu bir gerçek ki "Türk olduğumuz için bizi almazlar. Eğer Türk değil Brezilyalı olsam Real'de Barcelona'da oynardım" cümlelerinin büyük bir balon olduğu da bu transferle ispatlanmış oldu.

Real Madrid ile 6 yıllık sözleşme imzalayan Nuri Şahin senelik 2.5 milyon euro alacak. Mesut ve Nuri'den sonra Hamit de gelirse eğer tam bir Türk takımı olucak Real Madrid. Başlarına da Fatih Terim gelse bari :)

8.05.2011

Ş.Ligi Yarı Final Maçlarının İstatistiksel Analizi!


► Barcelona ile Manchester United tarihlerinde 3. kez bir Avrupa kupası finalinde karşı karşıya gelecek. (1991 Şampiyon Kulüpler Kupası, 2009 Şampiyonlar Ligi)

► Old Trafford'taki maçta ilk golü atan Luis Valencia, Manchester United'ın Şampiyonlar ligi tarihindeki 300. golünü attı. 300 gol barajını aşan diğer takımlar Real Madrid ve Barcelona.

► Edwin Van der Sar, final maçında oynaması durumunda Şampiyonlar Ligi finalinde 40 yaş üstünde forma giyen ilk oyuncu olacak.

► Barcelona'nın kaptanı Puyol, Casillias, Raul ve takım arkadaşı Xavi'den sonra Şampiyonlar Ligi'nde 100 maç barajını geçen 4. İspanyol futbolcu oldu.

► Ryan Giggs (37 yaş 148 gün), Şampiyonlar Ligi tarihinde gol atan en yaşlı futbolcu oldu. Daha önceki rekor Filippo Inzaghi (37 yaş 86 gün)'ye aitti.

►Real Madrid'i eleyen Barcelona, tarihinde 17. kez Avrupa kupalarında finale yükseldi ve Real Madrid'in bu alandaki rekorunu egale etti.

► Barcelona ilk yarısını 0-0 tamamladığı son 12 Şampiyonlar ligi maçının hiçbirini kaybetmedi. (4 galibiyet 6 beraberlik) Katalan ekibinin bu alandaki son mağlubiyeti 18 Ekim 2006'da 1-0'lık skorla Chelsea'ye karşıydı.

► Real Madrid ile oynanan ilk maçın devre arasında kırmızı kart gören Pinto, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde yedek kulübesinde kırmızı kart gören 2. futbolcu oldu. Auxerre'li Jean-Pascal Mignot da grup aşamasında aynı şekilde kırmızı kart görmüştü.

► Barcelona orta sahasının maestrosu Xavi, Real Madrid ile oynanan ilk maçın ilk yarısında 62 pasın 62'sinde de isabet bularak %100'lük bir performans sergiledi.


► Alex Ferguson, Avrupa kupalarında bir takımla 4. kez finale yükselen 3. teknik direktör oldu. Miguel Muñoz (Real Madrid - 60, 62, 64, 66) ve Marcello Lippi (Juventus - 96, 97, 98, 03) bir takımla 4 final gören diğer teknik direktörler.

► Şampiyonlar liginde son yenilgisini 30 Mart 2010'da B.Münih'e karşı alan Manchester United, o tarihten sonra oynadığı 12 Şampiyonlar ligi maçının hiçbirini kaybetmedi.

► Schalke ile oynanan ilk maçta M.United'ın açılış golünü atan Ryan Giggs, Şampiyonlar Ligi tarihinde deplasmanlarda 10. golünü attı. Galli oyuncunun ilk deplasman golü 18 Nisan 2001'de Bayern Münih'e karşıydı.

►Eleme turlarında daha önce Alman takımları ile 4 kez eşleşen (Bayern Münih 2, Dortmund, Leverkusen) ve hepsinde elenen Manchester United, 5. eşleşmesinde ilk kez tur atladı.

► Manchester United eleme turlarında Alman takımlarına karşı oynadığı 5.deplasman maçında ilk galibiyetini aldı. Bundan önceki 4 maçın 3'ünü kaybedip 1'inde berabere kalmışlardı.

► Schalke'ye karşı 2 maçta 5 gol atan Manchester United, Şampiyonlar Ligi tarihinde yarı finallerde en çok gol atan takım oldu.

► Manchester United, Şampiyonlar Ligi eleme turlarında Old Trafford'ta oynadığı son 13 maçın 12'sinden galibiyetle ayrıldı.

► Manchester Unitedlı Luis Valencia Şampiyonlar Ligi yarı finalinde oynayan ilk Ekvatorlu, Schalke forması giyen Uchida ise ilk Japon futbolcu oldu.

► Schalke'ye karşı kalesinde gol görmeyen Van Der Sar, toplamda 50. kez bir Şampiyonlar Ligi maçını gol yemeden tamamladı.

► M.United'ın Hollandalı file bekçisi, Makalele'nin 13 maçlık rekorunu kırarak 14. kez Şampiyonlar ligi yarı finalinde forma giydi.

► Manchester United, Şampiyonlar Ligi tarihinde bir sezon içinde deplasmanda oynadığı tüm maçların hiçbirinde gol yemeyen ilk takım oldu.

► Manchester United, Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı üstüste 6. deplasman maçında da gol yemeyerek Arsenal'in bu alandaki rekorunu kırdı.

► Manchester United, Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda son golünü 384 gün önce Bayern Münih'li Ivıca Olic'ten yemişti.

► Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde yalnızca 3 gol yiyen Manchester United, bu 3 golü tamamını kendi sahasındaki maçlarda yedi.

► Schalke'nin İspanyol golcüsü Raul, Şampiyonlar ligi yarı finalinde oynadığı son 9 maçın sadece 1'inde gol atabildi. (1 Mayıs 2002'de Barcelona'ya)

► Old Trafford'ta oynanan rövanş maçında Schalke'yi 4-1 yenen Manchester United, Alman ekibine Avrupa kupalar tarihinde 1 maçta en fazla gol atan takım oldu.

► Manchester United, Şampiyonlar liginde kendi sahasında oynadığı son 31 maçta sadece 1 kez yenildi. (25 Kasım 2009'da 1-0'lık skorla Beşiktaş'a)

► İlk maçta Real Madrid'e 2 gol atan Messi, bu sezon Şampiyonlar Ligi'ndeki gol sayısını 11'e çıkarttı. Bu alanda rekor 12 golle Nistelrooy'a ait. (M.United 2002-2003)

►Barcelona'nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi, Şampiyonlar liginde forma giydiği son 15 maçta 17 gol attı.

►Messi, Guardiola'nın Barcelona'nın başına geçtiği günden bu güne 154 maçta forma giyerken bu maçlarda 137 gol attı.

► Barcelona bu sezon Real Madrid'e karşı Nou Camp'ta 6 gol atarken bu 6 golün tamamı İspanyol oyunculardan geldi. (David Villa 2, Pedro 2, Xavi, Jeffren)

► Real Madrid maçından önce Nou Camp'ta oynadığı son 9 Şampiyonlar ligi maçının tamamından galibiyetle ayrılan Barcelona, ezeli rakibi ile 1-1 kalarak bu serisini sonlandırmış oldu.

► Xavi ve Puyol 3 Mayıs'taki Real Madrid maçı ile kariyerlerindeki 26. 'El Classico' maçına çıktılar.

► Barcelona, Şampiyonlar Ligi yarı finallerinde attığı son 9 golün 6'sını maçların son 15 dakikasında attı.

► Real Madrid'e karşı deplasmana 2-0'lık galibiyet elde eden Guardialo, eleme turlarında oynadığı 9. deplasman maçında 2. galibiyetini elde etti. (İkisi de bu sezon)



►Real Madrid, Belçikalı hakem Frank De Bleeckere'in yönettiği 6 maçın sadece 1 tanesinden galibiyetle ayrılabildi. (20 Mayıs 2007 Real Madrid 3-2 Bayern Münih)

► Mourinho'nun çalıştırdığı takımlar Barcelona'ya karşı oynadığı son 6 maçın 5'inde en az 1 kırmızı kart gördü. (4 kez Real Madrid, 1 kez Inter Milan)

► Barcelona ile Real Madrid'in karşılaştığı son 6 maçta tam 7 kırmızı kart çıktı. (Real Madrid 5, Barcelona 2)

► Barcelona'ya ilk maçta 2-0 yenilen Jose Mourinho, teknik direktörlük kariyerinde Katalan ekibine 6. kez yenildi.

► Marcelo, 23 Kasım 2007'den sonra Barcelona'ya deplasmanda gol atan ilk Real Madridli futbolcu oldu. Nou Camp'ta son golü Baptista atmış ve Real Madrid o maçı 1-0 kazanmıştı.

► Real Madrid, Nou Camp'taki rövanş maçında Barcelona'ya yaptığı 29 faulle bu sezon Şampiyonlar liginde bir maçta en fazla faul yapan takım oldu.

► Aynı maçta kendisine 8 faul yapılan Lionel Messi bir maçta kendisine en çok faul yapılan futbolcu oldu.

► Real Madrid, Şampiyonlar ligi yarı finallerinde kendi sahasında oynadığı son 12 maçın sadece 2'sinden mağlubiyetle ayrıldı. Madrid'in Barcelona'dan önceki son mağlubiyeti 1-0'la Bayern Münih'e karşıydı.

6.05.2011

Hafta Sonu Futbol


7 Mayıs Cumartesi

16:00 İBB-Antalyaspor / Lig TV
16:30 Werder Bremen-Dortmund / TRT 3 & TRT HD
17:00 Everton-Manchester City / PL TV & Spormax
19:30 Tottenham-Blackpool / Spormax & PL TV
20:00 Gaziantepspor-Manisaspor / Digi Kanal
20:00 Bursaspor-Beşiktaş / Lig TV
21:45 Roma-Milan / TV8 & Spormax

22:00 Nancy-Lille / Kanal A
23:00 Sevilla-Real Madrid / NTV Spor

8 Mayıs Pazar

13:00 Mallorca-Villareal / NTV Spor
14:00 Bank Asya 1. Lig 33. Hafta Maçları / TRT
14:00 Mersin İdman Yurdu-Boluspor / TRT 1
14:00 Gaziantep BB-Samsunspor / TRT 6

14:00 Wolves-West Brom / PL TV
15:30 Spor Toto 2. Lig Beyaz & Kırmızı Grup 34. Hafta Maçları
16:00 Gençlerbirliği-Konyaspor / Lig TV
16:00 Inter-Fiorentina & Lecce-Napoli / TV8 (Dönüşümlü)

16:05 Stoke City-Arsenal / PL TV & Spormax
18:00 Valenciennes-Rennes / Kanal A
18:10 MANCHESTER UNITED-CHELSEA / SPORMAX & PL TV
20:00 Barcelona-Espanyol / NTV Spor
20:00 Sivasspor-Ankaragücü / Digi Kanal
20:00 Bucaspor-Trabzonspor / Spormax
20:00 Karabükspor-Fenerbahçe / Lig TV

21:45 Genoa-Sampdoria
22:00 Lyon-Marsilya / Kanal A

9 Mayıs Pazartesi

20:00 Galatasaray-Kasımpaşa / Lig TV
21:45 Juventus-Chievo / TV8
22:00 Fulham-Liverpool / PL TV & Spormax

5.05.2011

Wolfsburg 2011-2012 Sezonu İç Saha Forması!

Ş.Ligi'nde Finalin Kazananı Şimdiden Belli Oldu!

Yarı final rövanş maçları ile ilgili yazılacak pek birşey yok aslında. İlk maçları deplasmanda 2-0 kazanan Barcelona ve Manchester United rövanş maçlarında istedikleri sonuçları alarak finale yükseldiler.

Bu sonuçla birlikte 2 sezon önceki Şampiyonlar Ligi finalinin rövanşına tanıklık etmiş olacağız. 27 Mayıs 2009'da oynanan Şampiyonlar ligi finalini Barcelona 2-0 yenmiş ve 3. Şampiyonlar ligi şampiyonluğunu kazanmıştı.

28 Mayıs'ta Wembley Stadı'nda oynanacak maçta her 2 takımın da sponsoru olan 'Türk Hava Yolları' kim kazanırsa kazansın en kazançlı kurum olacak.

Bu sezonun başında yaptığı sponsorluk anlaşması ile hem Manchester United'ın hem de Barcelona'nın resmi sponsoru olan 'Turkish Airlines' ne kadar doğru bir yatırım yaptığını ispatladı ve sponsorluğunun ilk sezonunda bunun meyvelerini almaya başlayacak.

Basketbolda en prestijli kupa olan Euroleague'in isim sponsoru olan 'Türk Hava Yolları' belki de yakında Şampiyonlar Ligi'nin de resmi sponsoru olabilir.

Final maçına gelirsek eğer, her ne kadar Real Madrid'e olan antipatimden dolayı 4 'El Classico' maçında da Barcelona'yı desteklesem de çocukluğumdan beri sempati duyduğum Manchester United'ı sonuna kadar destekleyeceğim finalde :)

Giggs futbolu bırakmadan önce kariyerine son bir kez Şampiyonlar Ligi kupasısını da eklemesi tüm temennim. Hoş Giggs rahat 2-3 sene daha futbol oynar ama olsun...

4.05.2011

AC Milan 2011-2012 İç Saha Forması!



Ajax 2011-2012 Sezonu Deplasman Forması!



Ajax'ın forma sponsoru olan Adidas, Hollanda ekibinin gelecek sezon giyeceği deplasman formasını müthiş bir reklam filmi ile futbolseverlere tanıttı.

Amsterdam'da bulunan Vondelpark'ta çekilen reklam filminde Ajaxlı futbolculardan Jan Vertonghen, Lorenzo Ebecilio, Siem de Jong ve Miralem Sulejmani yer aldı.

Bu arada sadece bizim ülkemizde değil Hollanda'daki parklarda da mangal yapılıyor :)

3.05.2011

Borussia Dortmund 9 Yıl Sonra Şampiyon!


Bundesliga'da sezonun bitimine 2 maç kala milli futbolcumuz Nuri Şahin'in de forma giydiği Borussia Dortmund ligi şampiyon bitirmeyi garantiledi.

En yakın rakibi Leverkusen'in 5 puan önünde haftaya lider giren Dortmund sahasında 80720 kişinin önünde Nürnberg'i 2-0 mağlup ederken, Leverkusen'in Köln deplasmanında aynı skorla mağlup olması ile Almanya ligindeki 7. şampiyonluğunu ilan etti.

Dortmund'un bu sezonki şampiyonluğunda en büyük etken şüphesiz ligin güçlü takımlarına karşı kazandıkları maçlar. Her ne kadar sezona iç sahadaki Leverkusen mağlubiyeti ile başlasalar da Bayern Münih'i, Wolfsburg'u 2 maçta da yendiler; Schalke, Stuttgart ve Hamburg ile oynadıkları 2 maçtan 4 puan çıkardılar; ilk yarıda yenildikleri Leverkusen'i deplasmanda yendiler.

Deplasmanda yendiler demişken Dortmund bu sezon dış sahada oynadığı 16 maçtan 11'ini kazanırken topladığı 35 puanla ligin bu alanda da lideri. Bu 11 galibiyetin 8'ini ise ligde oynadıkları ilk 8 deplasman maçında aldılar. İlk hafta Leverkusen ile oynadıkları maçtan sonra çıktıkları 15 maçta topladıkları 43 puan ile rakipleri ile aralarındaki puan farkını iyice açmıştı Jurgen Klopp'un öğrencileri.

2008 yazında takımın başına geçen 44 yaşındaki Alman teknik adamla Dortmund 2008-2009'u 6. tamamlamış, ertesi sezon ise Stuttgart'ın 2 puan önünde ligi 5. sırada bitirerek Avrupa Ligi vizesi almıştı.

Kariyerinin en iyi sezonunu geçiren Nuri Şahin'in takımın beyni olması da bu şampiyonluktaki en önemli kilit noktası. Ligde forma giydiği 30 maçta 6 gol atan ve 9 asist yapan milli futbolcumuz şu anda Real Madrid dahil Avrupa'nın en önemli kulüplerin takibinde.

Ocak ayında Asya Kupası'nda sakatlanan ve sezonu kapatan Kagawa'nın 17 maçta attığı 8 gol, Kagawa gibi sezon başında transfer olan Polonyalı Lewandowski'nin 31 maçta attığı 8 gol ve Paraguaylı golcü Barrios'un 30 maçta attığı 14 gol şampiyonluk yolunda çok önemli pay sahibi oldu.

80.720 kişi kapasiteli stadını kötü zamanlarında bile dolduran Dortmund bu sezon da tüm maçlarını kapalı gişe oynadı. UEFA Avrupa ligine grup maçlarında veda etttiler belki ama bu onların tamamen lige odaklanmasını sağladı.

Bundesliga'da son şampiyonluğunu 2001-2002 sezonunda yaşayan Borussia Dortmund,'un özellikle 90'ların ortasındaki jenerasyonu belki de kulüp tarihinin en iyi jenerasyonuydu. 1994-1995 ve 1995-1996'daki lig şampiyonluklarının yanı sıra 1996-1997'de kazandıkları Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile zirve yapmışlardı.

Bakalım bu sezonki kadro gelecek sezon da korunup kulüp Şampiyonlar Ligi'nde başarılı bir sezon geçirecek mi ? Borussia Dortmund'un en son 2002-2003 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ettiğini ve o sezon 2. tur gruplarında Şampiyonlar Ligi'ne veda ettiğini de hatırlatalım.

2.05.2011

Yılın Şakası!


5-6 yıl önce Samsun'da yerel bir kanalda yaptığı kamera şakası sırasında dayak yiyerek bir anda tüm Türkiye tarafından ve daha sonra ulusal kanallarda da şaka programı yapan Mustafa Karadeniz'in bu seferki kurbanı Ankaragücü'nün yabancı futbolcuları oldu.

Mesut Bakkal'ın yeni yardımcı hocası olarak idmana gelen ve tüm idmanda tek başına takımı çalıştıran Mustafa Karadeniz antrenmanın ilk bölümünde futbolculara pas çalışması sırasında toplarını mühürletmelerini isteyerek, saha kenarında mühür ile bekleyen görevliye futbolcuları yönlendirdi. Yerli futbolcuların haberdar olduğu şakada, yabancılar Rajnoch, Cerny, Sapara, Gabric, Vittek, Bednar ve Sestak, büyük şaşkınlık yaşadılar.

Kulüpte herkesin kendisine ait bir gol sevinci belirlemesi gerektiğini ifade eden Mustafa Karadeniz, futbolculara yaptırdığı gol vuruşu çalışmasının ardından, tribünlere karşı yapmaları gereken sevinç hareketlerini gösterirken de ilginç görüntüler ortaya çıktı.

Ardından yarı sahada çift kale maçta futbolcuların pas alışverişindeki hitap tarzını eleştiren Mustafa Karadeniz, paslaşmalarda futbolcuların birbirine "Fatih bey lütfen pas atarmısınız?", "Hayatım, canım bir orta yaparmısın?" gibi daha kibar ifadeler kullanmalarını istemesi de yabancı futbolcuları hayretler içerisinde bıraktı.

Antrenmanlarda saha içi ambülansı olarak kullanılan araca binerek maçın yapıldığı sahanın içine girerek, aracı kale önünde bırakıp, futbolculara taktik vermesi de maç sırasında yabancı futbolcuların anlam veremediği davranışlardan birisiydi.

Şakacı Mustafa Karadeniz, antrenman sonrası geçen hafta yapılan İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçı analizi için futbolcuları analiz odasında toplayarak, pozisyonları izletti. Maçta hata yapmış olan futbolcuları sert bir dille eleştiren ve salonun dışına çıkartarak dövüyormuş havası verdi. Bir pozisyondaki hatası yüzünden Rajnoch’u yanına çağıran Mustafa Karadeniz, futbolcunun kendi karşısında çok zor anlar yaşaması üzerine şakayı açıklayarak tüm futbolcuları televizyon kamerasına el sallamaya çağırdı.

Yukarıdaki videoda şakanın bir bölümü var. Şaka görüntülerinin tamamına şuradan ulaşabilirsiniz.

1.05.2011

Juninho Bu Kez Kupa Finalinde Yazmış!


2 sezondur Katar'ın Al-Gharafaa forması giyen Juninho takımına son maçta müthiş bir frikik golü ile veda etti.

Kulübünün Al-Arabi takımını 2-0 yendiği 'Katar Kupası' finalinde takımının 2. golünü atan Brezilyalı yıldız bu golle birlikte Katar kariyerinde 10. frikik golüne ulaştı.

36 yaşındaki oyuncu bu golden birkaç gün sonra ise Brezilya ligi takımlarından Vasco Da Gama takımına transfer olarak eski kulübüne geri döndü. Juninho, Lyon'a transfer olmadan önce 1995-2001 sezonları arasında Vasco Da Gama takımında forma giymiş ve çıktığı 111 maçta 26 gol atmıştı.

30.04.2011

Dünyanın En Genç Futbolcusu!


Hollanda'nın Venlo takımı dünyada eşi benzeri olmayan bir transfer hamlesi yaparak 18 aylık bir çocuğu kadrosuna kattı ve kendisi ile 10 yıllık sembolik bir sözleşme yaptı.

Baerke Van Der Meij adındaki bu bebek babasının 'Youtube' sitesine yüklediği 3 topu oyuncak kutuya tek atışta soktuğu video görüntüsü ile tüm dünyada 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenmişti.

Dedesi de eski bir futbolcu olan ve dedesinin forma giydiği kulüpte oynayacak olan Van Der Meij, De Koel Stadyumu'ndaki imza töreninden sonra kulübün yıldız futbolcusu Ken Leemans ile birlikte antremana da çıkmış.

Haber 'Zaytung' haberi gibi dursa da tamamen gerçek bir haber. İmza töreninden sonra yapılan açıklama da ilginç:

" Genç oyuncumuzun hangi mevkii de oynayacağı şu an belli değil. Ancak kendisinin çok iyi bir sağ ayağa ve iyi bir vuruş tekniği olduğuna inanıyoruz. Futbol genlerini büyük babasından almış"

29.04.2011

Serie A'da 2010-2011 Sezonunun En İyi 10 Frikik Golü!


Listenin 1 numarasındaki ismi herkes doğru tahmin ediyordur herhalde :)

Hafta Sonu Futbol


29 Nisan Cuma

20:00 Sivasspor–Gençlerbirliği / Lig TV
21:30 Werder Bremen-Wolfsburg / TRT 3 & TRT HD

30 Nisan Cumartesi

14:00 Bank Asya 1. Lig 32. Hafta Maçları / TRT
14:00 Samsunspor-Güngören Bld & Mersin İY-Kartalspor / TRT 1 (Dönüşümlü)
14:00 Adanaspor-Çaykur Rizespor / TRT 6
15:00 Kasımpaşa-Konyaspor / Lig TV
15:00 Antalyaspor-Bucaspor / Digi Kanal
15:30 Spor Toto 2. Lig Beyaz & Kırmızı Grup 33. Hafta Maçları
16:30 Dortmund-Nürnberg / TRT HD
17:00 Blackburn-Bolton / PL TV
19:00 Real Madrid-Zaragoza / NTV Spor
19:00 Beşiktaş-Galatasaray / Lig TV
19:00 Cesena-Inter / TV8
19:30 Chelsea-Tottenham / Spormax & PL TV
19:30 Bayern Münih-Schalke 04 / TRT HD
20:00 Lille-Arles / Kanal A
21:00 Real Sociedad-Barcelona / NTV Spor
21:45 Napoli-Genoa / TV8
22:00 PSG-Valenciennes / Kanal A
23:00 Deportivo-Atletico Madrid / NTV Spor

1 Mayıs Pazar

14:00 Liverpool-Newcastle United / PL TV
15:00 Manisaspor-Eskişehirspor / Lig TV
16:00 Milan-Bologna / TV8
18:10 Manchester City-West Ham / PL TV
19:00 Fenerbahçe-İBB / Lig TV
19:00 Trabzonspor-Gaziantepspor / Digi Kanal

19:00 Kayserispor-Bursaspor / LOCA
22:00 St Etienne-Monaco / Kanal A
22:00 Osasuna-Valencia / NTV Spor

2 Mayıs Pazartesi

20:00 Ankaragücü-Karabükspor / Lig TV
21:45 Lazio-Juventus / Spormax & TV8
22:00 Espanyol-A.Bilbao / NTV Spor

Falcao'nun Rekor Gecesi!

UEFA Avrupa Ligi'nde yarı finalde 3 Portekizli'nin arasında tek takım olarak kalan Villarreal kupanın açık ara favorisi olan Porto'ya karşı ilk maçta bozguna uğrayarak final şansını bir bakıma mucizelere bıraktı.

Porto ilk yarıyı 1-0 geride tamamlamasına rağmen 2. yarıda Falcao'nun yıldızlaşmasıyla maçı 5-1 kazandı. Kolombiyalı golcü 45 dakikada 4 gol attı ki futbol kariyerinde ilk kez 1 maçta 4 gol birden attı.

Ligde 21 maçta 14 golü bulunan Falcao, Avrupa Ligi'nde ise çıktığı 14 maçta toplam 16 gol atarak Jurgen Klinsmann'ın 1995/1996 sezonunda UEFA Kupası'nda attığı 15 gollük rekoru tarihe gömerek Kupa-2'de bir sezonda en çok gol atan futbolcu oldu.

2009 yazında Lisandro Lopez 24 milyon euroya Porto'dan Lyon'a transfer olurken bu paranın 6'da 1'i fiyatına Falcao, River Plate'den Porto'ya transfer olmuştu. Geride kalan 2 sezonda Porto forması ile 82 maça çıkan Falcao'nun attığı toplam gol sayısı 69.

Geçen sezon ligi 3. bitiren, Şampiyonlar Ligi'ne de 2. turda veda eden Porto bu sezon ise ligde sadece 2 beraberlik alarak Nisan ayının ortasında ligi şampiyon olarak bitirmeyi garantilemişti. Avrupa Ligi'nde ise çıktığı 15 maçın sadece 1'inde mağlup ayrılarak finalin kapısına kadar geldi.

Yarı finalin diğer maçında ise iki Portekiz takımını karşı karşıya getiren eşleşmede Benfica sahasında Braga'yı 2-1'lik skorla geçti. Şampiyonlar liginde Arsenal'i yenen, Avrupa Ligi 3. turunda Liverpool'u, çeyrek finalde ise Dinamo Kiev'i eleyen Braga finale çıkarsa eğer benim için sürpriz olmaz.

28.04.2011

Real Madrid-Barcelona Maçının Devre Arasında Yaşananlar!


Barcelona ve Real Madrid, Şampiyonlar ligi yarı finalinde birbirlerine rakip olduktan sonra lig ve 'Kral Kupası finali'ni de hesaba katınca 18 gün içinde 4 tane 'El Classico' izleyip heyecanını yaşayacağımız için kendimizi en şanslı futbol izleyicileri olarak görmüştük.

4 maçın 3'ü geride kaldı ve oynanan 300 dakika hiç kimseyi tatmin etmedi. Lig maçı hedefsiz o yüzden maç heyecanlı geçmedi diyorduk ki uzatmalara giden Kral Kupası finalinde de futbolseverleri pek heyecanlandıran bişey olmadı.

Şampiyonlar Ligi yarı finalindeki ilk maçta beklentiler 2 maçtan çok farklı olacağı yönündeydi ama maalesef ilk 2 maçtan pek bir farkı olmadı. Real Madrid yine gol yememek için oynarken, Barcelona da kendi arasında pas yapıp rakip kaleye gitmemeye yemin etmiş gibiydi.

Bernabeu'da oynanan maçtan sonra akılda kalan şeyler; Messi'nin 2. goldeki resitali, Mourinho'nun maç sonundaki saçma sapan açıklaması ve yukarıdaki videoda yer alan devre arasında futbolcular soyunma odasına giderken 2 takım futbolcularının ettiği kavga neticesinde Barcelona yedek kalecisi Pinto'nun gördüğü kırmızı kart.

4 maçlık bu seride Salı günü ilk kez 2 takım Nou Camp'ta karşılaşacak. 'Futbolda herşey olur' gibi klişe bir söz var ama Real Madridli futbolcuların da finale çıkma şanslarının hala olduğuna inandıklarını sanmıyorum.

Son maçın en azından biz futbolseverleri heyecanlandıracak keyifli bir maç olması dileği ile...

27.04.2011

Lyon 2011-2012 Sezonu İç Saha Forması!



Manchester United vs Neuer!


Inter'e 2 maçta 7 gol atarak yarı finale yükselen ve büyük sükse yapan Schalke'nin en azından Almanya'daki maçta Manchester United'ı zorlamasını bekliyordum. Ama maçın neredeyse tamamında üstün olan Alex Ferguson'un takımı ilk maçtan final biletini kaptı gibi.

Maçın sonunda topa sahip olma oranında %67'ye 33'lük Manchester United üstünlüğü vardı. Kaleye atılan şutlarda ise 19'a 10, kaleyi tutan şutlarda ise 10'a 5 yine Manchester United'ın üstünlüğü vardı.

Maçı belki 2-0'lık skorla İngiliz ekibi kazandı ama maçın en iyi oyuncusu kuşkusuz Schalke'nin kalecisi Manuel Neuer'di. Her zamanki gibi üstün performans gösteren Giggs, 67. dakikada attığı gol ile perdeyi açmış, 2 dakika sonra ilk golün asistini yapan Rooney, Javi Hernandez'in pası ile maçın skorunu tayin etti.

Goller gelene kadar ise Alman kaleci adeta tek başına Manchester United'a karşı savaştı. İlk yarıda kalesine gelen 6 şutun tamamında geçit vermeyen Neuer, 60 dakika geride kaldığında ise istatistik hanesine 8 kritik kurtarış yazmıştı bile.

Maç sonunda Alex Ferguson'un yaptığı şu açıklamalar olayı özetliyor aslında:

"Neuer inanılmazdı. Muhtemelen, içinde bulunduğum, şahit olduğum maçlardaki en iyi kaleci performanslarından birisini sergiledi."

24.04.2011

10-0'ın İntikamı!

24 Ekim 2010 tarihinde Hollanda liginde PSV ile Feyenoord'un karşılaşması uzun süre unutulmayacak bir skorla bitmişti. Ev sahibi PSV ilk yarısını 2-0 önde geçtiği maçın sonunda sahadan 10-0'lık bir zaferle ayrılmıştı.

Ligin 15. haftasında oynanan o maçın rövanşı bugün Feyenoord'un sahası olan De Kuip stadında oynandı. Twente'nin geçtiğimiz hafta De Graafschaap deplasmanında 89. dakikada yediği gol neticesinde 2 puan kaybetmesi ile PSV son 3 hafta kala tekrar liderlik koltuğuna oturmuştu.

10-0'lık hezimetin hemen sonrasında taraftarlarından büyük bir protesto olan Feyenoord takımı ise sonraki haftalarda toparlanmış ve kısa sürede küme düşme hattından uzaklaşmıştı. Ligde iddiasız konumda olsa da her zaman dolu tribünlere oynayaan Feyenoord'u PSV maçında da 46.000 taraftarı desteklemeye geldi.

İlk yarıda oynanan maçın skoru nedeni ile maça çok istekli ve hırslı başlayan Feyenoord ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı, maçı da 3-1 kazandı. Belki PSV'nin onları yendiği farkla galip gelemediler ama bu mağlubiyetin PSV üzerindeki psikolojik yıkımı düşünülünce bu galibiyetin anlamı daha da önemli oluyor.

32. hafta maçlarında hem Twente'nin hem de Ajax'ın galip gelmesi ile haftaya lider giren PSV kendini bir anda 3. sırada buldu. Son 2 haftaya girilirken Twente 68 puanla lider, Ajax 67 puanla 2., PSV ise 65 puanla 3. sırada bulunuyor.

Son şampiyon Twente haftaya iç sahada ligden düşmesi kesinleşen Willem'i konuk edecek. Ajax ise 11. sırada bulunan Heerenveen deplasmanına gidecek. PSV'nin konuğu ise 14. sıradaki Vitesse olucak.

Son hafta ise Ajax ile Twente'nin Amsterdam'daki mücadelesi nefesleri kesecek. Son 7 haftada 18 puan toplayan Ajax aradan sıyrılıp mucizevi bir şampiyonluk alabilir. PSV ise zorlu Gronningen deplasmanından 3 puanla ayrılıp Ajax-Twente maçının berabere bitmesini bekleyecek. Belki o maçın berabere bitmesi bile yetmeyebilir.
Related Posts with Thumbnails